Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Renan Bilek

Gençliğin Bakan’ı

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:52 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:52

Renan Bilek'in “Gençliğin Bakan'ı” başlıklı yazısı 07 Mart 2013 Perşembe tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

İnsanın hem yetersiz olup hem de çok biliyormuş gibi görünmesi ne zor bir durumdur. Hele samimiyetsizlik diz boyu dirsek boyuyken, sanki çok sıcak, çok içtenmiş rolünü yapmaya çalışması, nasıl da inandırıcılıktan uzaktır değil mi? Ne yalan söyleyeyim, ben çok üzülüyorum bu Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç için. Kimi yayın organlarının, süslü püslü onayıyla kurtarma çabalarına karşın, nasıl da zor duruma düşmüş gencecik bir üniversite öğrencisinin karşısında.

Okumuş yada izlemişsinizdir mutlaka, haber sayfalarında bültenlerinde. Kendisini protesto ettikleri için her zamanki gibi yaka paça götürülen iki genci getirtip sohbet etmeye kalkıyor Bakan bey. Hani çok da babacan. Belli ki kendi meşrebince, üzülüyor gençler için. Belli ki kendi bakışıyla, kurtarmaya çalışıyor gençleri düştükleri kötü yoldan. Vaaay! Kralsın!

Protesto etmek Anayasal bir hak olmasına karşın, polisin nasıl tahammülsüz davrandığına hiç girmeyeceğim. Bu konu herkesçe malum. Alıştık artık falan da demeyeceğim ama. Alışmadım, alışmayacağım çünkü böylesi bir hadsizliğe. Ne var ki konumuz o değil.
Protesto haklarını kullanan gençler yaka paça götürülünce, çağırttırıyor ya gençliğin Bakan’ı, o sohbetten bahsetmek istiyorum.
Kendi meşrebince üzülüyor dedim ya, Öğrenci Kolektifleri’nin yasadışı bir örgüt olduğuna ikna etmeye çalışıyor ilk olarak öğrenciyi. Ama o kadar kurtarıcı ki, öğrencilerin karşı oldukları yeni YÖK yasasına kendisinin de karşı olduğunu söylemekten öte, eğer yasayı çıkarmazlarsa Kolektif’ten ayrılıp ayrılmayacağını bile soruyor.
Güzel pazarlık. Her Kolektif üyesi mesela bir şey istese gençliğimizden sorumlu Bakan’ımızdan, öne geçme şansımız bile olabilir bu pazarlığa göre. Kralsın!
Gençleri kurtarmaya çalışıyor dedim ya, çok kararlı bu konuda. O kadar ki, daha öncesinde de, bir üniversite öğrencisinin, babasıyla görüşmeye kadar götürmüştü işi gençliğin Bakan’ı. Öyle sohbet olsun diye değil ama yanlış anlamayın. Öğrencinin velisi sıfatıyla. O da haklı. Gençleri çocuk, kendisini de baba şefkatine sahip bir ağabey rolüne o kadar kaptırmış ki kendisini, üniversite öğrencisinin velisi olmayacağı fikrine fersah fersah uzak. E ne yapsın? O da çırpınıyor işte gençlerimiz için. Vaaay! Kralsın!

En kral olay, en sonda ama. Öğrencilerden birinin, “Bilim düşmanısınız, gericisiniz, üniversitelerde evrimi sansürlediniz!” cümlesine verdiği yanıt şu şekilde:

“Tabii ki sansürlenecek, sen maymundan mı geldin, yukarıda Allah var”

Kralsın! Ne laf ettin ama...

Bilim yuvası olması gereken üniversiteleri, mahalle mektebine çevirme çabalarını ne de güzel ifşa etmiş gençliğin Bakan’ı..
Sansürün ne kadar da kolay, basit ve alenen yapıldığını, ne de açık ifade etmiş gençliğin Bakan’ı..
Kralsın!

Nasılsa kimse, “ne diyorsun kardeşim?” demeyecek değil mi?
Nasılsa kimse “bu ne rezalet?” demeyecek değil mi?

Başbakan açıkça “Avukatlarıyla görüşmesine izin vermiyoruz” diyerek, koster bozuk yalanıyla, bir tutuklunun savunma hakkının nasıl gasp edildiğini ilan etmişken, gençliğin Bakan’ı, sansürü kendi inancına sığınarak ilan etmiş çok mu yani?

Gençliğin Bakanı’nın evrimden anladığı, maymundan gelmiş olmamız. Zaten yukarda da Allah var. Daha önce de Olimpiyatları Yunanistan’ın Mora Yarımadası’ndaki Olimpia’dan alıp, Antalya’daki Olimpos Dağı’na mal etmişti. Kızlı-erkekli gezilen öğrenci işi Gençlik Treni’nde yataklı vagon var diye de dertli. Hakikaten, Kralsın!

İnsanın hem yetersiz olup hem de çok biliyormuş gibi görünmesi ne zor bir durumdur. Hele samimiyetsizlik, diz boyu dirsek boyuyken, sanki çok sıcak, çok içtenmiş rolünü yapmaya çalışması, nasıl da inandırıcılıktan uzaktır değil mi?

Renan Bilek 'ın Son Yazıları