Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Renan Bilek

Ben niye yokum!

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:54 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:54

Renan Bilek'in “Ben niye yokum!” başlıklı yazısı 11 Nisan Perşembe tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

“Akil İnsanlar” konusundaki düşüncelerim açık. Geçen haftaki yazımda da net bir şekilde ifade etmiştim. Ne bu fikrin samimiyetine ne de bu ülke için geleceği aydınlatacak bir hareket olduğuna inanıyorum. AKP-PKK pazarlığının, siyasi taktiklerinin bir yansıması olarak gördüğüm Akil İnsanlar’ın -en azından bir kısmının- kimlikleri ve nitelikleriyle ilgili açıklamaları iki gündür, Erbil usta (Tuşalp), enfes bir dille ve net bir şekilde yazıyor. Okumuşsunuzdur.

Fakat ilk tepkiler geldiğinde, Başbakan Erdoğan bir açıklama yaptı anımsarsınız. “Akil İnsanlar’a tepki gösterenler ya kıskanıyor ya da ‘neden ben yokum?’ diye tepki gösteriyor” dedi. Aslında “ya da” gerektirecek iki farklı cümle değildir bu açıklama. Kıskanan zaten “neden onlar var da ben yokum” demek ister. Ama bunun Başbakan için bir önemi yok. Kendileri zaten her zaman ki ve aynen her seferinde dile getirdiğimiz gibi, yine kendi fikrinin en doğru olduğuna inanmakta, kendi gibi düşünmeyen herkesi de bir şekilde çamurun, balçığın içine sokmaktadır.

Ne var ki, böylesi kıymeti kendinden menkul bir cümle, bir Başbakan’ın ağzından çıkıyorsa, memleketi ve memleket sorunlarını ciddiye alan herkes, bu cümleleri de maalesef ciddiye almak zorundadır ki benim durumum da budur. Dolayısıyla, “Akil İnsanlar” saçmalığını reddeden biri olarak bana da yanıt hakkı doğmaktadır.

Öncelikle belirtmem gerekir ki, böylesi bir teklif gelmemesinden son derece mutluyum. Zira tersi olsaydı, bu durum, ya benim kendimi yanlış ifade ettiğimi gösterirdi bana ya da fikirlerimin iktidara gelmek üzerinde olması nedeniyle beni ehlileştirmek için taltif ettiklerini. Öyle ya, burjuvazi her zaman döverek değil, kimi zaman da severek okşayarak ehlileştirir insanı. Kullanır ve işi bitince de atıverir posasını.

Dolayısıyla ben ve benim gibi düşünenlerin “Akil İnsanlar” arasında olmamasının çok net sebepleri var:

Ben yokum çünkü, AKP’nin ve cemaatlerin, din referanslı bir toplumsal hayat yapılanmasının koltuk değneği olmak istemiyorum.

Ben yokum çünkü, demokrasi maskesi altındaki neoliberal politikalarla, sermayenin kutsandığı ve toplumu ele geçirdiği bir hayat sürmek istemiyorum.

Ben yokum çünkü, ABD antetli bir Ortadoğu projesinin oluşumuna katkıda bulunmak istemiyorum.

Bu coğrafyanın, el ele, sırt sırta verip, gericiliğe ve emperyalizme karşı verdiği savaşla, monarşiyi yıkıp bir cumhuriyet yaratan asli unsurlarının, bu sefillikten, yine ancak gericiliğe ve emperyalizme karşı durarak yarını kurabileceklerine ve toplumsal yeni bir cumhuriyet kurabileceklerine inanıyorum.

Emperyalizme göz kırpıp, cemaatlere göz süzüp kazanılacak hakların, parayı verene düdüğü çaldırmaktan öteye gitmeyeceğine inanıyorum.

Adına “devlet” dediğimiz ve bizim, insan denen varlığın yarattığı aygıtın, öyle bilmem kaç yılda bir oy kullanmak suretiyle değil, bilfiil, aşağıdan yukarı bir toplum örgütlenmesiyle, yine yaratanlarının, insanın yani ancak toplumun eline geçmesiyle güzel günler görebileceğimize inanıyorum.

Bu ülkede yaşayan her yurttaşın, din, dil, kültür ve kimlik sorunu çözümünün de, barınma, iş, eğitim, sağlık vb. en temel hakların güvencesinin de, toplumsal bir devlet anlayışıyla hayat bulacağına inanıyorum.

Şüphesiz ki bir anda olacak şeyler değildir söylediklerim. Ben de bir anda olacak demiyorum zaten. Ama olmayacak şeyler de değildir. Bu nedenle hâlâ bu umudu taşıyorum zaten.

Bu sistem, bu hayat, bu düzen bize gökten zembille inmedi. Hayal ettiğim, umut ettiğim hayat da gökten inmeyecek insana. Bu nedenle göğsümü gere gere söyleyebiliyorum ki, ben yokum çünkü, benim taşıdığım bu umut, AKP’nin yarın anlayışına da, cebine de anayasasına da sığmaz!

Renan Bilek 'ın Son Yazıları