Orhan Aydın
Ağaç, kişilik bozukluğu ve düşmanlık…
Yayın Tarihi: 27.08.2013 , 11:15 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:01
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yıllarca söylendi durdu.
-Nesini seviyorsun şu Ankara’nın
-İstanbul’a dönüşünü.
Ben hiç böyle düşünmedim.
25.yılımı devirdim Bizans’tayım ama Ankara yıllarımı, dostlarımı, meslektaşlarımı ve elbette ailemi hiç unutmadım.
Yüreğimin orta yerinde yaşamımı bezeyen onca dost Ankara’da yaşarlar.
Tiyatro yaratıcıları için Ankara bir sınav yeridir.
Bir oyunun seyircisi ile olan tüm olumlu-olumsuz etkileşimini orada çok kolay anlayabilirsiniz.
Açıkçası, Ankara seyircisi külyutmaz.
Ama bu siyasette böyle olmuyor.
Ülkenin başkenti kaç dönemdir bir kara akıl tarafından talan ediliyor.
Kentin tüm dokusu değiştirildi.
Yeşil katledildi, dört bir yanı betona kurban edildi, sokakları, meydanları peşkeş çekildi, iğrenç gökdelenler mantar gibi türediler, AVM adıyla gudubet yapılar çakıldı yüreğine.
Bir taraftan Gölbaşı’na diğer taraftan Kızılcahamam’a kadar talan talan talan.
Esenboğa yolu üzerindeki Pursaklar bölgesi bu kara aklın Ankara projesinin en net örneğidir.
Meyve bahçeleri içindeki gecekondular yıkıldı, sahipleri bölgeden kovuldu ve beton hayatı teslim aldı.
Bin kez küfür etmiştim.
Ama asıl küfrü Atatürk Orman Çiftliği’nin iç edilmesinde savurduğumu herkes bilir.
Bu İ. Melih biz Ankaralıların çocukluğunu da çalan bir aymazdır.
İçinde şarkılar söylediğimiz, dallarından bin bir türlü meyvesini tattığımız, gölgesinde aşklarımızı yaşadığımız AOÇ peşkeş çekildi, hem de ne peşkeş.
Bir yanı Amerika, bir diğer yanı içimizdeki Amerika!
Alt geçit-üst geçit kepazeliği bu kara aklın kent yaşamına en büyük saldırılarından biri olsa gerek.
Köstebek yuvalarıyla trafik katledildi.
Belediye kültür ve sanat alanı için tek kuruş yatırım yapmadı.
En yakın arkadaşı İsmail Türüt olan birinden bunu beklemek elbette anlamsız.
Ülkenin borçlu belediyeleri sıralamasındaki birincilik hep bu madrabazda.
Genel bütçeden ve örtülü ödenekten sürekli yemlenmesine rağmen milyarlar buhar olup uçuyor.
Küfürbazlık, saygısızlık, seviyesizlik, kendisi gibi düşünmeyenlere saldırganlık ve düşmanlık adamın karakteri.
Kişilik bozukluğunun en belirgin örneklerini yaptığı açıklamalarda, sanal ortamda paylaştıklarında daha net görebilirsiniz.
Her biri bir rezillik örneği.
Adi bir şirketin yönetim kurulu üyesi bile olamayacak kadar bilgisiz ve seviyesiz.
Haziran Direnişi sırasındaki abuk sabuk açıklamalarını, insanlarımızı hedef gösteren kepazeliğini unutmuş olamazsınız.
İşte bu cahil şimdi gözünü ODTÜ Ormanı’na dikmiş durumda.
1000 adet ağaç kesecek ve ODTÜ Kampusu’nun içinden yol geçirecek!
Akla bakın akla.
Kılıfı da hazır, “şehir trafiğini rahatlatmak”
Oysa gerçek tam tersidir.
Gericilik, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden intikam almak istemektedir.
Amaç ortadadır ve bu onlarca kez aynı lafazan tarafından ifade edilmiştir.
Demokrasilerde halka karşı yalan söylemek, aldatmak, halkın malına zarar vermek ve bunun üzerinden kazanım elde etmek suçtur.
Bu tür davranış bozukluğu gösteren yöneticiler ya geri çağrılırlar ya deli gömleği giydirilip tedaviye alınırlar ya da kulaklarından tutulup, elleri ve ağzı kelepçelenip içeri atılırlar.
Bu durumdaki birinin verdiği hiç bir kararın, yaptığı hiç bir açıklamanın kıymeti harbiyesi yoktur, olamaz.
ODTÜ Ormanı talanı Ankara ve ülke halkına bunu öğretmeyecekse vay bizim halimize!
Ama umudum oradaki ağaçlardan da çok.
Boyun eğmeme sırası bir kez daha ODTÜ ye gelmişse, bu kara akıl mutlak yere çalınacak ve önümüzdeki seçimlerde de çöplüğe süpürülecektir.
[email protected]