Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mehmet Yavuzkan

Projeci AKP'li belediyeler

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:08 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:08

KENTİN SESİ – BURSA yazıları

Bir akademisyen arkadaşım, şahit olduğu üzere, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İstanbul Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nde (UKOME) bir projenin tartışılma süresinin en fazla on beş dakika olduğunu belirtmişti. Artık siz düşünün böyle üretilen projelerin hal-i pür melalini...

Bir başka örnek de şöyle: 4. Levent- Taksim Metro Hattı'nı Şişhane’ye bağlayan metro inşaatının temeli 1998’de atılmış ve 2002’de tamamlanması gerekirken, 2009'da açılmış. Bu da bir projeydi! Adı da, Taksim Şişhane Metro Hattı. Siz bir metro hattının iki durağı arasındaki inşaatın adının “metro hattı projesi” olabileceğini hiç düşündünüz mü?

Bu iki örnek, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın Basın Bülteni'ni okuyunca aklıma geldi.

***

Büyüklüğü ne olursa olsun, bir belediye düşünün ki, bir yıl içinde ürettiği proje sayısı 740 olsun. Buna inanmamız mümkün olabilir mi? 26 Nisan tarihli Basın Bülteni'nde, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde bir yıl içinde 740 proje üretildiği belirtiliyor ve dökümü de belirtiliyordu: 169 ulaşım, 100 yerleşim, 245 tarihi ve kültürel mirasın korunması, 99 altyapı, 65 spor, 62 çevre.

***

Bir meydan düzenlenmesini dahi allayıp pullayarak, büyük bir projeymiş gibi sunan bir belediyecilik anlayışı, AKP iktidarıyla zirveye ulaştı. Özellikle yerel seçimlerde projeler sıralamak ve projeci bir belediyecilik anlayışını savunmak “olmazsa olmaz” bir kural halini aldı. Burada anmaya gerek yok ama insanı hayretlere düşürecek birçok “proje” yerel seçimlerde ülkenin gündemine girmiş, kimse bu “projelerin” nasıl ve hangi kaynaklarla yapılacağını veyahut açıklanan yapılış şeklini sorgulama gereği duymamıştı.

Rantiyenin ve borsanın hakim olduğu bir ekonomide, insana ve üretime dayalı bir belediyecilik beklemek mümkün mü?

***

Bültende belirtildiğine göre, görevde bulunduğu bir yılı değerlendiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, “vergi ve sigorta borçlarının bulunmadığını, borçsuz belediyeler arasında yer aldığını” ifade ederek, “Eğer bir rant oluşacaksa, bu rant Bursa için kullanılacak. Ranta yönelik alanlar belediye tarafından açık artırmayla satılacak. Acemlerde, Yunuseli tarafından belediyemize ait ufak bir arsa var. Burayı akaryakıt istasyonu olarak satacağı ve buradan elde edilen gelirle Barutluk Caddesi’nin tamamına yakınını bitirmeyi amaçlıyoruz. Bir arsa satarak yüzlerce arsa almış oluyoruz. Bundan sonra su kaynaklarından enerji kaynaklarından yerel yönetim de payını alacak. Kaliteli bir kentte olması gereken her şeyin Bursa’da olması için oluşacak rantın yatırımlara kullanılması gerekli” diye konuşmuş.

Altepe, “borçsuz belediye” tanımından neyi kastediyor bilemiyoruz ancak geçtiğimiz Kasım ayında yapılan toplantıda, “Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 541 milyon lira borcu olduğu, 2010 yılında ödenecek borcunun 131 milyon lira olduğu, 2022 yılına kadar toplam borçların ise 300 milyon lira olduğu” açıklanmıştı. Altepe, bu toplantıda İzmir yolundaki belediye arsasının ve bazı gayrimenkullerin satılmasıyla 80-100 milyon lira gelir beklediklerini stad projesini kent dinamiklerinin desteğiyle yapacaklarını, Kayseri, Trabzon ve Konya’da da bu şekilde yapıldığını Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin borcuna sadık, kriterlere uyan ve kredisi yüksek ender belediyelerden birisi olduğunu bildirmişti.

***

Recep Altepe'ye sorularımız şunlar:

1) Osmangazi Belediye Başkanlığı'na seçildiğinizde Belediyenin borç durumu neydi? Ne kadar borçla devrettiniz? Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na seçildiğinizde devraldığınız borç ne kadardı?

2) 740 projenin toplam tutarı nedir? Hangi kaynak/teminat karşılığı sağlanan krediler veya AKP hükümetinin sağladığı hangi imkânlar kullanılmak suretiyle finanse edilecek?

3) Bültende yer alan, “Kaçak yapılaşmayla mücadele konusunda Büyükşehir Belediyesi olarak kararlı bir tutum sergiledikleri” ile “Eğer bir rant oluşacaksa, bu rant Bursa için kullanılacak. Ranta yönelik alanlar belediye tarafından açık artırmayla satılacak” cümleleri arasındaki ilişkiyi belediyecilik anlayışınızla açıklar mısınız?

4) Toplam yatırımların %64'ü, (184 milyon TL.) ulaşıma ayrılmış durumda. Bu tercihin nedenlerini açıklar mısınız? Kamuoyunda da bilinmektedir ki, ülkemizdeki en büyük yolsuzluklar ulaşım yatırımlarında meydana gelmektedir. Bu konuda aldığınız önlemler var mıdır?

5) Belediye(cilik) hizmeti, bir kentte halkın gündelik hayatını kolaylaştırmayı, insani gereksinimlerini sağlamayı esas alır. Bursa, emekçiler açısından Türkiye ortalamasının çok üstünde pahalı bir kent olduğu halde, belediye hizmetlerinin ucuzlatılması konusunda bir çalışmanız (“proje” değil) var mı?

6) Projelerinizde önceliği neden insana değil de rant, marka olmak ve pazarlamaya veriyorsunuz?

Son sorularımız da Bursa Valisi Şahabettin Harput'a.

1) İlin en yüksek makamında oturan bir kamu görevlisi olarak Belediyenin hizmet anlayışını ve projelerini kamu yararı ve hukuku açısından yeterli buluyor musunuz?

2) Göreve geldiğiniz ilk günlerde Faruk Çelik ile birlikte Bursaspor'a topladığınız yaklaşık 7 milyon TL.'nin akıbeti hakkında bilgi verebilir misiniz?

3) 2009 yılının Nisan ve Eylül ayları arasında yapılan ve büyük bir fiyaskoyla sonuçlanan termal su sondaj çalışmalarında kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğine inanıyor musunuz? Çalışmalar esnasındaki yaklaşık 3 milyon TL.lik maddi kayıp ve istismarlar konusunda kendinizi sorumlu hissediyor musunuz?

***

Saygıyla...

Geçtiğimiz hafta Bursa'da kaybettiğimiz, yurtsever aydın Yılmaz Akkılıç ve “güzel insanlar” Deniz, Yusuf ve Hüseyin'in anıları önünde saygıyla eğiliyorum.

[email protected]

Mehmet Yavuzkan 'ın Son Yazıları