Mehmet Yavuzkan
Patron Uyumaz!
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
KENTİN SESİ - BURSA yazıları
29 Nisan 2009 tarihli "Kriz ve Patronlar" başlıklı yazımda, "Kriz dönemleri patronların çıkar, yaptırım gücü ve sınıf kinlerinin azaldığı değil, azdığı dönemlerdir"diye belirtmiştim. Bu görüşümü pekiştirecek Bursa'dan bir örneği soL okuyucularıyla paylaşmak istiyorum.
Örnekten önce bir konuya değinmeden geçemeyeceğim. Patronlar için "krizi fırsata çeviriyorlar" diyoruz. Doğru ancak bir yanılsamaya yol açmamalı. Patronlar sadece kriz dönemlerinde değil, her zaman "fırsatçıdır." Patronlar kriz ortamında, fırsattan istifade, yapısal dönüşümler için büyük adımlar atarlar. Bunu hep birlikte görüyoruz. Sömürünün artırımı, sınıf mücadelesinde pozisyonunu güçlendirmesi, işçinin örgütsüzleştirilmesi vd...
Demem o ki, "patronlar krizi fırsata çeviriyorlar" ifadesinin ülkemizdeki sınıf mücadelesinin verili durumu (ve hele hele toplumsal çürüme) karşısında çok da fazla ağırlığı yoktur. Çünkü bu cümleyi taşıyacak "güç" yok bu ifadenin bu "gücü" en azından şimdilik oluşturma olasılığı da...
İşçi sınıfının çoğu üyesi tıpkı patronlar gibi, "fırsatçı." Dönüş(türül)mesi gerek.
Patronlar gibi olmasa da, işçi sınıfı verili örgütlü haliyle neden "krizi fırsata çevirememektedir?"
Kitaplara göre, kriz ortamı işçi sınıfını ayağa kaldırmayacak mıydı? Neden bunca işsizliğe rağmen yaprak kımıldamıyor?
Yanıtları vermek yeterli değil, aykırı soruları çoğaltmamız gerek.
Vereceğim örneğin tüm yönleriyle bir "örnek olay" olarak ilgimi çektiğini belirtmek isterim.
***
Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyette bulunan bir fabrika: Grammer Koltuk Sistemleri San. Tic. A.Ş.
Çok değil, bundan beş yıl önce, Alman sermayeli bu fabrikada 700 işçi çalışıyordu. 2004 yılında DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası bu fabrikada uzun ve sabırlı bir sürecin sonucunda sendikal örgütlenme yapmış Grammer işçisinin mücadelesi örnek olmayı hak etmişti.
Bu süreçte yaşananlar, deneyimler irdelenmeyi hak ediyor ama sanırım işçi sınıfı açısından en öğretici deneyimin 2004'den günümüze dek yaşanan süreçten edinileceğini düşünüyorum.
Yıl 2009. Grammer'in patronu krizi fırsat bilerek ilk çıkarmaları gerçekleştirdi. Şubat ayında işçilerin büyük bir bölümü Türk Metal'e geçti. Nisan ayında çoğu Birleşik Metal-İş Sendikası'na üye olan yaklaşık yüz işçi çıkarıldı. Patron şimdi Temmuz'daki işçi çıkarmayı planlamaktadır.
Bundan sonra neler olabileceğine dair herkesin bir görüşü olabilir ama en azından kişisel görüşümü baştan söylemek istiyorum çok zor!
Şimdi sorular
2004 yılında büyük bir dayanışma göstererek sendikalaşan Grammer işçisinin sonraki süreçte basireti mi bağlanmıştır? ("!" işaretini de koymak istiyorum.)
Sendikalaşmadan önceki çalışma şartlarının (vardiya, çalışma süreleri, mesai durumu vd.) şimdiki duruma göre görece daha rahat olmasını nasıl açıklayabiliriz?
Birleşik Metal-İş Sendikası, bu süre (2004-2009) zarfında, Grammer'deki işçi üyelerine yönelik nasıl bir çalışma planlamıştır? Bursa gibi bir ilde bu kazanım sonrası sendikal örgütlenmenin arkası niye gelmemiştir?
Sendika merkezi ve şubesinin Grammer patronunun bu sürece nasıl hazırlandığına dair bir öngörüleri olmuş mudur? Olmuşsa önceleyen hangi adımları atmışlar ve patron geri adım atmış ve hiç korkmuş mudur?
Türk Metal'e geçen işçilerin Birleşik Metal-İş Sendikası'na neden güveni kalmamıştır? Bu güvensizlik sadece dört temsilci ve eski şube başkanının işbirlikçiliğiyle açıklanabilir mi?
Sonuçtan hareketle, işçilerin şimdiki bu dağınık, bölünmüş ve apolitik hali konusunda nasıl bir yorum yapılmalıdır? Ne tür dersler çıkarılabilir?
Emeğin temsilcisi olmak, nasıl bir sorumluluktur? Sendikacılık "dengecilik" midir?
***
Sorular uzatılabilir. Ancak bu sorular dostça, samimi ve soğukkanlılıkla yanıtlanmalı ve tartışılmalıdır. "Mış gibi" yapmanın zamanı değildir. Böyle bir lüksümüz hiç yoktur.
Denilebilir ki, patrona dair soru neden yok? Bu sorulara dediğim şekilde yanıt verilirse patronun nerede olduğu, nasıl adım attığı görülür.
Verilecek doğru ve samimi yanıtlara uygun bir mücadele yapılmış olsaydı, bu yazıya gerek kalmazdı.
Son sorularım...
Bu süreçten kim örgütlenerek çıkmış? Patron. Grammer artık MESS üyesi.
Krizi kim fırsata çevirmiş? Patron. Hem işçi çıkarıyor hem de kısa süreli çalışma ödeneğinden yararlanıyor.
"Su uyur düşman uyumaz" derler ya...
Patron uyumaz!
Peki kim uyu(tul)muş?