Mehmet Yavuzkan
“Osmanımın mendili saman sarısı”
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:57 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:57
KENTİN SESİ - BURSA yazıları
Başlık, bir Denizli türküsüne ait olup yazımıza girmesi, Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi Başhekimi Osman Naci Çelik sayesinde olmuştur.
Bilindiği üzere, 26 Mayıs'ta Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nde yangın çıkmış ve 9 kişi hayatını kaybetmişti. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun hazırladığı raporda, Osman Naci Çelik, Hastane Müdürü Salim Özdağ, Müdür Yardımcıları Mehmet Genç ve Yakup Güler, Elektrik Mühendisi Süleyman Karapınar'ın ihmallerinin olduğu ve görevden alınmalarının uygun olduğu” belirtildi.
Bursa Valisi Şahabettin Harput da, raporla ilgili yaptığı açıklamada, “Sayın Bakan raporu inceledikten sonra gerekeni yapacak" diye konuşarak işin rengini belli etti.
Konuyla ilgili olarak, 27 Mayıs günü, bu köşede yayımlanan yazımdan bir alıntı yapmak istiyorum:
“Depremin suçlusu, Veli Göçer gibileri olur. Uçak düşer suçlusu pilot(lar) olur. Hızlı(!) tren raydan çıkar suçlusu makinist(ler) olur. Mardin'de köy basılır Suçlusu, ayarlanmıştır! Bursa'daki yangının sorumlusu olarak bulacakları "suçlu" bir hısım ya da gariban olur. Herkesin içi rahatlar! Teknik ve mesleki hatalar öne çıkarılır. Gelişmiş ülkelerden örnekler verilir. "Ah! Oralardaki gibi standartlarımız neden yok?" diye yayınlar yapılır. Yıllardır süren bu soytarılık ve züppelikten sıkılmadık mı, bıkmadık mı?”
***
Ama Osman Naci Çelik, “ipinin çekildiğini” anlamamakla kalmadı itiraflara başladı:
“El insaf. SSK`dan Sağlık Bakanlığına geçtiği günden bu yana bir tane Bakanlık ya da Sağlık İl Müdürlüğü`nden yetkili gelip binayı incelememiştir. Göreve geldiğimiz günden bu yana, istememize rağmen kadrolu bir tane mühendis yok. Hastanede sivil savunma uzmanı yok. Bir teknisyen, bir de yardımcısı var. Teknik hizmetleri dışarıdan satın alıyoruz. Bunu denetleyecek teknik ekibimiz yok.”
“Bizi ihmalle itham eden devlet görevlileri, sorumluluklarında bulunan hangi kamu binalarını yangın yönetmenliğine uygun hale getirmiştir. Yan tarafta inşası biten Kadın Doğum Hastanesi`nin elektrik kabloları ve kabloların geçtiği bacalar Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi`nden farklı değildir. Hastanenin halen belediyeden alınması gereken ruhsatı yok. Hastaneyi ruhsatsız çalıştıranlar, teknik detayları bilmediğim için beni suçluyor. Yangın söndürme sistemi sağlıklı olarak çalışmıyor. Hastanenin tümüne aynı sensör konmuş. Otoparkta aynı ameliyathanede aynı. Yangın alarmı verdiğinde yangının nerede olduğunu bulmak için bütün hastaneyi dolaşmak gerekiyor. Hastaneye uygun bir yangın alarm sistemi yok”
***
Utanmıyor!
Yıllardır başında bulunduğu bir hastanede, 2008 yılında, 12 saatte 4 prematüre bebek ölürken de bu sorunların olduğunu bilen Çelik, o zaman neden konuşmamıştı?
Osman Naci Çelik, argo deyimle “ötüyor”. Bu haliyle, “uzun soluklu bir AKP'li” olamayacağını gösteriyor. “İstifa etmeyi düşünmediğini, eğer görevden alınırsa yargı yoluna gidebileceğini ancak bu konuda net bir kararı olmadığını” söylerken ucuz bir pazarlık yapmayı da elden bırakmıyor. Raporda da belirtildiği gibi, “başka bir göreve atanacağını” biliyor ama “iyi bir yer olsun” diye uyarıyor. Bakalım abileri Osman'a artık ne kadar güveniyor?
Çıkarcı, harcanacağını hissedinceye kadar ses çıkarmayan Osman Naci Çelik'e giderayak armağanımız türkü olsun:
Osmanımın mendili saman sarısı
Osmanıma gıydılar gece yarısı
Osmanıma gıyanlar gehbeydi hepisi
Osmanım osmanım zeybek osmanım
Osmanıma kıyanlar olsun düşmanım
***
Osman Naci Çelik zeybek olamaz o kadar cesur değil. Korkak ve hemen “ötmeye” başlamasından belli.
Ama ona "kıyacak" olanların, bu düzenin, ne olduğu da...