Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mehmet Yavuzkan

Gözetleyen kim?

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:10 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:10

Yaklaşık bir buçuk yıl önce, Bursa'daki büyük bir Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu fabrikanın önünde işçilerin işlerini kaybetmeme mücadelesine tanık ve destek olurken, aynı zamanda Bursa Valisi Şahabettin Harput ve jandarmanın patronun çıkarları doğrultusunda nasıl zorluk çıkardığını da görüyorduk.
Bir gün, işçilerle jandarma arasındaki tartışma hararetli bir şekilde sürerken, telsiz anonsuna şöyle bir mesaj geldi: “... Caddesi'nde başıboş(!) dolaşan ve fabrikaları süzen iki kişi var. Bulunduğunuz caddeye dönüş yaptılar. Bakın bakalım.”
Bizim tartışmanın harareti sürerken, jandarma aynı zamanda bu iki kişiyi sorguya aldığında, kulağım onlardaydı: “İşsiziz iş arıyoruz.”
***
Bu anekdotu, Bursa'da yapılan ve yakın zamanda faaliyete geçecek olan MOBESE binasının haberini okuduğumda hatırladım. Bakın Vali Harput, ne diyor: “Buradaki görevliler, Bursa'yı 24 saat izleyip asayiş olaylarından trafik suçlarına kadar anında görebilecekler. Buradan görülen olumsuzluklara anında müdahale edilecek. MOBESE'den görülecek cadde ve sokaklardaki gelişi güzel parklar ile trafik yoğunluğuna da anında çözüm bulunacak”
Vali Harput yalnız değil!.. Bakın başka bir ilin emniyet müdürü MOBESE'yi nasıl da övmüş: “Malatya’ya giriş ve çıkışta 5 noktada Plaka Okuma Sistemi kuruluyor. Malatya’ya giren bir aracın hangi bölge ve semtte olduğunu takip edeceğiz. “
MOBESE'ye geçen diğer illerin vali ve emniyet müdürleri de olayların azalmasından tutun, trafiğin düzenlenmesine kadar o kadar rahatlamışlar ki!.. Değmeyin gitsin.
Koca bir toplumsal hayat, kameralara sığar mı? Kameralarla düzenlenebilir mi?
***
Bir ülke düşünün... Toplumsal, sosyal ve ekonomik hiçbir eşitsizlik yok. Eşitlik temelinde inşa edilen toplumsal yaşamın ritüelleri güven ve saygı üzerine kurulu. Vali Harput'un belirttiği gelişigüzel parklar ve trafik yoğunluğunun olmadığı, asayişin yok denecek kadar az olduğu bir toplumda kamu görevlileri vatandaşını gözleme gereği duyar mı? Duymaz.
Bir ülke düşünün... Toplumsal, sosyal ve ekonomik her türlü eşitsizlik var. Yapanın yanına kâr kaldığı, korkunun bir “kurum” olarak var olduğu, insanın insan olarak ayakta kalmasının mümkün olmadığı bir toplum. Örgütlü olmayan bu toplum, tıpkı “Truman Show” filmindeki gibi gözetleniyor. İnsanlar potansiyel suçlu, kameralar sürekli suçlu arıyor. Güya seyahat etme özgürlüğünüz var ama kullandığınız araba, bir kente girdiğinde takip ediliyor.
İnternette ararsanız bulursunuz MOBESE kameralarına yansıyan öyle manzaralar var ki... İki araç çarpışıyor beş metre ötede bulunan seyyar satıcı ile müşteri arasındaki diyalog hiç bozulmuyor! Araba insana çarpıyor yerde yatan yaralı ya da ölü ama araba kaçıyor? Bir gurup insan, uzunca bir süre, birbiriyle öldüresiye kavga ediyor ortalıkta hiçbir güvenlik görevlisi görünmüyor. Daha niceleri...
Hani, gündelik sohbetlerde “insanlar bozuldu” denir ya... Bu, doğru bir tespit değil. İnsanlar, durup dururken bozulmaz durup dururken de düzelmez. Ancak, her türlü eşitsizliğin olduğu bir toplumda “bozulmak” o kadar kolay ki...
Böyle bir toplumda suçlu insan değil, düzenin ta kendisidir.
***
Plazalar... Fabrikalar... Güvenli siteler!... Alışveriş Merkezleri... Ve hatta üniversiteler... Bunların güvenli(!) ortamlarına tıkıştırılmış insanlar... Buralarda da kameralar var. Peki, neden?

Bursa'da... Sokaktaki işsizler... Fabrika önünde iş arayanlar... İşten atılıp evine gidemeyenler... Sakinlerinin çoğu işsiz olan emekçi mahalleleri... Parasızlık nedeniyle okuldan alınan çocuklar... Sigortasız çalış(tırıl)anlar... İnsanlık dışı çalışma koşullarındaki emekçiler...

Kim bunlar? Bu ülkenin çoğunluğu olan emekçiler.

Düzeni ve patronları tehdit eden unsurlar! MOBESE, bunlar için...

MOBESE ya da kameranın başındaki görevli, fabrika önlerinde dolaşıp da iş arayanları ayırt edebilir mi? İşten atıldığı gün, fabrikasının önünde hakkını arayan işçinin haklılığını anlayabilir mi? Açken hırsızlık yapıp, karınlarını doyuran ama kameralara yakalanan çocuklarla empati kurabilir mi?

***
Kapitalist düzenin sahibi patronlar ve onun siyasi temsilcileri, “korku”yu hem duyarlar, hem de bir “kurum” olarak emekçilere karşı kullanırlar. Duydukları korkunun kaynağı, örgütlü olmasalar dahi emekçilerdir de ondan...

MOBESE, bu “ikili” durumun yeni teknolojik aracıdır. Telekulak ve ortam dinlemelerle birlikte, hepsi birden, bu düzenin pespayeliğini göstermektedir.

Böyle bir düzenin kamu görevlileri de, ancak bu kadar görevlerini yapabilirler. Övündükleri durum, tam bir zavallılık olup bir düzeye ve düzene tekabül eder.

İnsani olmayan ve insana uzak!...

***

2 Temmuz 1993'te yitirdiklerimiz, kameraların değil, insanca bir göz temasının, bir bakışın, bir yaklaşımın hayatın her alanına hakim olduğu, insanın insanı gözü gibi sakındığı bir düzen istiyorlardı. Onlara sözümüz olsun.

[email protected]

Mehmet Yavuzkan 'ın Son Yazıları