Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mehmet Yavuzkan

Bursa’ya Bakmak… Bursa’dan Bakmak…

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

KENTİN SESİ - BURSA yazıları

Değerli soL okurları,

Merhaba!

soL Haber Portalı'mızın "Kentin Sesi" bölümünde Bursa'dan haber/yorumların neden yer almadığını merak etmiş "ya da mutlaka olmalı" demiş olabilirsiniz.

Yerel bir dostumuzu, bir süredir bu konuda teşvik etmeme rağmen bazı mazeretleri nedeniyle gerçekleşemedi.

Anlayacağınız "iş başa düştü", daha doğrusu "düşürüldü!" İyi de oldu.

***

Bir gerçeğin "içinde olmak" ile o gerçeğe "dışarıdan bakmak" arasında elbette fark vardır. Söz konusu siyaset ise bu her şeyden daha fazla geçerlidir. Sadece gerçeği tanımlamak gerekli olmakla birlikte yeterli değildir. Gerçeğe "dışarıdan bakmak" sadece "bakmak" değil, müdahale etmektir.

O zaman gerçek sizin gerçeğinizdir.

***

Bursa'ya baktığımızda gördüğümüz ilk şey, İstanbul'un (mecazi anlamda) hinterlandı ancak başka bir açıdan da (coğrafi anlamda) Marmara hinterlandının İstanbul'dan sonraki en büyük parçası olduğudur. Bu nedenle, Bursa Türkiye kapitalizmi açısından tamamlayıcı olduğu kadar pilot bir bölgedir de.

Hani derler ya, "bu kent bildiğiniz kentlere benzemez" diye...

Bursa tam da böyle bir kent.

"Benzetmemiz" gereken...

Öyle bir kent ki, yerel yöneticilerine bakıyorsunuz devletin "ağırlığı"nı fazlasıyla hissediyorsunuz. 28 Şubat'ta dönemin valisi Orhan Taşanlar (kendisinin 28 Şubat dönemindeki marifetleri başka bir yazının konusu), sonradan Emniyet Genel Müdürü olan Oğuz Kaan Göksal ve bir önceki İçişleri Bakanlığı Müsteşarı, şimdiki vali Şehabettin Harput.

Bunun yanı sıra, uzunca bir süredir İstanbul, Bartın, Zonguldak, Eskişehir, Bilecek, Bolu, Çanakkale, Düzce, Edirne, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ, Kütahya, Yalova ve Balıkesir Valileri Beşir Atalay'ın başkanlığında belirli dönemlerde toplantılar yapıyorlar ve Bursa genelde bu toplantıların merkezi oluyor.

Kraliçe Elizabeth Türkiye ziyaretinde Bursa'ya tam bir gün ayırıyor. Amerika ve AB büyükelçileri ya da konsoloslukları düzenli kenti ziyaret ediyor. Vali ve BTSO Başkanı Celal Sönmez ile görüşülüyor ve sıradan bir açıklamayla yetiniliyor.

***

Bursa'nın patronları mı? Cavit Çağlar ve Ali Osman Sönmez adları yeterli olur mu? Çağlar'ın bakanlık koltuğunda hortumladığı miktarı bilenimiz var mı? Yirmili yaşlardaki okurlarımız hatırlamazlar ama Mümin Gençoğlu diye bir patron vardı Balkan göçmenlerinin hakları için kendini adayan... Öyle mi sandınız? Araştırın bakalım, bu göçmen emekçiler kimlerin fabrikalarında üç otuz paraya çalışmışlar.

Ya Erol Evcil ve Nesim Malki isimleri... Ve bu isimleri aratmayacak diğer patronlar...

***

Tüm bu isimler, yan yana getirdiğinizde, doksanlı yıllardan bu yana, düzenin siyasal ve ekonomik tüm pisliklerini hatırlamamıza yardımcı olmuyor mu?

Demek ki Bursa Türkiye'nin siyasal ve iktisadi tarihindeki belli eşiklerinde hep gündemde...

Kamu yöneticilerinin "huzur kenti", dinci gericilerin "evliyalar kenti" ya da "payitaht" ve patronların da "marka kent" dedikleri Bursa'da böyle bir devlet yönetimi ve böyle bir patron sınıfı olursa, sosyal ve kültürel hayatın (geçmişten gelen bir mirası da göz önüne alırsak) nasıl olmasını beklersiniz?

Yerel ve küresel...

Bu fotoğrafta kriz var yoksulluk var sömürü var.

Yeni Osmanlıcıların da pilot bölgesi sakın Bursa olmasın?

Tıpkı Türkiye gibi "büyüyerek küçülen..."

***

Bir de küçükken büyümeye çalışan, biriktiren sol var.

Yazının başında Marmara hinterlandından söz etmiştim. Bu hinterlant aynı zamanda Türkiye Sosyalist Devrimi'nin hinterlandıdır.

Biz pilot bölge ile değil, bütün ile uğraşır işimizi tamamlarız.

Fark bu ya!

[email protected]

Mehmet Yavuzkan 'ın Son Yazıları