Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mehmet Yavuzkan

Bertaraf olan gazeteci...

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:13 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:13

KENTİN SESİ – BURSA yazıları

www.yenibursa.com sitesi, Bursa basınında ayrıksı konumuyla sürekli izlediğim bir site. Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Yılmaz, yazarlarından Can Ertan ve Nisan ayında yitirdiğimiz Yılmaz Akkılıç, tanıdığım ve belli aralıklarla sohbet ettiğim kişilerdi. Kaan Arslanoğlu da, Can Ertan'ın ısrarlarıyla bir süredir yazılarıyla bu sitede... Bu sitede ele alınan kimi yazılar ve yazarlarının Bursa'daki medya patronlarının hoşuna gideceğini sanmıyorum. Keza, bu kişilerin de “patronların hoşuna gitme” gibi bir dertlerinin olduğunu da sanmıyorum.

Yüksel Baysal, kimi zaman yazılarıyla bu siteye konuk olan, Bursa basınında ilk tanıdığım gazetecilerdendir. Dün yenibursa.com'da okuduğum bir haber, açıkçası bir süredir “acaba” dediğim bir duruma ışık tutuyordu.

Haberde, “Yüksel Baysal’ın Bursa Meydan Gazetesi’ndeki yazılarının uzun süredir yayınlanmadığı” belirtilerek, şöyle deniliyor:

“Önce 'yıllık izninin bir bölümünü kullanıyor' denilen Baysal’ın, tatil dönüşü Bursa’da bulunmasına rağmen işine başlamaması acaba 'Baysal da bertaraf mı edildi' sorusunu akla getiriyor? Etkili ve sert yazılarıyla AKP’yi eleştiren, yazılarında Anayasa referandumuna 'hayır' denilmesi gerektiğini savunan Baysal’a yazı yazdırılmaması 'acaba AKP cephesinden gazete yönetimine bir baskı mı geldi' sorusunu akla getiriyor. Devlet Bakanı Faruk Çelik'in, Baysal uzaklaştırıldıktan sonra Meydan Gazetesi’ni ziyaret etmesi son derece dikkat çekici!”

***

Bursa Meydan gazetesi, 2009 yerel seçimler öncesi yayın hayatına başlayan bir gazete. Gazetenin sahibi, “Bozuk para operasyonu”nda, Erol Evcil ile birlikte "kara para aklamak" suçlaması ile tutuklanan ve 2008'de hapisten çıkan Hüseyin Kayapalı. Kayapalı, aynı zamanda Nilüfer Turizm'in de sahibi. Meydan gazetesinin İcra Kurulu Başkanı da, Nesim Malki cinayeti davasında azmettirici suçlamasıyla yargılanan, Bursa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadeleden Sorumlu eski Emniyet Müdür Yardımcısı Yusuf İlhan.

31 Aralık 1994 tarihinde emekli olup, Erol Evcil'in yanında çalışmaya başlayan İlhan, o dönemde Bursa'da görevli 8 polisi istifa ettirip yüksek maaşlarla yanına almış, üçünü Evcil'in yakın koruması olarak görevlendirmişti. O dönemde yayımlanan haberlerde, saldırıya uğrayan Nesim Malki'nin kaldırıldığı Vatan Hastanesi'ne jandarmalardan önce gidip bilgi aldığı iddia ediliyordu. İlhan daha sonra, Malki cinayetini planlamak, tetikçilerin kullandığı otomobili bulmakla suçlanmıştı.

Bilindiği gibi Erol Evcil, Cavit Çağlar ve BTSO Başkanı Celal Sönmez'in şimdi hayatta olmayan babası Ali Osman Sönmez'den iplik alarak tekstil piyasasına girmişti. Aynı dönemde, Evcil tarafından öldürtüldüğü iddia edilen Nesim Malki de, Bursa'daki iplik piyasasından peşin paraya büyük miktarlarda mal alıp, vadeli satış yapıyor kısacası, iplik değil, “para satıyordu”.

Celal Sönmez'in Bursa Hakimiyet, eskiden Cavit Çağlar'ın ama şimdi TMSF'nin (yani AKP'nin) kontrolünde olan Olay, Hüseyin Kayapalı'nın Meydan gazeteleri... İşte Bursa basınının “omurgaları”!..

***

Saygıyla andığım Yılmaz Akkılıç verdiği bir röportajda, “Bursa'daki yerel gazetelerin gerçekten bir gazete gibi, medya organı gibi yayınlanmadığını” belirtmiş, “birçok gazetecinin dışarıda durduğunu, yazamadıklarını” söylemişti.

Yüksel Baysal, bu açıdan “şanslı” bir gazeteciydi. Ancak, Baysal'ın son dönemde, referandumda HAYIR denmesi gerektiğini sıklıkla yazması, demokrat(!) ve sivil(!) AKP'nin işine gelmedi. Baysal'ın kimi yazılarında arkadaşlıklarından dem vurduğu AKP İl Başkanı Sedat Yalçın, İl Yönetim Kurulu üyesi Tahsin Bulut'un bu gelişme ve iddialar karşısında nasıl bir tepki vereceklerini merak ediyorum.

Baysal'a reva görülen bu durum, bir ilk değil. Bursa basınında şimdiye dek benzeri durumları yaşayan çok sayıda köşe yazarı bulunmakta... Ancak tüm bunlardan önemlisi, bir metal veya tekstil fabrikasında olanlardan farksız bir şekilde, hiçbir sosyal hakları olmadan çalıştırılan ve gerektiğinde kapı önüne konan basın emekçilerin dramatik durumları daha da hazin.

Şimdiye dek yaşanan bu hazin durumlar karşısında basın emekçilerinin sessizliği ve örgütsüz hali, düşündürücü olmaktan daha vahim durumdadır. Basının duyarlı emekçilerinin yerel basından uzaklaşmaları ve “bana bir şey olmasın”cı tavırları bir ölüm halidir. Böyle giderse, ki aslında biraz da böyle, Bursa yerel basınında, AKP kadrolarının tefrikalarından başka bir şey okuyamaz hale gelinecektir.

Yüksel Baysal'a yapılan uygulama üzerinden verilen mesaj, çok nettir. Bu bile, AKP iktidarının EVET çıkması durumunda neleri yapabileceğinin küçük bir örneğidir. Bursa'nın duyarlı basın emekçileri, medyadaki gelişmeleri iyi okumalı ve biraraya gelip güçlerini birleştirmenin yolunu bulmalıdır. Bu irade, Bursa'da mevcuttur.

Yüksel Baysal dahil, basındaki duyarlı kalemler ve emekçiler, bu yeni durumla yüzleşmeli, ciddi bir siyasal farkındalık yaşamalı, güçlerini ortaklaştırmalıdır.

Ülkemizde taraflar son derece nettir. Bir tarafta işbirlikçiler ve güzelim ülkemizi bize dar edecek olanlar, diğer tarafta bu ülkenin geleceğini isteyen bizler... Fizik kuralıdır bu hayatı onlara dar etmek gerekir.

Bakın cemaatin yaptıklarına... Ne demek istediğim anlaşılır.

[email protected]

Mehmet Yavuzkan 'ın Son Yazıları