Mehmet Erdemli
Zaman onu da unutturur…
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:46 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:46
Mehmet Erdemli'nin “Zaman onu da unutturur...” başlıklı yazısı 25 Aralık 2012 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Bir bakkalın kızının sınıfına bu kadar ihanet içinde olmasını anlayamıyor insan, onlarca örneği olduğu halde. Başbakan olmadan önce de muhafazakar görüşlerini, hem de kendi sınıfına çok acımasızca yönelttiği eleştirilerin ideolojisi olarak belirlemesi bunu doğal kılıyor ama Thatcher her zaman benzerlerinden ayrılır bu konuda. Çok az kimse, onun kadar kendi sınıfının düşmanı politikalara imza atmıştır.
1985’de, diye hatırlıyorum, evlere ücretsiz süt dağıtımını durdurmuştu örneğin. Önceki muhafazakar iktidarların bile yapmadığı bir uygulamaydı bu. “Demir Leydi”liği, insafsızlığına takılan addır bu nedenle. Ben, tam iki yıl sürmüş büyük maden grevinin ikinci yılında gelmiştim İngiltere’ye. Büyük kamu desteği olan grevi polis gücüyle önleyemeyeceğini anlayınca, “orduyu üzerlerine sürerim” deyişi de unutulur gibi değil. IRA savaşçısı Boby Sands’in ölüm orucunda ölmesine göz yumması ise, en vahşi yönünü oluşturur.
O nedenle, şimdi hastalıklarla boğuşurken, acaba bir zamanlar bir ölümlü olduğunu hatırlamış mıdır hiç diye düşünmüşümdür. Gelişmiş bir ülke bireyi de olsa, güçten başı dönen biriydi çünkü. Hırsı, benzeri görülmemiş bir hırstır. İnsani yönlerinin olmadığına da hep inanmışımdır. Meryl Streep’in Thatcher’ı canlandırdığı The Iron Lady adlı filmde insani yanı öne çıkarılan bir Margaret Thatcher gördük. Ama filmde sadece Alzheimer hastası oluşunun öne çıkarılmasından rahatsız olduğumu söylemeliyim. Ona kızgınlığım, bu tür bir hastalığın pençesinde oluşuna sevineceğim anlamına gelmez.
Katıydı, çok hem de. 1979-1990 yılları arasında yönettiği ülkede emekçiler zararına dünya kadar uygulamaya imza atmıştı. Dar gelirliler için yapılmış belediyeye ait toplu konutları satışa çıkarması, hâlâ çözülemeyen konut sorununu iyice içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Soğuk savaşı, Ronald Reagan ile Papa II.John Paul ikilisiyle birlikte bitirmek gibi de bir “başarısı” vardır. Dünyanın bugünkü durumunda sorumlu olanların başında gelir yani.
Zaman insafsızdır. Bu tür figürler için insafsız olması da elbette iyidir. Zamanın tükettikleri arasına girmesi yakındır. Tarihi bir kişilik mi, el hak, öyle, ama sadece tarihi bir kişilik, iyi bir tarihi kişilik değil. Şimdi, sadece sağlık sorunlarıyla medyanın konusu olabiliyor. Sürekli Alzheimer hastalığından dem vuruluyor (bu elbette çok kötü). Artık tıbbın konusudur her haliyle. İngiltere’nin şu an 87 yaşında olan eski Başbakanı en son mesanesinden ameliyat oldu. Hastaneye gelişi, gidişi küçük birer haberdi sadece, hepsi bu.
Hizmette kusur etmediği burjuva sınıfının önde gelenleri, görkemli bir cenaze töreni elbette yapacaklardır ama pek aldırdıkları yok Thatcher’ın sağlığına. Onu sevenler, onda güçlü bir kadın kişiliği olduğuna inanan yaşlı kadınlar ile bakkalın kızı oluşunu unutmamış olan eski sınıfdaşları. Sağlığı için toplu ayinler düzenliyorlar sık sık.
Margaret Thatcher, ülkede işçi sınıfının tüm kazanımlarını budayan korkunç bir muhafazakardı. Hiç kimse onun kadar sınıfına acımasız davranmadı. Yoksulların sütünü kesti, işsizlik parasını kuşa çevirdi, o iktidara gelene kadar ücretsiz olan temel sağlık hizmetlerini paralı yaptı. Okulların ödeneklerini kesti. Daha bir çok günahı var.
Zaman, işte bu yüzden onu unutturuyor.