Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mehmet Erdemli

Yok artık

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05

Dünyada üç türlü yalan vardır derler yalan, kuyruklu yalan, istatistik. İstatistikçi dostlardan tabii özür dileyerek bu espriyi aldım buraya. İstatistiğin yerine kamuoyu araştırmalarını koyun, bu daha da doğru bir saptama olur. Beni çok şaşırtan bir kamuoyu faciasına şu sıralar İngiltere’de tanık olduk. Yapılan bir ankette İngiltere Başbakanı David Cameron “en iyi başbakan”mış meğer. Çok antipatik görünmediği, çok iyi eğitim aldığı doğru olmakla beraber, toplumun emekçi kesimlerinin büyük tepkisini çeken uygulamalarından ötürü öyle çok iyi olduğu söylenemezdi pek. Nasıl oldu bu?

Belli ki bu anket, muhafazakarların yoğun olduğu bölgelerde, muhafazakar seçmenler arasında yapılmış olmalı. Ancak haberler böyle verilmedi. Son yılların en iyi başbakanı deniyor ciddi ciddi. Ben iyi olmadığı kanısındayım. Bunun, zatın kişiliğinden çok elbette uyguladığı ekonomi politikaları ile ilgisi var. Sadece emekçi kesimlerin değil, sağın da hem de büyük bir kesiminin AB içinde kalıp kalmama konusundaki kararsızlığı nedeniyle sevilmediği bilinir Cameron’un. Kralların okulu diye bilinen Eton Kolej mezunu, halktan uzak politikacı tipinin de iyi bir örneğidir aslında. Buna rağmen nasıl “en iyi başbakan” seçildi anlamak zor benim açımdan.

Bu, halkla ilişkiler denen oldugunun sefaletini de gösteriyor bir bakıma. Güvenirirliğinin ne durumda olduğunu da. İşin içinde bir sahtekarlık olması şart değil ama deneklerin hep aynı toplumsal kategoriye ait olanlardan seçilmesi anketleri güvensiz kılıyor. Başbakan David Cameron’ın ekonomik politikaları gerçekten berbat. Son yıllarda yaşanan krizde sadece onun değilse de önceki muhafazakar politikacıların büyük payı var. Kendi iktidarında da Cameron, hâlâ özelleştirme sevdasından vazgeçmemiş bir lider olarak duruyor karşımızda. Çok sayıda hastaneye kilit vurması affedilir gibi değil, örneğin. Dökülen sağlık sisteminin düzeltilmesi konusunda kılını bile kıpırdatmıyor nedense. Ama gözü, İngiliz sermayesinin ülke dışındaki pazarlarını korumada. Bu nedenle “emperyal” hedefleri genişletmekle meşgul, ülkedeki emekçilerin durumunun ne olduğunu hiç düşünmeden.

İşsizlik, gizli işsizlik, güvenlik sorunları, suç oranındaki artışlar Cameron’un üstesinden gelemediği sorunlar. Bu konuda yapılan tüm önerileri dikkate almaması, sorunları hafifsemesi ciddi hataları. Çok değil daha geçen ay yapılan bir ankette, partisi, muhalefetteki İşçi Partisi’nin çok gerilerinde kalmıştı. Yani olası bir seçimde iktidarı kaybetmesi kesin gibi olan bir başbakanın hangi özelliklerinden ötürü “en başarılı” olduğu sonucuna varıldığını, bir jez daha belirteyim, anlayabilmiş değilim.

Göçmenlere ilişkin olumsuz tutumundan ötürü, göçmenlerden pek hazzetmeyen kimi İşçi Partisi mensuplarından bu nedenle övgü almış olabilir tabii. Bu anketlere “başarı” olarak yansımış da olabilir haliyle. En iyi “anket”in seçim olduğunu hatırlayıp, sandığa gidilecek günü beklemek en iyisi.

Bakalım İngiliz seçmeni Cameron’ı başarılı buldum diyerek dalgasını mı geçmiş, yoksa gerçekten ciddi mi?

Mehmet Erdemli 'ın Son Yazıları