Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mehmet Erdemli

Vakti gelsin, bakarız

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:49 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:49

Mehmet Erdemli'nin “Vakti gelsin bakarız” başlıklı yazısı 29 Ocak 2013 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Tüm siyasi partiler, “mutlaka içinde kalmalıyız” diyenler bile, aslında Avrupa Birliği’ne hiç de sıcak bakmaz İngiltere’de. Bunun siyasi, ekonomik bir dolu nedeni olabilir ama yabana atılmaması gereken bir faktör daha var. O da İngilizlerin AB’yi yeterli derecede İngiliz bulmaması .

Şaka gibi gelebilir ama kendilerini Avrupa’dan uzak tutan ancak kültürel olarak kıtayı etkilediğine pek bir inanan İngiltere, en büyük rakibi Fransa ile sürdürdüğü her türden rekabette AB içinde geri kalmayı göze alamazdı. Bu da ciddi bir gerekçedir AB içinde kalmak istemeyişine.

Tarihin, başta dil olmak üzere, en muhteşem rekabeti içinde olan iki ülke, İngiltere ile Fransa malum. Dil yarışını yaygınlık açısından kazanan elbette İngiltere oldu ama AB’ye kültür dayatması yapılırken bunun daha fazla İngiliz tonlarını taşıması ısrarından hiç vazgeçmedi. Ben yine de AB’den çıkmak istemesinin tek nedeni budur demiyorum, ama inanın, ciddi bir faktördür bu.

Kamuoyunda AB’nin İngiltere’ye yararı olmadığı kanısı bir hayli yaygın. Bunun farkında olunduğu için, AB karşıtlarınca kurulan Birleşik Krallık Bağımsız Partisi (UKIP) kuruluşundan bu yana oy oranını artırdı bir hayli. Parti, geçtiğimiz yıllarda Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, parlamentoya milletvekili de sokmayı başarmıştı. Avro bölgesinde olmadığı için bunun önemli bir kazanım olduğunu düşünüp de, tamamen Birlik’ten uzak kalmak isteyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Sterlin, tüm iniş çıkışlarına karşın hala çok değerli bir para. İngilizlerin bundan vazgeçmeye niyetleri yok. Sonradan krizden büyük bir başarıyla çıkmış da olsa Almanya’nın Mark’tan vazgeçtikten sonra karşılaştıkları ciddi sorunları unutmuş değil, İngiliz AB karşıtları.

Bu karşıtlığın temelinde, ısrar ediyorum, kültürel itirazlar var aslında. AB’nin yeterince Avrupalı olmadığı düşünülüyor İngiltere’de yaygın olarak. Bundan, İngilizlerin Avrupalı olmayan uluslara ırkçı bir bakışı var anlamı çıkmamalı elbette, haksızlık olur bu. Yıllar öncesinin İtalyan rahibinin birleşik Avrupa projesinden çok uzak bir birlik olarak değerlendiriliyor AB sadece. Bu ekonomik bir birliktir, dolayısıyla kültürel bir birlikmiş gibi gösterilip adına Avrupa denmesinin ne anlamı var diyen de çıkıyor bir hayli.

Muhafazakar hükümetin şimdi sanki, toplumun en acil talebiymiş gibi, eğer seçimi yeniden kazanırsa ki zor görünüyor, hem de en erken 2017’de, AB’de kalıp kalmamayı referanduma götüreceği sözünü vermesi sadece blöf. Kimi muhafazakar milletvekilleri karşı çıksa da, muhafazakarlıktan sadece kârlarını muhafazayı anlayan kodaman işadamları AB’nin İngiliz sermayesine yararlı olacağına inanıyorlar. Dolayısıyla kendi partisinde de referandum kararını kolay geçiremez yorumları yapılıyor Başbakan David Cameron için.

AB’den çıkarsa İngiltere, ne olur? Uzmanları daha iyi bilir ama gerçekten yalnız kalır. Kim ne derse desin, AB bir Avrupa kurumu. Kendisini Avrupa’dan ayrı göstermeyi çok sevse de bu birliğin dışında kalmanın bir takım zararları olacak elbette. AB’nin birlikte gerekleştireceği kimi büyük projeleri de var ki, onların dışında kalacak. Yararı olmayacak mı peki? Olur elbette. Çünkü en azından artık üye devletlerin ciddi olarak yakındıkları AB bütçesine katkı payının, yanı sıra AB’nin, gerçekleştireceğini söylediğim projelerine mali ortak olmaktan kurtulmuş olacak.

Buna değer mi değmez mi bilinmez ama düşünmek için çok süre var önümüzde. 2017 gelsin, konuşuruz yine.

Mehmet Erdemli 'ın Son Yazıları