Mehmet Erdemli
Tek çare konuşmak
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:56 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:56
Mehmet Erdemli'nin “Tek çare konuşmak” başlıklı yazısı 21 Mayıs 2013 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Basit bir ahlaki sorun değil elbette. İngiltere’de pornografinin tuzağına düşen ilkokul çağındaki öğrenci sayısındaki artış korkutucu boyutlara vardı. Bunu bu çocuklara ahlakı anlatarak durdurmak mümkün değil. Dolayısıyla Ulusal Öğrenci Birliği’nin seks konusunda çocuklarla bir an önce konuşulmaya başlanmasının yararlı olacağı fikri tabii ki çok yerinde.
Bir yasal düzenlemeye, bir hukuka kavuşturulmamış sanal ortamda çocukların kendilerine zarar verecek sitelere ulaşmaları artık çok kolay. 14 yaşından küçük olanların sanal ortamda kendilerine hesap açmalarının yasak olduğu İngiltere’de bu yasak da sorunu çözmüyor. Cep telefonlarıyla bile artık rahatlıkla bağlanılabilen porno sitelerine ilgi çocuklar açısından ciddi sorunlar doğurabilecek boyutta. Ulusal Öğrenci Birliği’nin başkanı görev yaptığı kendi okulunda yaşları 10 ila 11 arasında değişen 33 öğrenciden 24’ünün facebook hesabı olduğunu söylüyor. Yararları olmakla beraber, ciddi sorunlara yol açan zararlarının nasıl önleneceği konusunda hala kafa karışıklığı yaşanan sosyal paylaşım sitelerinde çocukların pornografiyle buluşmasındaki endişenin kaynağı, küçüklerin sağlıksız cinsellikle karşı karşıya olmaları demek. Fantaziye yönelik, zevk kaynaklı, dolayısıyla “duygusal” hiç bir tarafı olmayan bir seksle karşılaşmak, ileriki yaşamda küçük çocukların seks algılarında “bozulmalara” yol açabilecek. Bu endişenin duyulmasından daha doğal ne olabilir?
Bu nedenle ilk önlem olarak çocukların başka yerlerde değil de okullarında cinsellikle tanışmaları akla geliyor. Kilisenin ya da diğer dini baskı gruplarının buna pek hoş bakmayacakları ortada. Ciddi bir direniş var bu konuda. Ailelerin bir bölümü de sanal ortamdaki bu sorunun fazla abartıldığı görüşünde. Ancak sosyal servislerin bu durumdan ne kadar çok ya da az çocuğun etkilenmesiyle ilgilendikleri yok haliyle. Onlar için önemli olan, çok haklı olarak, çocukların sağlıksız bir cinsellikle karşılaşmamaları. Aslında dini kurumların da “kutsal hıristiyan evliliği” çerçevesinde bir cinsellik eğitiminden yana oldukları biliniyor. Ancak bu da, pornografi kadar olmasa da sorunlara yol açıyor. En azından cinselliği günah kavramıyla ele almanın yaratacağı kimi sorunlar var. Laik eğitimcilerin, sosyal hizmet uzmanlarının uğraştıkları konulardan biri de bu. Cinselliği, dini ya da modern yaşamın kimi alışkanlıklarıyla değil de, kendi doğallığıyla anlatmak. Tabii ki zor bir görev.
Sanal ortamda bilgi dolaşımına güvensizliği de aşılayan bir gelişme bu pornografi tartışması. Çocukları korumak için pornografinin önlenmesi akla sansür gibi korkunç bir önlemi getiriyor ama sansür artık gündem dışı. Hem kolay delinecek hem de sansür için pornografinin kimilerince sadece bir “gerekçe” olarak kullanılacak olmasından ötürü.
İşleri zor tarafların. Cinselliğin rahat konuşulabildiği bir ortamda büyüyen çocukların pornografiye ilgi duymayacakları bilimsel bir gerçek. Şimdi okullarda az saatli olarak var olan bu eğitimin ciddi ciddi verilmesi üzerinde planlar yapılıyor.
İngiltere’de bile bu bir sorun, bir de az gelişmiş ülke çocuklarını düşünün. Oralarda bunun nasıl çözüleceği konusunda bir çalışma yapıldığı bile kuşkulu.