Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mehmet Erdemli

Sisler arasında

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:53 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:53

Mehmet Erdemli'nin “Sisler arasında” başlıklı yazısı 26 Mart 2013 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Londra, bu tür ölümler için değişmez mekan. Bolca şüphe, çokça açığa çıkarılması beklenen sır, gizli servisler, ajanlar vs. hepsi bu mekanın değişmez aktörleri. Şu ünlü mü ünlü Rus oligark Boris Berezovsky’nin 2000 yılından beri “sürgünde” yaşadığı Londra’daki evinde ölü bulunması da, öncekilerden farklı olmayan “esrarengiz” cinayetlerden biri.

Şimdiden başlandı zaten onlarca senaryo yazılmaya. 2006 yılında polonyumla zehirlenerek öldürülen eski KGB ajanı Aleksandr Litvinenko olayından beri Londra, yine Sherlock Holmes’lu günlere döndü bir anda. Rusya’nın uzun zamandır iadesini istediği 67 yaşındaki işadamının ölüm nedeni net olmamakla beraber, birçok söylenti dolaşıyor ortalıkta. Bunlardan birisi, Litvinenko gibi zehirlenmiş olabileceği kuşkusu. İlk yapılan incelemede bu türden bir bulguya rastlanmadığını açıkladı polis. Yine de kapsamlı bir otopsi sonucunu beklemek gerekecek. kalp hastası olduğu da vurgulanıyor ki, ölümünün buna bağlı çıkması da büyük olasılıklar arasında. Cinayete kurban gittiği iddiasını ise, banyo kapısını kırıp içeri girdiklerinde patronlarının cesedini bulan ev çalışanlarının o sırada orada bir başkasının da olduğunu söylemeleri güçlendiriyor. Hepsi mümkün bunların tabii.

Berezevosky’nin ölmesinden memnun olacak çok sayıda çevre var. Eski iş ortakları, ki hepsinin şu ya da bu şekilde canını yakmış olduğundan söz ediliyor. Rus devleti de olabilir ama Putin’in işi rakiplerini bu şekilde ortadan kaldırmaya gidecek kadar aklını yitirdiğini pek düşünen yok. Ama birileri yaşamasını istemedi Berezovsky’nin. Öyle olmasa, birçok kez suikast girişimiyle karşı karşıya kalır mıydı? En ciddi suikast girişiminde özel şöförünü korkunç bir şekilde kaybetmişti örneğin. Eski iş ortağı, Chelsea futbol takımın patronu, diğer bir Rus işadamı Roman Abramovitch’le kavgası da meşhurdu. Bu kavga kelimenin tam anlamıyla “kavga”ydı gerçekten. Londra’nın ünlü bir caddesinde karşı karşıya geldiklerine “yumruk yumruğa” kavgaya tutuşmuştu ikili. Zaman zaman basında hâlâ yer alır bu olay. Berezovsky, Abramovich aleyhine Rusya’nın önde gelen petrol şirketlerinden Sibneft’teki hisselerini satmakla tehdit ettiği gerekçesiyle geçen yıl dava açmıştı. Tam 3 milyar sterlin tazminat istediği bu davayı kaybetmesinin, kaybettiği için de 100 milyon sterlin mahkeme masrafı ödeme gerçeğiyle karşı karşıya kalmasının, ayrıca zaten var olan yüksek borçlarının bunalıma soktuğu düşünülüyor Berezovsky’yi.

Londra, evet, yine esrarengiz bir cinayetin mekanı oldu. Berezovsky’nin ölümü bu kentte, Rusya’dan gelen işadamları içinde son beş yıl içinde gerçekleşen üçüncü kuşkulu ölüm. Berezovsky’nin öldüğü eve sadece birkaç km uzakta, geçen yıl bir başka Rus zengin Alexander Perepilichny, “jogging” yaparken ölmüştü. Berezovsky’nin eski iş ortağı Bedri Patarkatsishvili de 2008 yılında kalp krizinden ölmüştü. hepsi ülkelerindeki rejimle akçalı konularda papaz olan işadamları bunlar. Sovyetler sonrası kapitalizmin çürük adamları olarak, kazandıkları milyarlarca dolarla ülkelerinin siyasetine de şu ya da bu şekilde karışmış olan, sonunda belki de “mekanizma”nın ortadan kaldırdığı figürler bunlar, kim bilir.

O kadar karanlıklar ki, doğal bir ölüm bile onlarca kuşkuyu akla getiriyor. Sisler arasında ölüm de, sis mis kalmamış da olsa, yine de Londra’ya pek bir uygun.

Mehmet Erdemli 'ın Son Yazıları