Mehmet Erdemli
Öğrenci
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:58 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:58
25 Haziran 2013 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Bunu bir işaret olarak alsa iyi olur İngiltere. Çünkü ülkenin en önemli gelir kaynaklarından biri olan, dil başta olmak üzere eğitim alanındaki öncülüğünü yitirebilir. Ekonomik götürüsü de az olmaz bunun. Yapılan bir araştırma İngiltere’ye gelen yabancı öğrencilerin yarısından fazlasının, bu ülkede iyi karşılanmadıkları yolunda bir kanılarının olduğunu ortaya koydu. Özellikle göçmenlikle ilgili yasalar, uygulamalar nedeniyle pek sıkıntılılar yabancı öğrenciler. Sayıları 500’ü geçen, çeşitli eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler üzerinde yapılan bir araştırma bu. İngiltere’de öğrenim gören Kuzey Amerikalı öğrencilerinin yarısına yakını da aynı endişeyi taşıyorlarmış.
Bu endişeden uzun zamandır haberdar olan üniversiteler, öğrencilerin göçmen figürlerinden ayrı ele alınması gerektiğini talep eden kampanyalara başladılar bile. Ticaret Bakan Vince Cable da yakın bir tarihte, parlamentoda yapılan bir oturumda denizaşırı öğrenci gelişinde göçmen yasalarının ciddi riske yol açacağını, bunun da ekonomiye zarar vereceğini savunmuş artan göçmen sayısının yarattığı panik konusunda uyarılarda da bulunmuştu. Araştırmaya göre her beş öğrenciden dördü aldıkları eğitimi kaliteli buluyor, 10 öğrenciden en az biri de öğrenimlerini İngiltere’de sürdürmek istiyor. Ancak kamuda göçmenlik politikasının yabancı öğrencileri kelimenin bilinen anlamıyla “yabancılaştıracağı” endişesi günden güne yaygınlık kazanıyor. Regent Üniversitesi Başkan Yardımcısı Aldwyn Cooper, göçmen sayısının azaltılması talebi ile denizaşırı öğrencilerin kendilerini memnun hissetmemeleri konusunda kamunun ikiye bölündüğünü kabul ediyor. Araştırmaya katılan yabancı öğrencilerin bir bölümü kendilerini okudukları üniversitelerinde bir parçası olarak göremiyorlarmış. Bu öğrencilerin yüzde 40’ı sadece kendi ülkelerinden gelenlerle diyalog kuruyorlarmış sürekli olarak. Dolayısıyla kendi kendilerini “izole” ettmiş oluyorlar. Öğrencilerin çoğunluğa yakın bir bölümü, üniversitenin ilgilendikleri tek konunun para olduğuna inanıyormuş. Sonuçta göçmenlere ilişkin olumsuz söylemlerin potansiyel öğrencileri engellediği inancı yaygın İngiliz resmi kurumlarında. Ancak buna rağmen bu yıl yabancı öğrenci başvurusunun geçen yıla oranla daha fazla olması da ilginç tabii.
Eğitim açısından, uluslararası öğrenciler için ABD’den sonra ikinci sırada rağbet gören üniversiteleri var İngiltere’nin. Her yıl sadece dil eğitimi için gelenlerden 1.5 milyon sterlin gelir elde ediyor bu ülke. Uluslararası yarışta iyi bir konumda olmasının avantajlarını bugüne kadar kullanan İngiltere şimdi, eğer göçmen politikalarında yumuşamaya gitmezse, parasını verip üniversite okumaya gelen öğrencilerinden de olacak. Bu da ülkenin en önemli “ihracat kalemi” olan eğitimde geri düşmesine yol açacak. Göçmenlere ilişkin, onları bir hayli mağdur eden yasalar, bakarsınız öğrenciler sayesinde ortadan kalkar ya da en azından makul bir noktaya çekilebilir. Okuldan, eğitimden elini ayağını çekmiş binlerce göçmenin kaderlerinin öğrenciler tarafından yazılacak olması da gerçekten ilginç.
Öğrenciler iyi ki varlar.