Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mehmet Erdemli

Miliband bırakıyor

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:53 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:53

Mehmet Erdemli'nin “Miliband bırakıyor” başlıklı yazısı 2 Nisan 2013 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Kabul edilmeli ki gerçekten çok iyi eğitim almış, temsiliyet yeteneği bir hayli yüksek bir politikacıydı David Miliband. Seçimlerde adaylığını koyan Kürt asıllı bir Türkiyeli politikacı için verilen dayanışma yemeğine dışişleri bakanı olarak geldiğinde tanışmıştım. Kardeşi Ed Miliband’la İşçi Partisi başkanlığı için girdiği yarışın hayatı boyunca ona karşı tüm yarışları kazanmasından ötürü favorisi sayılıyordu ama kazanamamıştı bu kez.

Ben, her sosyalist gibi babaları Ralph Miliband’dan haberdardım tabii. Nazi işgali sırasında bulunduğu Belçika’dan kaçıp İngiltere’ye sığınan Polonya Yahudisi bir Marksistti baba Miliband. İşçi Partisi’nin de en büyük karşıtlarından biriydi de. Yıllar sonra oğullarının ikisinin de bu parti için çalışacağını, birinin de partinin başına geçeceğini herhalde bilemezdi. Çok ama çok önemli bir solcu olan annelerinin etkisinde kaldıkları çok kesin İşçi Partili olmalarında. Babalarının da bir mülteci olduğunu çok sık tekrarlamaları, göçmenlerin hoşuna gitmiştir hep. İngiltere’nin bir göçmen ülkesi olduğunu söylemek ihtiyacını duyduklarında, babalarından söz ettiklerini düşünmüşümdür ben. Çünkü İşçi Partisi’nin göçmen karşıtı kimi politikalarında Miliband kardeşlerin de, en azından, destek düzeyinde bir katkıları oldu elbette.

David Miliband, artık politikayı bırakıyor. Bir küskünlük yaşamış mıdır, bilinmez. Kardeşinin parti lideri olmasından sonra oluşturduğu gölge kabineye girmemesi bunu düşündürmüyor değil ama en iyimser tahminle bir hayal kırıklığı yaşadığı belli. Şimdi yapacağı iş, New York’ta, dünya genelindeki insani krizlerin çözümlerine yardımcı olan Uluslararası Yardım Komitesi’nin (IRC) başkanlığı. Eşinin Amerikalı olmasının da herhalde bunda payı var.

Çok genç bir politikacı olarak, henüz 47 yaşında, yapacağı çok şey olmasına rağmen politikadan çekilme kararı alması, yararlı olacağı alanın farklılaştığını anlamasıyla açıklanabilir kuşkusuz. Kovsalar gitmez türü politikacılardan olmadığını gösteriyor bu tavrı. Parlamentonun arka sıralarında oturmayı sürdürebilir, maaşını alır, konferanslarından da bir hayli kazanç elde edebilirdi. Yeniden seçilme şansı da vardı ayrıca. 2010 yılında, Güney Shields’dan parlamentoya yüzde 52 gibi büyük bir oy oranı ile girmişti Miliband. Bu oranı koruduğu biliniyor.

Milletvekilliği ya da bakanlık gibi görevlerden sonra, ne yapacağı türünden kaygıları yok Batılı politikacıların. Çünkü aktif siyasetten ayrıldıklarında da görüşleri sorulan, kendilerine danışılan insanlar. Çünkü gerçekten donanımlılar. Parlamento ya da kabine üyeliğini bir rant kapısı gibi görmüyorlar. Sistem de zaten buna izin vermiyor. Uzman oldukları konuda yönlendirici, bilgilendirici oldukları da doğru bir çoğunun. Miliband da kuşkusuz görüşleri alınmaya ihtiyaç duyulan biri olarak bu tür bir görev de sürdürecek elbette.

Kim ne derse desin, İngiltere, dışişleri bakanlığı çok başarılı geçmese de, önemli bir siyaset yıldızını kaybetti. Oxford mezunu bu önemli politikacı, karizmatik olmamasını bilgisiyle, görgüsüyle pekala örtebiliyordu.

Şimdi söz konusu yardım kuruluşunda uluslararası diplomasinin diline hakim olmanın da verdiği avantajla önemli işler yapabilir. Bir hayır kurumu olmasına rağmen elbette para da kazanacak Miliband, çünkü o bir profesyonel.

Biz arpalık olarak bildiğimiz kamu kuruluşlarının yönetim kurullarına atanan politikacı eskilerine aşinayız. O nedenle Miliband’ın henüz milletvekilliği de sürerken aldığı bu karar bize, ilginç gelebilir.

Memlekette de böyle “ilginçlikler” yaşayabilsek keşke.

Mehmet Erdemli 'ın Son Yazıları