Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mehmet Erdemli

Lawrence unutulmayacak

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:55 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:55

Mehmet Erdemli'nin “Lawrence unutulmayacak” başlıklı yazısı 30 Nisan Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Üzerinden tam 20 yıl geçmiş olmasına karşın, Stephen Lawrence adlı siyah gencin ırkçı bir saldırıda öldürülmüş olması unutulmuş değil. Benzeri, çok kurbanlı bir hayli saldırı olmasına rağmen bu olayın sürekli gündemde kalmasının nedeni ne olabilir?

Yargılanmalarına kadar tüm aşamaları aslında skandallara doluydu. Dava ancak 2012 yılında sona ermişti. Uzun süre gündemde kalmasının bir nedeni bu. Diğeri de ırkçılığa karşı alınan toplumsal tutumun ne olması gerektiğinin sorgulanmasına vesile olması. Birkaç gün önce yirminci yıldönümüydü. Bu kez de İngiltere’de ırkçılığın boyutlarının ne olduğunun konuşulmasına yol açan örnek bir olay olarak ele alındı Lawrence davası. Independent gazetesinin ünlü yazarlarından Yasmin Alibhai-Brown örneğin, ırkçılığı konuşmanın hâlâ tabu olduğunu yazdı köşesinde. Geçen yıl yapılan bir araştırmanın sonucundan da örnekler vererek kaleme aldığı yazısına göre, her üç İngilizden biri ırkçı olduğunu kabul ediyormuş. Çarpıcı bilgilerden biri de geçen yıl İngiltere’deki okullarda tam 87 bin 915 olayın meydana gelmiş olması.

Lawrence olayının 20. yıldönümü nedeniyle ülkenin sol eğilimli gazetesi Guardian, önde gelen 20 siyaha ırkçılıkla ilgili görüşlerini sormuş. Bunlardan İngiltere’nin, bir zamanlar benim de yaşadığım semti Hackney’den seçilen, ilk siyah kadın milletvekili olan Diane Abbott, ırkçılıkla, göçmen karşıtı duyguların yeniden yükselişte olduğuna dikkat çekmiş. Tanınmış siyah müzik sanatçısı Keke Okereke “Toplum olarak 20 yılın ardından daha az ırkçı olduğumuzu düşünmüyorum” yorumunu yapmış.

Bunlar tabii önemli belirlemeler, ki yanlış olduğunu iddia etmek zor. Siyah oyuncu Ashley Walters ise farklı düşünüyor. Gazeteye yaptığı değerlendirmede daha umut dolu sözler sarf etmiş. Walters’a göre Stephen Lawrence olayı İngiltere’yi kendisini değiştirmeye itmiş, dolayısıyla bugün İngiltere’de ırkçılık artık zayıflamış durumda. Bunun doğru olması tüm kalbimle öyle olmasını isterdim doğrusu ama Walters gerçekten çok iyi niyetli biri belli ki. Buna kendisini bir hayli inandırmış. İngiliz toplumunun o seviyeye gelebilmesi için, ırkçılık karşıtı mücadelede bir hayli deneyim kazanmış antifaşistlerin kavgasının toplumun her katmanınca benimsenmesi gerekli her şeyden önce.

İngiliz toplumunda ırkçılık, diğer Avrupa ülkelerinden farklı olarak tabanda çok yaygınlık kazanmış değil. Bunda ülkedeki milyonlarca siyah ile başka ülkelerden gelen yabancıların oynadığı olumlu rollerin büyük payı var. Ticari yaşamında söz sahibi olan, emek-üretim sürecinde önemlice yer edinmiş bulunan bir yabancı topluluğu söz konusu. Bu nedenle yabancıya karşı, yaygın olan tahammülsüzlük duygusu ırkçılığa kadar varmıyor.

Ancak 11 Eylül saldırılarının, özellikle İslamofobinin gelişmesinde ciddi bir etkisi olduğunu anımsatarak, bunun Müslümanlar başta olmak üzere diğer yabancılara yönelen bir öfkeye yol açtığını da unutmamak gerek. Yabancıların, ülkenin değerlerine bir katkısının olmadığı inancı çok yaygın. Değerden sadece “Hıristiyan ile beyaz” olmayı anlayan bir yaklaşım var bunun temelinde, ki bilinçsiz kitleler üzerinde bir hayli etkili.

“Önyargı”, “ötekileştirme” gibi kavramlarla karşılaştırıldığında, ırkçılık elbette artık son ya da en uç nokta. İngiliz toplumu, korkunç örneklerine rağmen henüz bu noktaya gelmiş değil. Ancak bu tehlikenin büyüklüğü de göz ardı edilmemeli. Dünyanın en büyük insanlık suçlarından biri olan rkçılık konusunun yeniden tartışma konusu yapılmasına, trajik sonuyla bir anlamda aracı olmuş olan Stephen Lawrence’I saygıyla, sevgiyle anıyorum, bir kez daha.

Mehmet Erdemli 'ın Son Yazıları