Mehmet Erdemli
İkinci Bahar
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:47 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:47
Mehmet Erdemli'nin İkinci Bahar" başlıklı yazısı 1 Ocak 2013 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
İngiltere’de bu yıl, son 30 yılın en sönük Noel’inin yaşandığının söylenmesi kimse için sürpriz değil. En zengin mahallelerde bile, evlerin dışarıdan görülmesine özellikle önem verilen Noel süslemelerine pek rastlanmadı. Bu gerçekten Noel etrafında “ritüeller” oluşturmuş İngilizlerde pek sık rastlanan bir durum sayılmaz.
İngiltere’yi çok ama çok ciddi bir kriz bekliyor. Görünen o. Söylenen de. İşçi Partili önceki Başbakan Gordon Brown’un aldığı önlemlerle, üç yıl öncesinin büyük krizinden sadece “durgunluk”la çıkan İngiltere’de şaşırtıcı iflaslar yaşanıyor şimdi. Ülkenin en büyük elektronik eşya mağazası Comet, iflasını duyurdu yakınlarda ki bu beklenmiyordu.
Muhafazakar hükümetin krizle başa çıkabilme yöntemi de, malum, klasik (!): Sosyal hakları budamak. Hükümetin aklına, işçilerin, emekçilerin kazanımlarını ortadan kaldırmaktan başka bir çare(!) gelmiyor. Son bir yıl içinde kesilen sosyal yardımların haddi hesabı yok. Hükümet, hızla krize doğru giden ülkeyi krizden çıkarmak için yine muhteşem bir yol buluverdi. Yaşlılara verilen kış ya da yakıt yardımını kesecek.
Hükümetin vakıflardan sorumlu Devlet Bakanı Nick Hurd, toplumda yaygın olan yanlış bir inancı da kullanarak dile getirdi bunu. Emekli zengin yaşlıların da bu yardımlardan yararlandığı inancı bu. Oysa, zengin yaşlı emekli yok memlekette. Herkes biliyor bunu. Bir evi olan, bir de bireysel emeklilik parası alan her yaşlı “zengin” hükümete göre. Şimdi böyle olduğuna inandığı emeklilerin yakıt yardımlarını durdurma niyetinde muhafazakar hükümet. Bu tanıma giren milyonlarca emekli var oysa. Dolayısıyla, zengin olanlarından kesinti yapılacak yalanıyla kamu aldatılmış oluyor.
Hurd da bunun farkında olmalı ki, açıkca bir yasa hazırlamak yerine “kendilerine yakıt yardımı yapılan zengin emekliler bu yardımı vakıflara bağışlamalılar” çağrısında bulundu. Gerçekten, herkesin anladığı anlamda zengin olup da bu tür yardımlardan yararlanmayı sürdüren emekliler varsa, bunların belirlenmesi zor değil. Mal beyanı ya da benzeri bir zorunlu bildirimle ortaya çıkarılmaları çok kolay. Ama hükümetin amacı tabii ki bu değil. Bakanın çağrısı, bu konuda çıkarılacak bir yasanın habercisi aslında.
Ülke genelinde, belediyelerin finanse ettiği bakım evlerinde kalan 65 yaş üzeri yaşlıların sayısı 250 bin. Yaşlılara yapılan yardımların tutarı yılda 2 milyarı buluyor. Hükümetin gözünü diktiği miktar işte bu. Bunu ödemezse ekonomiyi düzelteceğine inanıyor. Muhafazakarlar da, Liberal demokratlar da birlikte koalisyonu oluşturduklarında özellikle yaşlılara yönelik yardımların korunacağı vaadinde bulunmuşlardı. Ama şimdi hükümet yeni bir tasarıyla bu yaşlılardan 100 bininin kendi masraflarını ödemesini, 20 bininin ise sahip oldukları mülklerini satmasını önermeye hazırlanıyor.
Muhafazakar Telegraph gazetesi söz konusu tasarının ipuçlarını yayınladı. Buna göre, yaşı 65’i aşmış emeklilerin birikimleri araştırılacak, tasarruf hesapları, mücevherleri gibi birikimleri olanlardan yıllık masraflarına 23 sterlin tutarında katkı yapmaları istenecek. Az gibi görünse de, bu birçok yaşlının altından kalkabileceği bir yük değil.
Zaten çok yaşlı bir nüfusa sahip olan İngiltere’de, birçok sorunla uğraşan yaşlılar için büyük bir darbenin gelmekte olduğu belirtiliyor. Buna karşın sivil toplum örgütleri ve yaşlılar için kurulmuş yüzlerce dernek de yakında protesto eylemlerine başlayacaklar.
Yani, bir süre sonra yaşamlarının “sonbaharlarında” olanların eylemleriyle karşı karşıya kalabiliriz.
Arap Baharı falan derken, bir de “Avrupa Sonbaharı” ile yüz yüze gelmek nasıl bir şey olur acaba?