Mehmet Erdemli
Ero
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:10 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:10
Cinsel yaşamın zenginliği konusunda İngiltere’nin de hatırı sayılır bir ünü var elbette. Bu nedenle İngilizlerin erotik kitaplara merak saldığı yolundaki haberler benim için şaşırtıcı değil. Yeterki çocukların konu edildiği kitaplar olmasın o okunanlar. Bunun dışında kim ne yaparsa yapsın.
İngilizlerin son yıllarda bu erotik kitap okuma meraklarının kaynağının, 52 farklı dilde yayınlanıp, doksan milyondan fazla satılan, E.L. James’in ‘’Gri’nin Elli Tonu’’ adlı aşk romanı olduğu söyleniyor. Her mahallede bulunan kütüphanelerde en çok istenen kitap buymuş meğer. Öyle ki bu kütüphanelerden alınan kitaplar arasında ilk üçe girmiş bu kitap. Aynı kitap geçen yaz boyunca da satışlarda ilk onda kalmıştı .Bu roman, üniversiteli bir genç kız ile zengin, yakışıklı, karizmatik bir adamın ilişkisini anlatıyor bildiğiniz gibi.
Lee Child’ın ‘’İlişki’’ ve ‘’ Aranan Adam’’ adlı kitapları da sözkonusu kütüphanelerden en çok alınan kitaplar arasında sayılıyor. Indigo Bloome’nin geçen yılın en çok okunan kitabı olan ‘’Destined to Feel’’ adlı erotik romanı da 11 bin 700 kez ödünç alınmış.
NE OLUYORUZ?
En “hard”ından en hafifine kadar porno sektörünün her ürününe rahatlıkla ulaşılan İngiltere’de erotizme bu dönüşün nedeni ne? Belli ki, elbette gerçekten ayağa düşürülmüş haz endüstrisinin kirlettiği cinselliğin hafif erotize halde izlenmesi ihtiyacı doğmuş. Bu iyi bir şey. Duygudan yoksun, sadece cinsel ilişkiye odaklanılmış pornonun aslında pek de istenen bir şey olmadığı bu sonuçlardan anlaşılabiliyor. Tamamen “temastan” uzak olmak değil, ölçülü bir temasın anlatıldığı eserlerde kimileri aşkın da cinselliğin de tadını aynı oranda alabiliyor. Bu ikisinin insani bir durum olduğu, porno sektörünün iğrençliğinden kişiyi uzaklaştırdığını söylemeye gerek yok.
Ancak erotik edebiyatın yaygınlaşması bu “haz endüstrisi”nin bir parçasıysa? Yani, porno sektörüne ısrarla karşmamış olanlara yönelik bir ürün stratejisi geliştirmiş olamaz mı bu endüstri? Kimi uzmanların erotik edebiyattan pornoya atlamanın kolay olabileceği yolunda endişeleri de var ki, kimilerinin bu endişesi haz endüstrisinin sevinci elbette. Hamilelik yaşının 12’ye düştüğü bir ülkede pornodan erotizme dönüşün de sevindirici olduğunu söylemeliyim. Çünkü porno sektörü gerçekten vahşi. Her kabul edilemez, kahrolası zevke ürün sağlayan bir sektör. Yetişkinlerin ne yapacaklarına karışacak halimiz yok ancak bu sektörün çocukların nesne haline getirildiği ürünlerine tahammül etmemiz de beklenemez ki, çok ama çok yaygın bu maalesef. Milyarlarca doların döndüğü bir pazar bu. Dolayısıyla ne ahlaki ne polisiye önlemler bunu durduramıyor.
Bu nedenle, erotik edebiyatın pornonun karşısına çıkarılması, desteklenmesi çok mantıklı geliyor haliyle. Bazı okullarda “hafif erotik” kitapların, çocukların birbirilerinin bedenlerinden, bedenlerinin işlevlerinden haberdar olmaları amacıyla okutulduğunu biliyoruz. Bunda bir zarar da yok. Buradan pornoya atlama tehlikesi ne olacak denecekse, orada yoğun bir eğitimin yanısıra çocuğun daha fazlasını merak etmesine olanak tanımayan bir çabanın gösterilmesi gerekecek elbette.
Porno o kadar kirlettiki her şeyi, erotizmden medet ummaya başladık.
Hayırlısı...