Vurguncuların Yeni Hedefi: Ahlatlıbel Tesisleri

11/11/2015 Çarşamba
Vurguncuların Yeni Hedefi: Ahlatlıbel Tesisleri

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi, 9 Kasım günlü toplantısında, “Ahlatlıbel Park ve Restorasyon Alanı”nı Çankaya Belediyesinden geri aldı.

Ahlatlıbel tesislerini görmediyseniz gecikmeyin, yok edecekleri anlaşılıyor.

Birdenbire Ankara’nın merkezinde betondan ve trafikten korunmuş bambaşka bir dünyanın içine giriyorsunuz. Düş gördüğünüzü sanırsınız. 180 dönüm orman;  “üzerine lütfen basın” uyarıları yazılı 25 dönüm büyüklüğünde çim saha; çocuklar için güvenli oyun alanları; basketbol, voleybol, golf sahaları, tenis kortu; koşu, yürüyüş parkurları, bisiklet yolları; temiz havada yiyecek olanakları. Çok da ucuz hizmet sunuluyor. Hafta sonlarında 50 bin kişi geliyormuş. Gecikmeden giderseniz 245 dönüm büyüklüğünde bir cennette birkaç saatinizi geçirirsiniz.

Ahlatlıbel Tesisleri, bir protokolle Çankaya Belediyesine 1993 yılında devredilmişti. O yıldan bu yana çok iyi korundu. Bülent Tanık’ın belediye başkanlığı döneminde iyice elden geçirilerek yenilenmişti.

Ankara Büyükşehir Belediyesinden 10 Kasım günü yapılan açıklamada; protokole aykırı davrandığı için geri alınmasına karar verilmiştir deniliyor. Protokole aykırı uygulamalar şöyle sıralanmış: “Belirlenen gelir getirici inşaatların projeleri ve ruhsat iskânları hakkında herhangi bir onay alınmaması, tescil işlemlerinin yapılmaması ve elde edilen kira gelirlerinin bildirilmemesi.” Şimdiden bilinemez, yargı karar verecek ama ilk bakışta bu gerekçeler uyduruk gibi görünüyor.

Nitekim aynı gün Çankaya Belediyesi, Büyükşehir Belediyesini yalanlayan bir açıklama yaptı. Açıklamada; “2014 yılında Çankaya Belediyesi’nin yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle söz konusu alanın devri için Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açılmıştır. Mahkeme, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin iddialarının yersiz olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir” deniliyor ve hukuk yollarına başvurulacağı belirtiliyor.

Çankaya Belediyesi, protokole aykırı uygulamalar yapmışsa ve AKP’nin çoğunluğunu oluşturduğu Büyükşehir Belediye Meclisinin eline, geri alabilmesi için fırsat vermişse, Belediye Başkanlığı bu davranışının hesabını vermekte zorlanabilir. Dileyelim ki; Çankaya Belediyesi haklı olsun ve yargı yerlerinde gereğince savunabilsin.

Aslına bakarsanız İ.Melih Gökçek’in, yapılar planlara mutlaka uygun olacak diye bir derdi yok. Plan, program gibi kavramları işine geldiğinde kullanıyor. Sözgelişi Eskişehir yolu üzerinde CEPA alışveriş merkezinin hemen arkasındaki otopark alanına Ocak ayında alınan “tadilat” ruhsatıyla 20 katlı süper lüks bir “rezidans” yapılıyor. Bitmek üzere. Büyükşehir Belediyesi bu hukuksuzluğu görmediği gibi nedense Çankaya Belediyesi de bir türlü görmüyor.

İ. Melih Gökçek, birkaç yıldır, Dikmen Vadisine; ODTÜ yerleşkesine; zaten epeyce azalmış olan ormanlık alanlara; Eymir gölü ve çevresine gözünü dikti.

Özellikle de son birkaç ayda Çankaya’yı fazlaca kurcalamaya başladı. Ekim ve Kasım aylarında açtığı ihalelerle Dikmen vadisinden başlayıp,  ODTÜ ormanını çevreleyen ve Eymir gölü sınırlarına değin uzanan alanda ne kadar taşınmazı varsa satışa çıkardı. Bu satışlardan 772,3 milyon lira gelir bekliyor.

Aşağıdaki çizelgeye taşınmazların ada ve parsel numaralarını da yazdım. Dilerseniz [ https://parselsorgu.tkgm.gov.tr/ ] köprüsünden yerlerini sorgulayabilirsiniz.

 

Taşınmazlar satışa çıkarılmadan önce elbette planlar değiştirilerek yüksek yoğunluklu konut ve ticaret alanları öngörülüyor ki; satacak konut sayısı olabildiğince çoğalsın.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin Ocak-15 Ekim/ 2015 arasında aldığı 1155 Meclis kararının, birkaçı dışındakilerin hepsi imar planı değişikliğine ilişkin.

Bir kentin planıyla bu denli çok oynanıyorsa, akıllara planlama değil vurgunculuk gelir.

Öyle de olduğu görülüyor: daha önce sattıkları taşınmazların üzerinde bugün 40-50 katlı devasa yapılar yükseliyor. Televizyonlarda, billboardlarda, ürettikleri yeryüzü cennetlerinin reklamlarını görüyoruz. Mallarını, orman içinde, göl manzaralı gibi özendirici sözler eşliğinde sunuyorlar. Satacakları taşınmazların üzerlerine de 40-50 katlı yapılar yükseldiğinde ne orman kalacak, ne de göl.

Şu gerçeği vurgulayıp bitireyim: Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde toplam 139 üye var. AKP, Ankara’da son yerel seçimlerde %44,82 oranında oy aldı. Mecliste 99 üye ile temsil ediliyor. CHP, %43,82 oranında oy almasına karşın 25; MHP ise %7.77 oranında oy almasına karşın 14 üye ile temsil ediliyor. Muhalefet partileri, oyların yaklaşık %60’ını almış olmalarına karşın meclisteki üye sayılarının toplamı AKP’nin yarısına yaklaşamıyor. Bu nedenle de Mecliste sonuç alabilmelerine olanak yok. Ama şu unutulmamalı: muhalefet, mazeret üretme yeri değildir. İstenirse etkili yollar bulunabilir.