KYK ve yurtlarda 
kaç-göç uygulaması

04/10/2013 Cuma
KYK ve yurtlarda 
kaç-göç uygulaması

Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK), 2013 yılında çağ dışı bir uygulama başlattı! Birçok ildeki kız ve erkek yurtlarını ayırıyor. 8 ilde 16 bin öğrencinin barındığı yurtları ayırmakla işe başladılar. Ülkede 227 karma yurt var. Kısa süre içinde karma yurtlar tarihe gömülecek.

Uygulamayı, Samanyolu gibi dinci yayın organları “Velilerin gözü aydın” gibi sözlerle duyurdu. “Kız ve erkek yurtlarının ayrılması” denilince, bugüne değin aynı binaları paylaşıyorlarken şimdi vazgeçildiği anlaşılmasın: Karma yurt denilen yurtlarda, kız ve erkekler aynı binalarda kalmıyorlardı. Kafeterya, kantin, yemekhane, varsa kütüphane gibi sosyal tesisler ortak kullanılıyordu. Yeni uygulamayla, kız ve erkek yurtları ayrı semtlere taşınıyor ve ortak alanların kullanılmasının ortamı yok ediliyor. Bakan Suat Kılıç, “Okullarında zaten birlikteler” diyor. Mutlaka “İslami bir amaç” aramamalıymışız, “incitici” oluyormuş.

“Yurtları ayıracağız” diye öğrencileri perişan ettiler. Okullarının yanındaki yurtlarından çıkarılanların saatleri yollarda geçiyor. İzmir’de Ege Üniversitesi öğrencileri, İnciraltı’ndaki yurtlara yönlendirildiler. Okul-yurt arası 3 saat sürüyormuş. Onlar da okullarının yanına çadırkent kurdular.

Yükseköğretim öğrencilerinin öyle devasa sorunları var ki, KYK, öncelikle bunlarla ilgilenmesi gerekirken, algı yanılsaması oluşturarak karma yurtlara takmış durumda.

Kurum, yükseköğretim öğrencilerine burs ve öğrenim kredisi veriyor, barınma sağlıyor. 2012-2013 öğrenim yılına değin katkı kredisi de veriyordu, öğrenime katılım payı alınmasından vazgeçilmesiyle bu krediye gerek kalmadı.

KYK, milyonlarca öğrenciye hizmet veriyor. Belki de bu nedenle paylaştırılamamış, bağlı olduğu bakanlıklar çok sık değiştirilmiş. 1961 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak kurulmuştu 1970’de Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlandı, 1983’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 2009’da ise Başbakanlığın bağlı kuruluşu yapıldı, 2010’da Başbakanlığa, 2011 yılında ise Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlandı. Şimdilik, Suat Kılıç’ın patronluğunda yönetiliyor.

Kaç-göç uygulamasına, Suat Kılıç döneminde başlandı. 2013 yılı Strateji Raporu’nda “Öğrencilere hizmet verilirken, uygulamaların toplumsal değerlere uygunluğuna önem vermek” sözleriyle anlatılan bir hedef de belirlendi. Suat Kılıç, kurumun genel müdürünü değiştirdi ve başına İlahiyat Fakültesi’nden bir profesör getirdi. Ne de olsa bu işleri en iyi onlar biliyorlar.

Kurumun yayımladığı belgelerin hiç inandırıcılığı yok. 2013 Strateji Raporu, önceki raporlardan kes-yapıştır yöntemiyle hazırlanmış. 2011 yılı hedeflerini bile ayıklamamışlar, bir bölümü aynen duruyor. Üstelik rapordaki sayılar, kendi içinde bile çelişiyor. Sözgelişi 7 sayılı çizelgesinde, en konforlu Model 1 ve Model 2 olarak adlandırılan yurtların 2013 yılında yaklaşık 13 bin 400 yatak kapasitesinde olduğu yazılı. Oysa aynı raporun “Performans Hedefi” çizelgesinde, bu yurtların 2011 yılında 57 bin 29 yatak kapasitesinde olduğu belirtiliyor. Raporda, yurtların toplam kapasitesinin 203 bin olduğu yazılı. Oysa kurumun başkanı, 24 Ağustos günü YURTKUR’un 362 yurtta 309 bin yatak kapasitesiyle hizmet verdiğini 2013 yılında yurtlarda 269 bin öğrencinin barındığını söyledi. Hangi sayıya inanacağınıza, artık siz karar verin. Bu arada her yıl yayımlanması gereken faaliyet raporlarının da dört yıldır yayımlanmadığından söz edelim. En son 2008 yılına ulaşabiliyorsunuz.

Biliyorsunuz, yurt yapımına TOKİ’yi de bulaştırdılar. Basında yer alan haberlere bakılırsa 40 ilde, beş yıldızlı, 64 yurt yapacakmış. Oysa öğrencilerin yüzde 70’i, dört kişilik ve ranzalı odalarda kalıyor.

KYK, burs ve öğrenim kredisi de veriyor. AKP döneminde öğrenim kredisi büyük ölçüde artırıldı. Cari sayılarla 2004 yılında 534 milyon lira öğrenim kredisi verilmişken, 2012 yılında 1 milyar 386 milyon lira verildi.

AKP, borç vermeyi seviyor. Borcun geri ödemesi, okulun bitmesinden 2 yıl sonra başlıyor. İş bulamazlarsa birer yıl ertelenmesi istenebiliyor. Elbette faiz karşılığında ve bunun da bir sınırı var. Ödenmezse icra yoluyla alınıyor.

Bu arada Sayıştay’ın 2012 yılı KYK Raporu’ndaki bir bulgudan söz etmeliyim: Raporda, öğrenim ve katkı kredisi borçlularının listelerinin güvenilir olmadığı, kurum yetkililerinden alınan listelerle, muhasebe kayıtları arasında önemli farklar olduğu belirtiliyor. Bu bilgiyi şu nedenle yazdım: Kurum, alacağının hesabını tutmamış. İstemediğinden almayacak.