İzzettin Önder
Akla zarar üç konu
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:52 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:52
İzzettin Önder'in “Akla zara üç konu” başlıklı yazısı 04 Mart 2013 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Geçen haftalarda toplumu tedirgin eden üç konunun işlenmesine tanık olduk. Başbakanın gündemi daima elinde tutma endişesi, iradî geliştirilen projelerle dışarıdan sızdırılan haberlerin iç içe geçerek, kimin neyi niçin yaptığı fazla belirginleşmeden, zihinleri kurcalayıp bulandırırcasına resmi geçit yapmalarına yol açmıştır. Bu sistem, yorum ve karine yoluyla bazı sorunlar hakkında kısmen fikir sahibi olmamıza neden olurken, öyle anlaşılıyor ki, çok önemli başka sorunların da dikkatlerden uzak tutulmasına hizmet etmektedir. Neyin gerçek neyin hayal ürünü olduğu kuşkusu altında şu üç konu bence oldukça önemlidir.
Bir defa, bir “zenci” edebiyatıdır gidiyor. Hikaye ABD’de Rosa Park adlı bir zenci kadının otobüse arka kapıdan binmediği ve beyaz şahsa kalkarak yer vermediği için gelişen olaylarla başlatılan mücadelenin, 1964 yılında Yurttaş Hakları Yasası’nın kabulüyle neticelenmesini anlatır. ABD’de ilk dönemlerde ikinci sınıf vatandaş olarak kabul görmüş olan zenciler, uzun ve zorlu mücadelelerle beyazlarla eşit haklara kavuştu ve bugünlere gelindi. ABD’de zenci mücadelesi süreci ile Türkiye’de yaşananlar arasında, politik alanda polemik yapılarak toplumsal zıtlaştırma oluşturma niyeti dışında nasıl bir ilişki kuruluyor, anlamış değilim. ABD’de zenciler tarihsel kalkışları ile haklarını alırken, yoz ve intikamcı mantıkla beyazlara zarar vermediği gibi, beyazları da kendilerini de emperyalizmin kucağına atmadılar. De jure eşit olanlar de facto farklı olsa da, zenciler bazı hakları aldıklarında, hatta bugün temsilcilerini iktidara taşıdıklarında da, “zenci” söylemiyle toplumu kandırarak intikam duyguyla zıtlaştırma ve bu yolla eylemlerini pekiştirme yozluğuna soyunmadılar.
Yazının tamamını soL Gazetesi'nde okuyabilirsiniz...