Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Fadime Uslu

Fadime Uslu

Pan’ın Labirenti ve çıkış yolu

Etik ahlâkın vicdani sorumluluğu sende olduğunda, kapı kilitliyken doğruda durmaktan ödün vermediğinde, değiştirme kudretini birlikte sırtlandığında kilidin mantığını kıracak yeni eşikler, yeni kapılar hep kurulur.

Yayın Tarihi: 02.02.2026 , 00:07 Güncelleme Tarihi: 02.02.2026 , 00:10

“Kapı kilitli.”

“O halde kendine yeni bir kapı yarat.”

Guillermo del Toro’nun yönettiği Pan’ın Labirenti filmindeki bu mini diyalog, insanlığın en zor zamanlarda verdiği kararların özeti gibi. 

Çünkü kapılar genellikle kilitlidir. Ve genellikle kilit kapıda değil; alışkanlıkta, dilde, korkuda, hepsinin içine sızan kabulün sessizliğindedir. 

Franco dönemindeki cumhuriyetçilerin direnişini, direnişe karşı açılan savaşı gösterirken kapılarla kilitlerin işleyiş mantığını sergiler Del Toro. Kim konuşur, kim susar, kapılardan kim geçer, kim orada bekler? Dahası, kim “yerini bilir”?1

Filmde faşizmin kapattığı kapılardan çıkış yolu arayan bir çocuğun, Ofelia’nın serüveninin izini süreriz. Yönetmenin çocuk karakter seçmesi boşuna değil. Çünkü çocuk, iktidarın dilini henüz içselleştirmediğinden onun duyuşundaki hakikat kendiliğindendir. 

Ofelia’nın kapalı kaldığı kapandan çıkışı, güçlü olanın kapısından geçerek olmaz. Çıkış, insanın kendi içinden doğan etik karardan gelir. 

Yeni kapıyı masalın aracılığıyla Ofelia yaratır. 

Del Toro genel olarak toplumun “öteki” ilan ettiği canavar mitini ters yüz eder. Asıl canavarın iktidarın normalleştirdiği şiddet olduğunu söyler. Tehdit öteki değil, iktidarın kendisidir.   

Filmde masal, faşizmin tahakkümüne karşı direnç hattını çizen bir karşı dil olarak kullanılır.

Masalı var eden ve onun evreninde yaşayan Ofelia, şiddetin sıradanlaşmasını bozan bir etik gözdür.

Masalın doğası rejimi iki cepheden parçalar. İlki, rejimin iç gerçeğini farklı bir dille göstermek. Sistemin bastırdığı arzuları değil, sistemin bastırdığı etik sezgiyi işin içine dahil etmek. 

Faşizm, itaat talep eder. Masal, görev verir. Görevi üstlenen kişi sınanır, seçimde bulunur, fedakârlık yapar. Del Toro’nun kritik hamlesi de buradadır. “İtaat” ile “ahlâk”ı birbirinden net olarak ayırır. Ofelia’nın masal sınavlarında şu sorular vardır: Doğru olan nedir? Emredilen nedir? Hangisi insanı insan yapar?

Ofelia, hiçbir şey yememesi gereken bir masada sergilenen meyvelerden yer. 

Kardeşinin kanını akıtmaya itiraz eder. 

Tüm bunlar onun insani kararıdır. Kardeşini savunması sırasındaki eylemindeki mesaj, doğruda kalmanın, doğruyu savunmanın fedakârlığıdır. 

Del Toro’nun “Yeni bir kapı yarat” cümlesindeki mesaj ise şudur:

Anahtar arama!

İzin isteme! 

Kuralın içine sığınma!

Yeni bir eşik kur! 

Del Toro, doğruda durmanın sorumluluğunu verir karakterine. Ofelia, bunun bedelini öder. Direncinin kaynağında, şiddete alışmaya karşı verdiği red yanıtı vardır.  Onun reddi, insanlığın onurunu sırtlanır. 

Filmin yüreğindeki iki cümle oyuncak tren gibi döner durur:

“Kapı kilitli.”
“O halde kendine yeni bir kapı yarat.”

İktidarın kapısı, “yerini bil” düzenidir. Bu komutu veren komutan Vidal’in düzeninde her şeyin yeri bellidir. Kurduğu mekânda her şeyin konumu, işleyişteki ritmi bellidir. İnsanlar nesneleşmiş, kapana kısılmış hâldedir. 

Bu yüzden “Kapı kilitli,” cümlesi bir rejimin izahıdır. 

Kapı kilitliyse, geçiş hakkı sende değildir. 

Kapı kilitliyse, gerçekliğin anahtarı sende değildir. 

Anahtarın varlığı bazen sadece düzen içinde dolaşma iznidir. Bu, simgesel şiddetin türediği yerdir; iktidar zorla değil doğal görünen bir hiyerarşiyle biteviye işler.2

Hiyerarşi mobilya düzeniyle bile kurulabilir. 

İktidarın masasında kim oturur? Kim ayakta kalır? 

Masalara çıkan koridordan kim geçer? Kim orada bekler? 

Bunu Del Toro, kötülüğü sistemli bir biçimde üreten mekanizmayla gösterir filminde. Komutan Vidal’in kötülüğü bir iş gibidir. Şiddet bir anlık taşkınlık değil, bir yönetim tekniği olarak iş görür. Benjamin’in dediği gibi, tarihin durmaksızın ilerlediği yanılsamasıyla beslenir. Olağanüstü hâl bir sapma değil, kuraldır. 

İspanya’nın 1944 Franco dönemini anlatan ve yirmi yıl önce yapılan Pan’ın Labirenti’ni geçmişe ait saymak kolaycılık olur. Film, tarihi bugüne taşır. 

Bugün kapılar değişti. 

Kapılar bazen bir erişim iznini, algoritma düzenini; masalar ise bir platformu, bir makul söylemi karşılıyor. 

Biyopolitika dediğimiz yerde iktidarın hedefi yalnızca itaat değil, kontrol düzeniyle yaşamın kendisi oluyor. 

Ofelia’nın masalı tarihin olağan akışını frenler. Masal, imkânsızlık fikrini askıya alarak, reddiyeyi mümkün bir boşluk bırakır. 

“Yeni bir kapı yarat” cümlesi bugün daha yakıcı bir biçimde değerlendirilebilir. Kapıyı açamadığında, anahtara sahip olamadığını her defasında anımsadığında.

“Yeni bir kapı yarat” demek, geleceğe güvenmek değil, şimdiye müdahale etmektir. Benjamin’in deyimiyle bu kurtuluşun ertelenmesi değil, şimdinin içinden çekip alınmasıdır. 

Oysa etik ahlâkın vicdani sorumluluğu sende olduğunda, kapı kilitliyken doğruda durmaktan ödün vermediğinde, değiştirme kudretini birlikte sırtlandığında kilidin mantığını kıracak yeni eşikler, yeni kapılar hep kurulur. 

  • 1

    Pan’ın Labirenti faşizm ve masal ilişkisine dair Del Toro söyleşisi için bkz. “Pan person: Guillermo del Toro talks to Mark Kermode about Pan’s Labyrinth” BFI/Sight&Sound, 25 Haziran 2020.

  • 2

    Pierre Bourdieu,Eril Tahakküm, Çev. Bediz Yılmaz, İst. Bağlam yayınları 2014.

Fadime Uslu 'ın Son Yazıları