Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Burak Gürbüz

Burak Gürbüz

Sermaye İçin Yeterince Ayak Takımı Var mı?

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:01 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:01

Ayak takımı da denilen niteliksiz işlerde çalışan emekçiler, günümüz gelişen kapitalist toplumlar için vazgeçilmez sınıflardır. Bunun bir nedeni yeni üretim süreçleri her ne kadar nitelikli, kalifiye emekçilere daha fazla ihtiyaç duyulmasına neden olsa da, her zaman yapılması zor işlerde çalıştırılacak kişilere ihtiyaç duyulacaktır. Peki bu kesim yani niteliksiz işlerde çalışan kesim Türkiye'de ne durumdadır? Daha doğrusu kendisini yenilemekte midir? Yoksa sayıları gittikçe azalmakta mıdır? Bunun için TUİK'in Hane halkı verilerinden yararlandık. İlk olarak Niteliksiz işlerde çalışanları zaten TUİK vermekteydi. Amaç ama bu grubun kendisini yeniden üretip üretmediğine bakmaktı. Bunun için niteliksiz işlerde çalışanların tanımı içine okuma-yazma bilmeyenlerle, okuma yazma bilip de okula gitmemişleri aldık. Tabii bu kategori içinde “kıroyum ama para bende” ciler de yer alabilir ama en azından bu kesimin bir ilkokul veya ortaokul diplomasına sahip olabileceğini düşündük. Yani okuma yazma bilemeyecek kadar durumda olanların arasında sermayedar çıkabileceğine pek ihtimal veremedik. Her neyse, eğer okuma yazma bilmeyenlerle, okuma yazma bilip ama hiç okula gitmemişleri niteliksiz işlerde çalışanlar sınıfına dahil olan emekçiler olarak tanımladığımızda, bu kesimin eğitimden aldığı paya ve toplam kentli nüfus içindeki payına baktık. Böylece TUİK'de hane halkı reisinin okuma yazma bilmediği, okula gitmediği kesimlerin eğitimden aldıkları paya baktık. O zaman daha önce niteliksiz işlerde çalışanların tanımı içinde verdiğimiz okuma yazma bilmeyen, okula gitmeyen hane halkı reisinin bağlı bulunduğu hane hangi eğitimden ne kadar pay aldığını öğrenmeye çalıştık. Bakalım acaba eğitimsiz, niteliksiz işlerde çalışanların çocukları yine babaları gibi okumuyorlar mı, yoksa okuyorlar mı? Okuyorlarsa eğer hangi eğitimden daha fazla yararlanıyorlar? Yüksek? Orta? Lise? vs...

Tablo 1: 2008 yılı itibarıyla Hane halkı reisinin okuma yazma bilmediği ve hiç okula gitmediği hanelerin toplam eğitim içindeki ortalama eğitim harcamaları

Yukarıdaki tabloya baktığımızda okuma yazma bilmediği hiç okula gitmediği hane halkı reisinin ailesi de nüfuslarına oranla eğitim harcamalarındaki payları 1'in çok altında çıkmaktadır. Özellikle kentlerde yaşayan yaklaşık 1 milyon hane halkının toplamdaki eğitim payları çok düşük çıkmaktadır. Toplamda nüfuslarına oranla en fazla eğitimden aldıkları pay lise eğitimi çıkmaktadır. En düşük pay ise yüksek öğretimdir. Bu durum şunu ifade etmektedir. Niteliksiz işlerde çalışanların çocukları da babaları gibi niteliksiz işlerde çalışacaklardır. Eğitimden aldıkları pay bunu göstermektedir. Belki babalarına nazaran, çünkü onlar okumamışlardır, daha iyi okumuş olacaklardır ama bu onları nitelikli işlerde çalışmaları için yeterli olamayacaktır. Çünkü günümüzde lise diploması sahip olmak nitelikli işlerde iş bulmak için yeterli olamamaktadır. Kentlerde yer alan ve 1 milyon civarındaki hane halkının ki en az 4 ile çarparsak (hane reisi, eşi, ve 2 çocuk) yani kabaca 4 milyon kişinin gelecek için ümitleri pek yoktur. İşte bu kesim bir yandan niteliksiz işlerde çalışan emekçilerin kendi kendilerini ürettiğini bizlere gösterirken diğer yandan toplumdaki işsiz, avare dolaşan kesimlerin de çoğalmasına neden olacaktır. O zaman sermayenin kendisi için gerekli olan niteliksiz işçi rezervi sürdürülebilir olmaktadır. Bunlar aslında kimlerdir? Temizlik işçileridir, otopark değnekçileridir, mantar gibi biten site ve apartman kapıcılarıdır, zenginin fedaisidir, mafya reisinin has adamıdır vs... vs... Okuma yazma bilmeyen ve okula gitmemiş babanın çocuğu da yine onun yolunda ilerlemektedir. Tek farkı belki yaşamın babalarının zamanına göre daha acımasız olmasıdır. Babalarının yolunun yol olmadığını görmeleri, eğitimden de pay alamayan bu çocukları illegal işlere itecektir. Zaten toplumda illegal işlerin çoğalması biraz da sosyal devletin ortadan kalkmasıyla doğru oranda artmamış mıdır? Kentlerde yaşayan babaları eğitimsiz, çocukları az eğitimli en az 4 milyon kişi vardır... Her şeye gebe en az 4 milyon insan...

Burak Gürbüz 'ın Son Yazıları