Şubat soğuklarında İtalya…

04/02/2012 Cumartesi
Şubat soğuklarında İtalya…

Sibirya’dan gelen soğuklar, İtalya’yı da kuzeyden güneye sarmaladı. İliman geçen kısa alışan İtalyanlar, sıfırın altında seyreden sıcaklıklarda buz, kar ve kuzey rüzgarıyla içiçe yaşıyor bugünlerde.

İtalya’yı ekonomik krizden çıkaracak teknik hükümetin başbakanı Mario Monti, işsiz gençlerin sayısının yüzde 31’e tırmandığı ülkede gençlere “Artık sabit iş yok, unutun! Boş yer hayal kurmayın. Üstelik güvenilir iş, monoton da!..” diye seslenince , gitgide umutsuzluğa kapılan İtalyan gençleri, Monti’yi sanal ortamda protesto etmeye başladı.

İşsiz İtalyan gençleri evde oturuyor
Teknokrat hükümetin yeni reçetesiyle şekillenen ekonomik manevra paketinde artık ise almanın ve işten adam çıkarmanın bir imzaya baktığı İtalya’da daha da ürkütücü olan, işsiz İtalyan gençleri umutlarını yitirdikleri için artık ne iş arıyor ne de üniversite eğitimini sürdürüyor.

Katolik yobazlardan tiyatroya tehdit
Geçtiğimiz günlerde İtalyan tiyatro yönetmeni Romeo Castellucci’nin “Tanrı’nın oğlunun çehresinin tanımı üzerine” başlıklı yapıtında İsa peygambere hakaret edildiği ve sövüldüğünü öne süren radikal Katolikler, Milano’daki Franco Parenti tiyatrosu yönetimini tehdit etmişti.

İtalya’nın Avrupa’da tanınan yönetmenlerinden biri olan Castellucci’nin yönettiği yapıtta çocukların Antonello da Messina imzalı İsa portresine taş fırlattığı sahne, geçtiğimiz sonbaharda Fransa’da sahnelenen oyunun radikal Katolikler tarafından protesto edilmesine neden olmuş. Thèatre de Ville’de sahnelenen yapıta gelen tehditler üzerine tiyatro yönetimi güvenlik görevlilerini çağırmak zorunda kalmıştı.

Dizanteriye yakalanan yaşlı bir babanın öyküsünü anlatan oyunun bir başka sahnesinde İsa peygamberin yüzünde “Sen benim Çoban’ım değilsin” yazısının belirmesi de radikal Katoliklerin tepkisini çekmişti.

Oyun Parenti’de geçtiğimiz hafta sahnelenmeye başladı ama seyirciler tiyatronun kapısından içeri girinciye kadar, tehditler sürdüğünden güvenlik kordonu tarafından geçmek zorunda bırakıldı.

Tartışmalı oyunun yönetmeni Castellucci, İsa portresine taş atan çocuklar sahnesinin İtalya’daki oyunda çıkarıldığını anımsatsa da, yapıtın kesinlikle İsa peygamberi hedef alan bir küfre ve hakarete yer vermediğini savunuyor..

Fransa’daki aşırı sağcı sitelelerde faşist militanların alevlendirdiği, ardından İtalya’daki Musevi karşıtı dinci Katolik grupların desteklediği tepkiler, Çizme’de karanlık bir döneme girildiği yönünde yorumlanıyor.

Costa Concordia’da çocuk işçiler de kayıp
Costa Concordia 13 Ocak günü Gılgio adasının yanı başına sulara gömüldü. Kaybolan onlarca yolcu, dev geminin yakıt deposunda denize yayılmaya başlayan ve çevre kirliliğine neden olması beklenen kimyasal maddeler, lüks gemiyi herkesden önce terk eden kaptan Schettino’nun sorumsuzluğu, armatörlerin daha fazla kar sağlamak amacıyla kapasitenin üzerinde taşınan yolcular gibi birçok soru işareti barındıran Costa Concordia kazasında bir başka gerçek de, gemide yaşları 13-18 arasında değişen ve hamallık yaptıkları belirtilen çocuk işçilerin kaybolduğu yönünde. Bir ihbarı değerlendiren savcılık, kayıp çocuk işçiler konusunda da soruşturma başlattı.

Futbolda mafya gölgesi
Birçok ülkede futbol, skandalların gölgesinde oynanmaya devam etse de İtalya’da işin içine organize suç örgütlerinin gölgesi de düştü, Geçtiğimiz aylarda İtalya’da B ve C liglerinin yanı sıra yıldız takımların top koşturduğu A liginde de bazı karşılaşmaların önceden satın alındığı iddia edilmişti. Cremona ve Bari savcılıklarının yürüttükleri çok yönlü soruşturmadan ortaya çıktığı kadarıyla, Çizme’yi sallayan futbol skandalında A liginde de 14 maçın önceden satın alındığı kanıtlandı.

A liginde aralarında Napoli, Brescia, Roma, Inter, Palermo. Cenova, Lecce, Lazio, Sampdoria, Parma, Chievo, Bologna gibi takımların isminin geçtiği hileli maçlarda bahis mekanizmasının mafya gölgesinde şöyle işlediği belirtiliyor.

Öncelikle uluslararası çapta faaliyet gösteren bahis çetesi, ilkin satın alınması hedeflenen maçları belirliyor. Bu trafikte kilit isim, İtalyanların ‘Zingaro/Çingene’ diye adlandırdığı bir şahsiyet. Çingene’nin adamları karşılaşma öncesi seçilen takımlardaki bazı futbolculara yanaşarak para teklifinde bulunuyor. Çete genelde satın alınacak takımın oyuncusu ya da birkaç oyuncusuna eski bir futbolcu aracılığıyla ulaşıyor.

Aralarında kaleci,kaptan ve savunmada görev yapan iki oyuncunun da yer aldığı bir A ligi takımının oynayacağı maçı önceden satın almanın karşılığı ise, 200 bin avro. İletişime geçilen futbolculardan yeşil ışık gelecek olursa çete, takımın konakladığı otele yerleşiyor. Paranın bir bölümü karşılaşma öncesi aktarılıyor. Böylece maç satın alınmış oluyor. Herhangi bir nedenle satın alınan maç, çetenin istediği gibi sonuçlanmazsa futbolcular aldıkları parayı geri veriyor. Maç çetenin öngördüğü gibi sonuçlandığı zaman ise futbolculara geri kalan ödeme yapılıyor.

Kış renklerine bürünen İtalya’dan hep umutsuz haberler aktardım. Virginia Woolf’un, 1906’da kızkardeşi Vanessa ve arkadaşı Violet Dickinson’la birlikte çıktığı Akdeniz türünün İtalya ayağında tuttuğu günlüklerden kısa bir alıntıyla noktalayalım.

Woolf’un, Mattioli’den çıkan “Yolculuk Günlüğü” adli kitabında 6 eylülde Siena’ya ulaştığını öğreniyoruz: “Akşam saatlerinde ulaştığımız Siena’da büyüleyici bir manzara vardı, 13. yüzyıl İtalyan ressamlarının kaleminden çıkan peyzajlara benziyordu: Zirveleri sivri mavimtrak tepeler, arka planda ağaçlar, maviye çalan grimsi sularıyla Arno nehri…“

[email protected]

ÖNCEKİ YAZILARI

Gerçeklere göz yumanlar 08/04/2017 Cumartesi
Caravaggio ve engizisyon yargıcı 11/03/2017 Cumartesi
Bağnaz Katolik doktorlar 25/02/2017 Cumartesi
'Tinissima' 18/02/2017 Cumartesi
Cavriago’daki Lenin 28/01/2017 Cumartesi
Tacizci kardinaller 21/01/2017 Cumartesi
David Lazzaretti cinayeti 31/12/2016 Cumartesi
Yüzyılın dolandırıcılığı 10/12/2016 Cumartesi