Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Alper Kaya

Dinamo Mesken

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:12 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:12

1980, her yönüyle Türkiye için karanlık bir sayfa. Az konuşulsa, yok sayılsa da futbol için de ciddi yaptırımların görüldüğü Metin Kurt gibi emekçilere adı şimdilerde “mobbing” konulan psikolojik şiddetin ağababasının yapıldığı yıllardı.

İlla ki bireysel bazda olmadı tabii ki baskılar bu ülkede bir futbol kulübü konumlandığı semtin solculuk geçmişi ve kulübünün adı nedeniyle kapatıldı. Resmi evraklardaki ismiyle Ertuğrulgazi Gençlik ve Spor Kulübü, gayriresmi ismiyle “Dinamo Mesken”, Bursa’nın Mesken semtinin takımıydı.

Roller, Dinamo Kiev ile Bursaspor’un maç yaptığı dönemde belli olur. Mesken semtinin gençleri kahvehanelerde yaptıkları muhabbetlerle bu işin temellerini atar ve bir dernek kurar ve sahaya inerler.

İniş o iniş. Semtin solcu kimliğine mukabil beynelmilel bir siyaset yaklaşımıyla ülkücüsünden solcusuna hiç ayrım yapılmadan futbolcular forma şansı bulmaya başlar Dinamo Mesken’de. Sportif anlamda bir başarı elde etmekten çok sporcu yetiştirmeyi düstur edinen ve yöneticilerinin 20-25 yaşlarında olduğu bir kulüp günümüz şartlarında bile imkansıza yakınken onlar bunu 1980’lerde başarmışlar.

Ne çare, adını koyamadığı her şeyi yasaklamasıyla kendini meşru kılmayı hedefleyen darbe yönetiminin kraldan çok kralcıları Dinamo Mesken’i mesken tutar bir kere! Kılıfını uydururlar, kulübü adeta “coptan geçirirler”.

Coplu işkenceler iki gün sürer. Hep aynı sorular tekrar tekrar gelmektedir: Hangi örgüt için çalışıyorsun, hangi örgüt için para topluyorsun, kimlerdensin, necisin, silahları nereden temin ediyorsun, vesaire vesaire.

İşbu sindirme politikası gerçek anlamda bir silme işlemine dönüştüğünde gencecik adamlar işin ciddiyetinin doğal olarak farkında değildir. Emniyetten izinli olarak kulübün deplasman giderleri için esnaftan para toplamaları, “Örgüt adına haraç toplamaya” dönüştürülmüştür. Kulüp kapatılır.

Yusuf Hayaloğlu şiirinden bir dizedir adeta artık Dinamo Mesken: “Bazı sorumluluklarımız vardı, hayata ilişkin / Bazı basit sorularımız / Anlaşılır bazı sorunlarımız / Göğsüm daralıyor, yüreğim kanıyor / İncinmeseydi gençliğimiz böyle”

Isıtmaz derler Mesken’in güneşi için, o vakit sönmüştür söndürülmüştür. Günümüzde ufacık iddialar için bile “Bu ateş üfleyerek sönmez” deniyor ya hani futbol ortamımızda, bir kova su dökmüşlerdir olsa olsa Mesken’in arkasından her şeyi yemeye, yitirmeye, soldurmaya ant içmiş darbe iklimcileri.

Lakin bu masal burada bitmez. 2008 yılında semtin gençleri bir kez daha “ekibi toplar”. Gene aynı isimle, aynı gayriresmi isimle. Ertuğrulgazi Meskenspor, halen Bursa’nın 2. Amatör’ünde topun peşinden koşmaktadır. Hâlâ Erkan Can, Meskenspor sevdalısıdır. Kimbilir, hâlâ deplasman için para toplanıyordur… İşbu yazı da, “bayram değil seyran değil” manasıyla değil kapanan ve kapatılmanın eşiğine gelen medya sektörünün ağababalarının yem etmeyi dört gözle beklediği yandaş ol(a)mayan başta kendi gazetem olmak üzere, sol görüşteki gazetelere ithaf olunur.

[email protected]

Alper Kaya 'ın Son Yazıları