Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ankaralılar Komünist Kadınların çağrısıyla 'sömürü ve şiddete karşı' bir araya geldi

Komünist Kadınlar, Ankara Mülkiyeliler Derneği'nde Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Dayanışma konulu bir etkinlik düzenledi.

soL - Ankara

Yayın Tarihi: 24.11.2019 , 22:57 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Ankaralılar "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele” 'başlıklı etkinlikte Ankara Mülkiyeliler Derneği'nde bir araya geldi.

Etkinlikte Komünist Kadınlar adına yapılan açılış konuşmasında 25 Kasım 1960 yılında, Dominik Cumhuriyeti'nde diktatör Trujillo yönetimi tarafından canice katledilen Mirabel kardeşler anıldı. 25 Kasım’ın dayandığı tarihsel zemin ve de Türkiye’de Özgecan Aslan cinayetinden bugüne şiddetin toplumsal hayatta nasıl gündeme geldiği ve son duruşması geçtiğimiz çarşamba günü görülen Şule Çet davasının günümüzde kadına yönelik şiddetin hukuksal ve toplumsal açıdan nasıl işlendiği anlatıldı.

Açılış konuşmasının ardından söz alan Avukat Deniz Aksoy son dönemlerde gündemde olan 6284 Sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi'nin kadınlara kazandırdığı hakları, sözleşmenin neler getirdiğini, kapsamını ve sözleşmede nelerin eksik bırakıldığını anlattı.

Sözleşme ne kadar gelişkin olsa da dava süreçlerine bakıldığında her şeyin ortada olduğunu belirten Aksoy, bunun son dönemde yaşanan üç kadın cinayetiyle (Emine Bulut, Şule Çet, Ceren Şenel Damar) gözler önüne serildiğini aktardı.

Aksoy, yasaların "ileri" olmasından çok, uygulayıcıları ve kimin için uyguladıklarının öneminin altını çizdi.

soL yazarı Serpil Güvenç ise sözlerine mücadelenin neden sadece kadınlarla değil kadın erkek birlikte verilmesi gerektiğini açıklayarak başladı. 

İş cinayetlerinde kadınların yeri ve kadına siyasi tacizlere değinen Güvenç, iş cinayetinde ölen kadınların sayısının erkekler tarafından öldürülme sayısı arasında oranlandığında yarı yarıya olduğunu ifade etti. 

Kadınların en çok tarımda ve temizlik işlerinde hayatını kaybettiğini, örneğin temizlik işçisi bir kadının 20. kattan düşüp öldüğünü, kayıt dışı merdiven altı çalışmak zorunda kaldıklarını, mobbinge uğrayıp stres dolayısıyla öldüklerini dile getirdi.

"Kapitalizmin kurulduğunda ne varsa bugün de aynısı var" diyen Güvenç, Engels’in İngiltere’de Emekçi Sınıfların Durumu kitabında tarif ettiği tablonun çok benzeri bir tablonun yaşandığına dikkat çekti.

Güvenç, Mirabel Kardeşler’den bugüne, Behice Boranlar'dan Sabiha Sertel’lere, Suat Derviş ve daha nicelerine kadar uygulanan siyasal şiddete işaret ederek, bunun bir sınıfsal temeli olduğunu dile getirdi.

Etkinlik soru cevap kısmının ardından sona erdi.

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.