Abluka günlükleri 249 | 7 Kasım 2026 Cumartesi
Haber Merkezi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Díaz-Canel: 'Bizi asla teslim alamayacaklar!'
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, abluka kapsamını Kübalı şirketlerin yanı sıra yük gemilerine ve ülkeye hayati hizmetler sağlayan yabancı firmalara kadar genişleten ABD hükümetini sert bir dille kınadı.
ABD’nin halkın temel ihtiyaçlarını karşılayan kurumları hedef aldığını belirten Díaz-Canel, bu adımların bütün bir ulusu teslim almaya yönelik ekonomik boğma ve toplu cezalandırma politikasının parçası olduğunu söyledi. ABD’nin gerekçelerinin ne dünya halkları ne de ABD kamuoyu nezdinde inandırıcılığı bulunduğunu belirten Díaz-Canel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bizi asla teslim alamayacaklar!"
Yeni yaptırımlar, ABD’nin Küba ekonomisini uluslararası ticaret ve finans ilişkilerinden yalıtma, ülkenin üretim ve tedarik kapasitesini aşındırma politikasının devamı niteliğinde. Hedef yalnızca devlet kurumları değil; Küba’nın ekonomik yaşamını sürdürebilmesi için gerekli mal, hizmet ve taşımacılık ilişkileri de.
Kübalı diplomata BM'de üst düzey görev
Kübalı diplomat Richard Tur de la Concepción, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun İdari ve Bütçe Sorunları Danışma Komisyonu’na (ACABQ) 2027-2029 dönemi için uzman üye olarak seçildi. Küba Dışişleri Bakanlığı, oy birliğiyle gerçekleşen seçimi ülkenin diplomatik başarısı olarak değerlendirdi.
Bakanlık açıklamasında, Tur de la Concepción’un BM bünyesindeki idari ve bütçesel konularda edindiği deneyimin ve yürüttüğü çalışmaların uluslararası düzeyde takdir gördüğü belirtildi. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez de seçimin, diplomatın çok taraflı diplomasiye ve BM çalışmalarına katkısının göstergesi olduğunu ifade ederek kendisini kutladı.
Temmuz 2025'te adaylığı açıklanan ve BM Genel Kurulu Beşinci Komitesi'nde Küba delegesi olarak görev yapan Tur de la Concepción, yeni dönemde de çalışmalarını sürdürecek. Genel Kurul tarafından kişisel uzmanlıkları esas alınarak üç yıllığına seçilen 21 üyeden oluşan ACABQ, BM'nin idari ve mali mekanizmalarına ilişkin değerlendirme ve öneriler hazırlıyor.
Fidel'in mirası insanlığın hizmetinde
Fidel Castro'nun "tüm insanlığın kurumu" olarak tanımladığı Pedro Kourí Tropikal Tıp Enstitüsü (IPK), ağır abluka koşullarına ve enerji krizine rağmen salgın hastalıklarla mücadelesini sürdürüyor.
Elektrik kesintileri, ulaşım sorunları ve malzeme tedarikindeki güçlüklere rağmen enstitü araştırma, hasta bakımı ve tıp eğitimi faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Sağlık çalışanları, son derece sınırlı olanaklarla bilimsel çalışmalarını ve klinik hizmetlerini devam ettirmek için yoğun çaba harcıyor.
Dengue, Oropouche, Chikungunya ve COVID-19 gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadelede önemli bir birikime sahip olan IPK, yalnızca Küba'nın değil, uluslararası sağlık camiasının da başvurduğu bilimsel merkezlerden biri. Koruyucu sağlık, klinik araştırmalar ve uzman yetiştirme alanlarındaki çalışmalarıyla küresel sağlık mücadelesine katkı sunuyor.
Enstitüyü ziyaret eden Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, sağlık çalışanlarının zorlu koşullarda yürüttüğü çalışmalara dikkat çekerek özellikle COVID-19 pandemisi sırasında IPK'da gerçekleştirilen klinik araştırmaların ve geliştirilen tedavi protokollerinin salgının kontrol altına alınmasındaki önemini hatırlattı.
IPK, bu zorlu süreçte genç araştırmacıların yetiştirilmesi, sağlık hizmetlerinde dijital dönüşüm ve yapay zekâ olanaklarının değerlendirilmesi gibi geleceğe yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Küba'nın halk sağlığını kamusal bir sorumluluk olarak ele alan sağlık anlayışının önemli kurumlarından olan IPK, bilimsel birikimini uluslararası dayanışmayla paylaşmayı sürdürüyor.
Sağlık hizmetine uluslararası güneş enerjisi desteği
ABD ablukasının ağırlaştırdığı yakıt sıkıntısı ve günde 20 saate ulaşan elektrik kesintileri, Küba'da sağlık hizmetlerinin sürdürülmesini de güçleştiriyor.
Geçtiğimiz günlerde Avrupa'dan gelen dayanışma desteği, bu koşullarda önemli bir ihtiyaca anlamlı bir yanıt verdi. Belçikalı örgütlerin öncülük ettiği girişimle Havana Gastroenteroloji Enstitüsü'ne bağışlanan güneş panelleri ve teknik ekipmanlar, kurumun enerji ihtiyacını karşılamasında önemli bir kaynak oluşturdu.
Enstitüye kurulan sistem sayesinde sağlık hizmetlerinin sürekliliği güvence altına alınıyor. Sağlık çalışanları, güneş enerjisi sisteminin özellikle ameliyathaneler ve yataklı servislerde hasta bakımının güvenliği açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor. Ülkenin farklı bölgelerinden gelen çocuk hastalara uygulanan endoskopik işlemlerin kesintisiz gerçekleştirilebilmesi de dayanışmanın somut sonuçlarından biri.
Küba'nın Brüksel Büyükelçiliği, girişimin yalnızca teknik ekipman bağışından ibaret olmadığını, ablukanın ve enerji krizinin baskısı altındaki sağlık sistemine sunulan yaşamsal bir katkı olduğunu vurguladı. Küba örneğinde uluslararası dayanışma, yalnızca siyasi destek açıklamalarıyla sınırlı kalmıyor; sağlık hizmetlerinin devamlılığını sağlayan somut araçlara dönüşüyor.
Çin’den Küba’nın kuşatılması politikasına tepki
ABD'nin Küba'yla ekonomik ilişkilerini sürdüren Çinli şirketleri de yaptırım kapsamına alması, Pekin'in sert tepkisiyle karşılandı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Küba'yla iş birliği yapan iki Çinli firma ve çeşitli kuruluşlara yönelik yaptırımları kınadı. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin tamamen yasal ve şeffaf olduğunu belirten Guo, BM Güvenlik Konseyi kararı olmaksızın uygulanan tek taraflı yaptırımları reddettiklerini ve Çinli şirketlerin meşru haklarını koruyacaklarını açıkladı.
ABD yönetimi, 14404 sayılı Başkanlık Kararnamesi doğrultusunda Küba'ya yönelik yaptırım ağını yeniden genişletiyor. ABD Dışişleri ve Hazine bakanlıklarının attığı yeni adımlar, Küba'nın teknoloji, elektronik, imalat ve denizcilik sektörleriyle ilişki kuran yabancı kişi ve kuruluşları da hedef alıyor.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ülkeye yakıt taşıyan sevkiyatların engellenmesini fiili bir deniz ablukası ve açık bir saldırganlık eylemi olarak nitelendirmiş, bu politikanın uluslararası hukuku ihlal ederek Küba halkını topluca cezalandırmayı hedeflediğini vurgulamıştı.
Washington'ın tek taraflı yaptırım politikasına karşı Pekin'in tutumu, Küba'nın uluslararası ekonomik ilişkilerini koruma mücadelesi bakımından önem taşıyor.
Küba biliminin uluslararası başarıları
Küba'nın bilimsel birikimi uluslararası alanda takdir görmeye devam ediyor. Moleküler İmmünoloji Merkezi (CIM), Klinik Araştırmalar Direktörü ve Küba Bilimler Akademisi üyesi Dr. Tania Crombet Ramos'un 2027 yılı Dünya Bilimler Akademisi (TWAS) Madalya Ödülü'ne layık görüldüğünü duyurdu.
Kendi alanlarında üstün başarı gösteren bilim insanlarına verilen ödül, Crombet Ramos'un bilimsel çalışmalarının uluslararası düzeydeki karşılığı niteliğinde. 2025 yılında TWAS üyeliğine seçilen Kübalı bilim insanı, özellikle kanser araştırmaları ve immünoterapi alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor.
1983 yılında İtalya'nın Trieste kentinde kurulan TWAS, gelişmekte olan ülkelerde bilimsel araştırmaları, eğitimi ve uluslararası iş birliğini desteklemeyi amaçlıyor. UNESCO çatısı altında faaliyet gösteren akademinin 112 ülkeden 1400'ün üzerinde üyesi bulunuyor. Aralarında 13 Nobel Ödülü sahibinin de yer aldığı akademi, bugüne kadar gelişmekte olan ülkelerdeki araştırmacılara 1100'ü aşkın doktora ve 2300'den fazla doktora sonrası burs olanağı sağladı.
Küba'nın ağır ekonomik kuşatma altında bilimsel araştırma kapasitesini koruma ve geliştirme çabası düşünüldüğünde, Crombet Ramos'un aldığı ödül bireysel bir başarıdan daha fazlasını ifade ediyor. Bu başarı, ülkenin bilimsel üretime ve araştırmacı yetiştirmeye verdiği önemin uluslararası alandaki karşılıklarından biri.
UNICEF’ten su ihtiyacına destek
Küba'nın Manzanillo kentinde üç aydır devam eden su sıkıntısının giderilmesi için UNICEF yedi yeni su pompası bağışladı. Pompaların devreye alınmasıyla kent merkezinde yaşayan 100 binden fazla kişinin temiz suya erişiminin yeniden sağlanması hedefleniyor.
Su tesislerinin kent merkezine 33 kilometre uzaklıkta bulunması, kurulum ve devreye alma çalışmalarını teknik açıdan güçleştiriyor. Bu nedenle ekipmanların montajı ve elektrik bağlantılarının ölçümleri titizlikle yürütülüyor. Elektrik dalgalanmalarına karşı gelişmiş voltaj koruma sistemleriyle donatılan pompaların testlerinin tamamlanmasının ardından mahallelere su dağıtımının kademeli olarak başlaması bekleniyor.
Yakıt ve elektrik tedarikindeki sorunların temel altyapı hizmetlerini doğrudan etkilediği Küba'da, suya erişim de enerji krizinden bağımsız düşünülemiyor. UNICEF, Manzanillo'ya sağladığı pompaların yanı sıra su arıtma tesisleri, mobil filtreler, su depoları ve güneş enerjisi sistemleriyle bölgedeki altyapıya destek sunmuş oldu.
Küba’da elektrik üretiminde son durum
Cuma günü Küba genelinde kapasite yetersizliği nedeniyle 24 saat boyunca elektrik kesintileri yaşandı. Akşam saatlerinde üretim açığı 1.814 MW'a ulaştı.
Günün ilk saatlerinde 1.040 MW olan kullanılabilir üretim kapasitesine karşılık elektrik talebi 2.317 MW olarak gerçekleşti. Böylece sabah saatlerinde 1.295 MW'lık kesinti yaşandı. Öğle saatlerinde kesintilerin 1.350 MW, tüketimin en yüksek olduğu akşam saatlerinde ise yaklaşık 1.790 MW düzeyine ulaşacağı öngörüldü.
Termik santrallerdeki arızalar ve bakım çalışmaları üretim kapasitesini sınırlamaya devam ediyor. Santa Cruz Termik Santrali'nin 1. ünitesi, Felton'un 2. ünitesi ve Renté'nin 3. ünitesi arıza nedeniyle devre dışı. Santa Cruz'un 3. ünitesi, Nuevitas'ın 5. ünitesi ve Renté'nin 5. ünitesinde ise bakım çalışmaları sürüyor.
Termik santrallerdeki teknik sorunlar nedeniyle üretimde 455 MW'lık kısıtlama bulunuyor. Cienfuegos Termik Santrali'nin 3. ünitesinden 30 MW'lık kısmi üretim artışı beklenirken, güneş enerjisi santralleri gün boyunca toplam 4.655 MWh elektrik üretti.
Güneş enerjisindeki üretim artışı, Küba'nın enerji kaynaklarını çeşitlendirme çabasının önemini ortaya koyuyor. Ancak termik santrallerdeki arızalar, yakıt tedarikindeki güçlükler ve mevcut üretim kapasitesinin talebi karşılayamaması, elektrik krizinin kısa vadede aşılmasını zorlaştırıyor. Elektrik kesintileri yalnızca konutları değil; sanayiyi, tarımsal üretimi, su dağıtımını ve sağlık hizmetlerini de etkileyerek ekonomik ve toplumsal yaşam üzerindeki baskıyı büyütüyor.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.