Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 136 | 17 Temmuz 2026 Cuma

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 18.07.2026 , 17:21 "0 dakikalık okuma süresi"
Küba Cumhurbaşkanı Díaz-Canel, ABD'de McCarthyciliğin daha tehlikeli yeni bir biçiminin yaygınlaştığını belirtti. Bu eğilimin Hitler faşizmini ve Latin Amerika'daki Kondor Operasyonu'nu hatırlatan politikaları teşvik ettiğini söyledi.

Díaz-Canel: Yeni McCarthycilik dünyayı faşizme sürüklüyor

Küba Cumhurbaşkanı ve Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri Miguel Díaz-Canel Bermúdez, ABD'de McCarthyciliğin daha tehlikeli yeni bir biçiminin yaygınlaştığını belirterek, bunun uluslararası ölçekte aşırı sağcı ittifakları güçlendirdiğini ifade etti.

X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda Díaz-Canel, söz konusu eğilimin Hitler faşizmini ve Latin Amerika'daki Kondor Operasyonu'nu hatırlatan politikaları teşvik ettiğini söyledi. "Küresel radikal sol" söyleminin ideolojik ve siyasi bir savaş aracı olarak kullanıldığını belirten Küba lideri, asıl radikal olanın emperyalist sağ ve onun müttefikleri olduğunu vurguladı.

Díaz-Canel, Gazze'de yaşanan soykırım, yargısız infazlar, göçmenlere yönelik baskılar, İran'daki kız okullarına yönelik saldırılar ve Küba halkına karşı uygulanan ekonomik, ticari, mali ve enerji ablukasının bu anlayışın sonuçları olduğunu ifade etti. Küba Cumhurbaşkanı, insanlık için gerçek tehdidin uluslararası aşırı sağın savaşçı ve yayılmacı politikaları olduğunu belirterek açıklamasını tamamladı.

Küba'dan Rubio'nun 'Küresel sol terör' iddialarına yanıt: Kanıtsız suçlamalar ve faşist söylem

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Washington'da düzenlenen "Siyasi Terörizmin Yeniden Yükselişi" konulu uluslararası toplantıda dile getirdiği iddialar, Küba basınında ayrıntılı bir analizle eleştirildi. Analizde, Rubio'nun konuşmasının doğrulanmamış suçlamalara, bağlamından koparılan verilere ve aşırı sağcı, faşizan bir söyleme dayandığı savunuldu.

Metinde, Rubio'nun öne sürdüğü on temel iddia tek tek incelenerek, ABD Adalet Bakanlığı, FBI, Kongre Araştırma Servisi (CRS), Reuters, Europol, Maryland Üniversitesi Küresel Terörizm Veri Tabanı (GTD) ve ABD Holokost Anıt Müzesi gibi kurumların kamuya açık verilerine atıf yapıldı. Analize göre Rubio, 2020 protestolarının kovuşturulmadığı, Antifa'nın küresel bir terör ağı olduğu, İran ile Küba'nın uluslararası sol hareketleri yönlendirdiği ve göçün doğrudan terörizmi taşıdığı gibi iddiaları destekleyecek somut kanıt sunmadı.

Küba'ya yönelik suçlamalara da özel yer verilen değerlendirmede, Havana yönetiminin uluslararası terör ağlarını yönettiği ya da desteklediği yönündeki iddiaların belgelendirilmediği belirtilirken, Reuters'ın da Rubio'nun bu suçlamalarına ilişkin kamuoyuna açık herhangi bir kanıt ortaya koymadığı ifade edildi. Küba hükümetinin ise terör örgütlerini desteklediği yönündeki suçlamaları resmen reddettiği hatırlatıldı.

Analizde ayrıca Rubio'nun "radikal solu tamamen ortadan kaldırma" çağrısı ile toplumu "iyi" ve "kötü" şeklinde ayıran ifadelerinin, faşist ideolojilerin karakteristik söylemleriyle benzerlik taşıdığı öne sürüldü. Bu değerlendirme yapılırken ABD Holokost Anıt Müzesi'nin faşizm tanımları ile Benito Mussolini ve Adolf Hitler'in tarihsel söylemlerine atıfta bulunuldu.

Sonuç bölümünde ise Rubio'nun konuşmasının, doğrulanmış güvenlik değerlendirmelerinden çok ideolojik bir anlatı oluşturmayı hedeflediği, siyasi muhalefeti kriminalize eden ve uluslararası ölçekte aşırı sağ söylemi meşrulaştırmaya çalışan bir yaklaşım sergilediği savunuldu.

Morales Ojeda: Aşırı sağ küresel bir cadı avı yürütüyor

Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Büro Üyesi ve Örgütlenme Sekreteri Roberto Morales Ojeda, sağın muhalefeti kriminalize etmeyi ve mevcut düzeni korumayı amaçlayan faşist söylemlerini sert sözlerle eleştirdi. X platformunda yaptığı paylaşımda Morales Ojeda, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dünyanın sorunlarından "aşırı solu" sorumlu tutan söyleminin gerçekleri yansıtmadığını ve kendi yönetiminin çelişkilerini gizlemeye yönelik siyasi bir manevra olduğunu belirtti.

Morales Ojeda, verilerin ABD'de ve dünyada en büyük şiddet tehdidinin aşırı sağdan kaynaklandığını gösterdiğini ifade ederek, "ortak düşman" söylemi üzerinden yürütülen küresel kampanyanın gerçek bir tehditle mücadele değil, günah keçileri yaratma çabası olduğunu vurguladı. Rubio'nun onlarca ülkeye sol hareketleri hedef alma çağrısı yaparken, 6 Ocak 2021'de Kongre Binası baskınına katılan çok sayıda kişiyi affeden yönetimin bir parçası olduğunu hatırlattı.

Kübalı lider, bu yaklaşımın "faşizmin dilini kullanan küresel bir cadı avı" olduğunu belirterek, muhalefeti suç saymayı ve azınlık çıkarlarını korumayı hedeflediğini söyledi. Morales Ojeda ayrıca, Küba'nın bu politikaların merkezine yerleştirilmesinin Güney Florida'daki dar siyasi çıkarların bir yansıması olduğunu ifade etti.

Díaz-Canel: Zorlukları dayanışma ve örgütlülükle aşacağız

Küba Devlet Başkanı ve Küba Komünist Partisi Birinci Sekreteri Miguel Díaz-Canel Bermúdez, ABD'nin uyguladığı ekonomik ablukanın ve altı aydan uzun süredir devam eden yakıt kısıtlamalarının ülke üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla Havana'daki belediye savunma konseylerine yönelik ziyaretlerini sürdürdü. Roberto Morales Ojeda'nın da eşlik ettiği temaslarda Eski Havana, Arroyo Naranjo ve La Lisa belediyelerindeki temel hizmetlerin durumu ele alındı.

Görüşmelerde su temini, elektrik üretimi, katı atıkların toplanması ve diğer kamu hizmetlerinde yaşanan güçlükler değerlendirilirken, özellikle toplumun en kırılgan kesimlerine yönelik sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi üzerinde duruldu. Díaz-Canel, emeklilerin maaşlarını zamanında almasının öncelikli konular arasında yer aldığını belirterek, bu ödemelerin aksamaması için gerekli tüm mekanizmaların hızlandırılacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı ayrıca, devlet kurumları ile devlet dışı ekonomik aktörler arasında kurulan işbirliğinin çöp toplama, savunmasız ailelerin desteklenmesi ve emeklilere hizmet sunulması gibi alanlarda olumlu sonuçlar verdiğini belirterek, başarılı uygulamaların ülke genelinde yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.

Ziyaretlerde, gençlerin mahalle sorunlarının çözümüne aktif katılımını sağlayan Mahalle Gençlik Ağı çalışmalarına da özel önem verildi. Ağın spor, kültür ve sağlık etkinliklerinin yanı sıra yalnız yaşayan yaşlılara, dezavantajlı ailelere ve eğitim ya da istihdam dışında kalan gençlere yönelik faaliyetleri ile Aile Yardım Sistemi kapsamındaki çalışmaları hakkında bilgi alan Díaz-Canel, halkın taleplerinin duyarlılıkla ele alınmasının ve toplumsal düzenin korunmasının önemini vurguladı.

Belediyelerde yürütülen çalışmaları takdir eden Küba lideri, ülkenin içinden geçtiği zorlu koşullara rağmen dayanışma, örgütlülük ve toplumsal katılımla bu sürecin aşılacağına olan güvenini dile getirerek iyimserliğin korunması çağrısında bulundu.

Küba'dan UNESCO kürsüsünde abluka tepkisi: Bilim engellenemez

Küba, Paris'te düzenlenen UNESCO Carlos J. Finlay Mikrobiyoloji Ödülü törenine katılarak hem bilimsel mirasını vurguladı hem de ABD'nin ülkeye yönelik ekonomik, ticari, mali ve enerji ablukasının bilimsel çalışmaları olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Bilim, Teknoloji ve Çevre Bakanı Armando Rodríguez Batista, bu yıl ödüle layık görülen Taylandlı bilim insanı Dr. Direk Limmathurotsakul'u tebrik ederken, COVID-19 döneminde yerli aşılar geliştiren Kübalı bilim insanlarının çalışmalarını da övdü.

Rodríguez Batista, enerji kısıtlamaları ve teknolojiye erişimde yaşanan zorlukların araştırma merkezleri ile hastanelerin çalışmalarını güçleştirdiğini belirterek, uluslararası bilimsel iş birliğinin barış ve kalkınmanın en önemli araçlarından biri olduğunu vurguladı.

Fidel Castro'nun doğumunun 100. yılına denk gelen törende Bakan, Küba'nın tüm zorluklara rağmen bilimi geliştirmeyi ve uluslararası iş birliğini sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.

Martí'nin mirası devrimin yolunu aydınlatmayı sürdürüyor

Küba'nın Ulusal Kahramanı José Martí'nin düşünce ve eserlerini araştıran Martí Çalışmaları Merkezi (CEM), 19 Temmuz'da kutlanacak 49. kuruluş yıldönümünü düzenlediği etkinlikle andı. Törende, merkezin gelecek yıl kutlanacak 50. yılına yönelik etkinliklerin de başlangıcı yapıldı.

CEM Direktörü Marlene Vázquez Pérez, Küba halkının Martí'nin düşüncesinden ve mirasından vazgeçemeyeceğini vurgulayarak, merkezin 1977 yılında Fidel Castro Ruz, Armando Hart Dávalos ve Roberto Fernández Retamar'ın öncülüğünde kurulduğunu hatırlattı. Fidel Castro'nun yaklaşan 100. doğum yılına da değinen Vázquez, Fidel'in "Martí halkımız için ebedidir ve mirası asla yok olmayacaktır" sözlerini yineledi.

Etkinlikte Martí araştırmalarına katkı sunan isimler onurlandırılırken, gelecek yıl düzenlenecek uluslararası "Martí Çalışmaları Merkezi'nin 50. Yılı" kolokyumunun tanıtımı da yapıldı. Program, Estrellitas Martianas çocuk korosunun konseriyle sona ererken, İtalyan Semillas de Paz örgütü çocuklara yatırımın toplumların geleceği için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Küba ve Tanzanya tarihi dayanışmayı üniversitelerde büyütüyor

Küba'daki Artemisa Üniversitesi "Julio Díaz González" yönetimi ile Tanzanya'nın Havana Büyükelçisi Korgeneral Mathew Edward Mkingule bir araya gelerek, Sokoine Tarım Üniversitesi ile yürütülen akademik ve bilimsel iş birliğini geliştirme olanaklarını değerlendirdi. Görüşmede, sürdürülebilir kalkınma ve nitelikli insan gücü yetiştirilmesine yönelik ortak projelerin güçlendirilmesi ele alındı.

Toplantıda, Küba ile Tanzanya arasındaki uzun yıllara dayanan eğitim işbirliğine dikkat çekildi. İki ülke arasında Svahili dilinin öğretilmesi, öğrenci değişim programları ve ortak akademik projelerin geliştirilmesi çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, yaklaşık 300 Tanzanyalı öğrencinin Küba üniversitelerinde ücretsiz eğitim aldığı hatırlatıldı. Taraflar, eğitimin iki ülke arasındaki tarihi dostluk ve dayanışmanın en önemli köprülerinden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.

Son Küba Gerçeği