Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 121 | 2 Temmuz 2026 Perşembe

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 03.07.2026 , 12:37 "0 dakikalık okuma süresi"
Güncelleme Tarihi: 03.07.2026 , 18:07
ABD ablukası Küba'da enerjiden ticarete kadar pek çok alanda ağır bir dar boğaz yaratmayı sürdürüyor. Ağırlaşan bu kuşatmaya karşı uluslararası dayanışma çağrıları ivme kazanırken, krizin etkilerini hafifletmek üzere yeni ekonomik ve idari tedbirleri hayata geçiriliyor.

Meksika'da 26 Temmuz için Küba'yla dayanışma çağrısı

Meksika Küba Dayanışma Hareketi ile çok sayıda siyasi ve toplumsal örgüt, 26 Temmuz Ulusal İsyan Günü dolayısıyla başkent Meksiko'da dayanışma yürüyüşü düzenleyeceklerini açıkladı. Hemiciclo a Juárez Anıtı'ndan başlayarak eski ABD Büyükelçiliği önünde sona erecek yürüyüşe sendikalar, öğrenci örgütleri, akademisyenler ve sanatçılar davet edildi.

26 Temmuz 1953’te Moncada ve Carlos Manuel de Céspedes kışlalarına düzenlenen baskınlar Küba Devrimi'nin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Meksika Küba dayanışmasından temsilciler, ABD'nin ekonomik, ticari ve mali ablukasının Küba halkına karşı sürdürülen başlıca saldırı aracı olduğunu vurgulayarak, enerji alanından dış ticarete kadar uzanan yaptırımların Küba'nın gelişimini hedef aldığını, Raúl Castro hakkında ABD'de başlatılan hukuki sürecin de bu saldırgan politikanın yeni bir halkası olduğunu söylediler. Dayanışma komitesi, ablukanın kaldırılması ve Küba'nın egemenlik haklarının savunulması ve uluslararası çağrının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

ABD, Küba'ya yönelik kuşatmasını uluslararası alana yaymaya devam ediyor

Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernández de Cossío, ABD'nin Küba'ya yönelik saldırgan politikasının yalnızca ekonomik, ticari ve mali ablukayla sınırlı olmadığını, üçüncü ülkeler üzerinde kurduğu baskıyla uluslararası ölçekte de kuşatmayı derinleştirdiğini söyledi.

ABD’nin birçok ülkenin hükümetini Küba ile yürütülen sağlık iş birliği programlarını sona erdirmeye zorladığı, Birleşmiş Milletler'de abluka karşıtı tutumlarını değiştirmeleri için baskı uyguladığı ve Küba'ya yönelik yakıt sevkiyatlarını engellemeye çalıştığı belirtildi. Bu girişimlerin uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiğini vurgulayan Kübalı diplomat, hedefin Küba'yı diplomatik ve ekonomik olarak tecrit etmek olduğunu ifade etti.

ABD yönetiminin Küba politikasındaki "başarı" ölçütünün halkın yaşadığı sıkıntılar olduğuna dikkat çeken Fernández de Cossío, elektrik kesintileri, yemek pişirme gazı kıtlığı, ilaç ve gıda yetersizliği, ertelenen ameliyatlar, ulaşım sorunları ve hayat pahalılığının ablukanın doğrudan sonucu olduğunu söyledi. Bu tabloyu siyasi kazanç olarak gören anlayışı "süregelen bir insanlık suçu" olarak nitelendiren Fernández de Cossío, emperyalist baskı mekanizmalarının bugün Küba'ya, yarın ise bağımsızlık çizgisini savunan başka ülkelere yöneltilebileceği uyarısında bulundu.

Ticaret Odası üretim ve dış ticaret hedeflerini belirledi

Küba Cumhuriyeti Ticaret Odası, Genel Kurul Toplantısı'nın ardından ekonominin toparlanma programına katkı sağlayacak üç önceliğini açıkladı. Buna göre dış ticaret süreçlerinin dijitalleştirilmesi, uluslararası ticaret mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ihracata dayalı üretim kapasitesinin artırılması temel hedefler arasında yer aldı.

Kurum, Havana Bilim ve Teknoloji Parkı ile Bilgisayar Bilimleri Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen dijital dönüşüm çalışmalarının genişletileceğini, Dış Ticaret Tek Pencere Sistemi'nin geliştirileceğini açıkladı. Ayrıca kamu işletmeleri ile diğer ekonomik aktörlerin ihracat kapasitesini artıracak üretim zincirlerinin güçlendirileceği ve ülkenin dış ticaret olanaklarının abluka koşullarına rağmen genişletileceği vurgulandı.

Küçük banknotları reddeden işletmelere uyarı

ABD ablukasının ağırlaştırdığı ekonomik koşullar ve nakit dolaşımındaki sıkıntılar sürerken, Ciego de Ávila'daki Kredi ve Ticaret Bankası (BANDEC), 1, 3, 5, 10 ve 20 Küba pesosu banknotları ile madeni paraların ülke genelinde geçerli yasal ödeme aracı olduğunu yeniden hatırlattı.

Son dönemde bazı özel işletmelerin küçük kupürleri kabul etmediğine ilişkin şikâyetler üzerine yapılan açıklamada, para dolaşımını düzenleme yetkisinin yalnızca Küba Merkez Bankası'na ait olduğu vurgulandı.

BANDEC, hiçbir ekonomik aktörün belirli banknotları reddedemeyeceğini belirterek, bu uygulamanın ticaret mevzuatını ve tüketici haklarını ihlal ettiğini ifade etti. Özellikle emekliler ve gelirleri sınırlı yurttaşların mağduriyetine yol açan bu uygulamaları sürdüren işletmeler hakkında idari ve hukuki yaptırımlar uygulanabileceği bildirildi.

Elektrik üretiminde ablukanın yarattığı darboğaz sürüyor

ABD ablukasının yakıt tedarikine ve enerji altyapısına yönelik baskılarının etkisiyle Küba'da elektrik üretimindeki açık devam ediyor.

Dün elektrik üretimi kapasite yetersizliği nedeniyle gün boyunca kesintiler yaşanırken, akşam saat 22.00'de üretim açığı 2 bin 81 MW'a ulaştı. Buna karşın ülkenin enerji bağımsızlığını güçlendirmek amacıyla devreye alınan 54 yeni güneş enerjisi santrali aynı gün 4 bin 734 MWh elektrik üretti. Santrallerin ulaştığı en yüksek anlık üretim gücü ise 787 MW olarak kaydedildi.

Bugün öğle saatlerinde 1.400 MW, akşam zirve tüketiminde ise yaklaşık 1.950 MW'lık üretim açığı ve buna bağlı kesintiler bekleniyor. Yenilenebilir enerji yatırımları üretim kapasitesini artırırken, enerji sistemi üzerindeki en büyük baskıyı ise ablukanın yakıt ve yedek parça teminini hedef alan yaptırımları oluşturmaya devam ediyor.

Son Küba Gerçeği