Breadcrumb
Yunanistan'ın 'adalara füze' çıkışına MSB'den yanıt: 'Tehdidi bertaraf ederiz'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.12.2025 , 13:58 Güncelleme Tarihi: 04.12.2025 , 14:00
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın Ege Denizi’ndeki adalara füze yerleştirileceğine dair açıklamaları Ankara-Atina hattında yeni bir tartışma başlattı.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Dendias’ın açıklamalarına haftalık basın bilgilendirme toplantısında yanıt verdi.
Dendias: Ege'de denizi karadan kapatacağız
Atina’da düzenlenen bir etkinlikte konuşan Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, ülkesinin savunma doktrinini değiştirdiğini duyurdu. Türkiye’nin İHA kapasitesine dikkat çeken Dendias, Ege’nin savunmasının sadece donanma ile yapılmasının "anlamsız" olduğunu savundu.
Dendias, Ege’deki adalara füze konuşlandırılacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Şimdiye kadar olduğu gibi Ege’yi donanmanın savunması anlamsız. Yeni fırkateynler, yeni savaş gemileri Ege gibi dar bir denizde sınırlı faaliyet göstermek ve modern tehditlere maruz kalmak için çok pahalı araçlardır. Değeri 1 milyar avro olan bir fırkateyni, değeri birkaç bin avroluk bir İHA ile imha edebilirsiniz. Bu yüzden doktrinimizi tamamen değiştirdik. Ege, sadece donanma tarafından korunmayacak. Ağırlıklı olarak, binlerce değilse bile yüzlerce adaya dağılmış seyyar füzelerle korunacak. Ege’de denizi karadan (adalardan) kapatacağız."
Türkiye'nin İHA üretimine işaret ederek "Bizim için en görünür tehdidi oluşturan ülke İHA üretiyor" diyen Yunan Bakan, yedek asker sayısını 250 bine çıkarmayı ve "Kentavros" adlı anti-İHA sistemlerini fırkateynlere yerleştirmeyi planladıklarını da sözlerine ekledi.
MSB: Gerginliği artırıcı ve hayalci açıklamalar
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından yapılan açıklamada, Yunanistan’ın askeri faaliyetlerinin yakından takip edildiği vurgulandı.
Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Bazı Yunan yetkililer tarafından yapılan gerginliği artırıcı eylem ve söylemler ile uluslararası anlaşmalara aykırı, gerçeklerden kopuk, hayalci açıklamalar, her iki ülke lideri arasındaki mutabakata dayalı oluşan olumlu atmosfere zarar vermekten başka bir işe yaramamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit değildir. Ancak ülkemize yönelebilecek her türlü tehdidi bertaraf edecek güç ve kararlılıktadır."
Karadeniz'deki saldırıların arkasında NATO itirafı: Ankara hâlâ sessiz
Karadeniz’de Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesi içerisinde ticaret gemilerini hedef alan saldırıların ardındaki "olağan şüpheli" netleşti. Saldırılar, NATO Askeri Komitesi Başkanı Oramiral Giuseppe Cavo Dragone'nin "itiraf" niteliğindeki açıklamalarının hemen ardından gerçekleşti.
Dragone, geçtiğimiz hafta Financial Times’a verdiği demeçte, NATO'nun Rusya'ya karşı artık "önleyici saldırıları" benimsemesi gerektiğini ilan etmiş ve bu saldırıları birer "savunma eylemi" olarak meşrulaştırmaya çalışmıştı. Bu açıklama, Karadeniz'de sivil ticaret gemilerinin vurulmasıyla sahada fiiliyata döküldü. 28-29 Kasım tarihlerinde Rusya ve Hindistan bağlantılı tankerlerin vurulmasının ardından, önceki gün de Türkiye kıyılarının 80 mil açığında bir başka tanker hedef alındı.
NATO, Karadeniz'i adım adım bir çatışma sahasına dönüştürme planını "önleyici saldırı" doktriniyle devreye soktuğunu dün NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Brüksel'de yaptığı "Ukrayna'ya desteğimizi güçlendiriyor ve Rusya üzerindeki baskıyı artırıyoruz. Bu, Rusya'nın gölge filosuna karşı koymayı ve Kremlin için stratejik ikilemleri ortadan kaldıracak diğer önlemleri içeriyor" açıklamasıyla doğruladı.
Ankara'daki sessizlik ise dikkat çekiyor. Sınırlarının hemen dibinde, kendi ekonomik bölgesi içerisinde gerçekleşen ve doğrudan NATO merkezli kışkırtmaların sonucu olan bu saldırılar karşısında Milli Savunma Bakanlığı, faillere işaret etmek yerine "bölgesel sahiplik ilkesi" ve "güvenliğin minimize edilmesi" gibi genel ifadelerle yetindi. NATO'nun bölgeyi ateşe atan stratejisine karşı Ankara'dan henüz somut bir tepki gelmedi.
Aktürk, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:
"Savaştan kaynaklı deniz tehditlerine karşı bölgesel sahiplik ilkemiz kapsamında tedbir ve inisiyatifler yürütmekteyiz. Ancak her ne kadar tedbirlerle denizden kaynaklanan tehditleri ve Karadeniz'deki güvenlik karmaşasını minimize etsek dahi istikrarlı ve güvenli bir deniz ortamı için kalıcı barış gerekmektedir. Bununla birlikte her halükarda özellikle deniz yetki alanlarımız ve kritik su altı ve üstü yapılarımızın güvenliği için gerekli tedbirleri almaya, deniz ve hava unsurlarımızla seyir, keşif ve gözetleme faaliyetleri icra etmeye ayrıca Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubu (MCM BLACK SEA) kapsamında faaliyetlerimizi sürdürmeye devam etmekteyiz."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.