Breadcrumb
İtiraf geldi: Karadeniz’deki saldırıların arkasında NATO var, Ankara’nın sesi çıkmıyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.12.2025 , 13:15 Güncelleme Tarihi: 04.12.2025 , 15:30
Karadeniz'de arka arkaya Türkiye açıklarında ticari gemilere saldırılmasının arkasında "bir NATO kararı" olabileceğini gündeme getiren haberimiz dün Brüksel'deki NATO toplantısında birinci ağızdan teyit edildi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ittifakın "Rus gölge filosu"na karşı koyduğunu açıkladı.
Hakan Fidan'ın Brüksel'deki açıklamaları da, Ankara'nın saldırılara dair tepkisizliğinin arkasında zaten planın bir parçası olmasının yattığını, hatta ortaya çıkan sonuçtan memnun olduğunu gösterdi.
soL'da önceki gün manşetten verdiğimiz haberde saldırıların arkasında bir NATO kararı olması olasılığına dikkat çekerek NATO Askeri Komitesi’nin başındaki Amiral Giuseppe Cavo Dragone'nin geçen hafta Financial Times'a verdiği demece işaret etmiştik. Dragone demecinde NATO'nun “daha saldırgan” davranması ve Moskova’yla ilişkilerinde “önleyici saldırıları benimsemesi” gerektiğini söylüyor, bunun da bir "savunma eylemi" olarak görülmesi gerektiğini savunuyordu.
Dragone'nin bu açıklamasının hemen ardından Karadeniz'de gemilere art arda düzenlenen saldırılar ve Türkiye'nin bu saldırılar karşısındaki fazla soğukkanlı tutumunun planın NATO'da üyelerce tartışıldığı olasılığını güçlendirdiğini yazmıştık.
soL'un bu iddiası dün Brüksel'deki toplantıda birinci ağızdan doğrulandı.
NATO Dışişleri Bakanları toplantısında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yaptığı açıklamalar, saldırıların arkasında NATO’nun olduğunu, Türkiye’nin de bu saldırılardan önceden haberdar olduğunu ortaya koydu.
Hakan Fidan toplantı kapsamında hem Rutte ile “Karadeniz’in güvenliği” konusunu görüştü hem de Karadeniz’e kıyısı olan diğer NATO üyeleri Bulgaristan ve Romanya dışişleri bakanlarıyla bir araya geldi.
Yandaş kalemler 'gizli' birilerini arama derdinde
Yandaş basında Karadeniz’de gemilere saldırıların “birilerinin” Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirme adımları olduğunu öne süren yorumlar yapıldı.
Yeni Şafak’tan İbrahim Karagül bugünkü yazısında “Bu saldırılarla ilgili kendini gizli tutan ‘saldırgan ülkeler’ aramak akıllıca olabilir” dedi ve “İsrail ve ABD unsurları”nın izlenmesi tavsiyesinde bulundu.
Oysa Karadeniz’de gemilere saldırılarla ilgili kendisini gizli tutan birilerini aramaya gerek yok.
NATO açıkça söylüyor: Rusya'nın 'gölge filosu'na karşı koyuyoruz
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, dün Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında açık açık NATO’nun Rus “gölge filosu” diye adlandırdıkları ticari gemilerine saldırıların arkasında ittifakın olduğunu dile getirdi.
NATO karargahında düzenlediği basın toplantısında konuşan Rutte, "Ukrayna'ya desteğimizi güçlendiriyor ve Rusya üzerindeki baskıyı artırıyoruz. Bu, Rusya'nın gölge filosuna karşı koymayı ve Kremlin için stratejik ikilemleri ortadan kaldıracak diğer önlemleri içeriyor" diye konuştu.
Saldırılar sonrası İstanbul merkezli şirket Rusya operasyonlarını durdurdu
NATO’nun Rusya’nın “gölge filosu” diye adlandırdığı gemilere yönelik saldırılar yalnızca Karadeniz’deki üç gemiyle sınırlı kalmadı. İstanbul merkezli şirket Beşiktaş Denizcilik’e ait Mersin adlı petrol tankeri de geçen hafta Senegal açıklarında demirliyken saldırıya uğradı. Dün şirket bir açıklama yaparak Rusya ile operasyonlarını güvenlik gerekçesiyle durdurduğunu duyurdu.
Rutte halen 'savunma ittifakıyız' diyor
Brüksel’deki basın toplantısında NATO Genel Sekreteri, Rusya’nın gölge filosuna karşı koyduklarını söylerken, NATO’nun bir “savunma ittifakı” olduğunu iddia ederek “Savunma ittifakı olarak kalacağız. Ancak şunu da unutmayın ki 1 milyar insanımızı korumak ve topraklarımızı güvence altına almak için gerekeni yapmaya hazırız ve istekliyiz" ifadesini kullandı. Rutte de önceki hafta NATO Askeri Komite Başkanı Dragone'nin bu saldırıların "savunma" olarak görülmesi düşüncesini tekrarlamış oldu.
Fidan'dan saldırılara önlem açıklaması: Mayınların kıyılara gelmesine karşı çalışma grubu kurduk
Ankara'nın saldırılar sonrası "kaygı" açıklaması yapıp Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesinde gerçekleşen bu saldırıları "Mavi Vatan" tezinin öngördüğü üzere bir "egemenlik hakkı ihlali" olarak görmemesine de dikkat çekmiştik.
Hakan Fidan'ın dün Brüksel'de yaptığı açıklamada Türkiye'nin Karadeniz'deki münhasır ekonomik bölgesinde böyle bir iddiası olmayacağını, hatta "bizim için çok sorun değil, Bulgaristan ve Romanya için daha büyük mesele" diye düşündüğünü ortaya koydu.
NATO karargahında önce Rutte ile ardından Bulgaristan ve Romanya dışişleri bakanlarıyla bir araya gelen Hakan Fidan da basın toplantısı düzenledi.
Fidan’a Karadeniz’deki gemilere saldırı soruldu. Fidan Bulgaristan, Romanya ve Türkiye’nin özellikle savaştaki mayınların yüzerek kıyılara gelmesini ortadan kaldıracak bir çalışma grubu kurduğu yanıtını verdi.
Karadeniz’deki gemilerin insansız deniz araçlarıyla vurulduğu biliniyor.
Söz konusu saldırılara dair Fidan "Savaşın coğrafyası giderek yaygınlaşıyor. Bu çok korkutucu bir şey” ifadesini kullandı.
'Korkutucu' dedi ama Türkiye için çok da sorun görmediğini savundu
Ankara’nın bu tepkisiz tutumunu sürdürmesi Türkiye’nin saldırılardan önceden haberdar olduğunu ve ortada bir sorun görmediğini gösteriyor.
Zira Fidan gemilere saldırıların Romanya ve Bulgaristan için daha büyük sorun olduğunu söyledi.
Saldırıların Karadeniz'deki seyrüsefer emniyetini tehlikeye atmasının yanı sıra, Karadeniz'i ticarete ve insan ulaşımına kapalı bir alan haline getirdiğini söyleyen Fidan, Türkiye’nin uluslararası sıcak sulara açılacak Ege ve Akdeniz gibi imkanları olduğunu dile getirdi.
Ancak Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerin denize tek açılımının Karadeniz üzerinden olduğunu belirten Fidan, "Bu mesele onlar için daha büyük bir sorun. Ama Karadeniz'e en uzun sahil olan ülke olarak bizim de büyük bir sorumluluk almamız gerekiyordu. Bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz" şeklinde konuştu.
Bir başka konuysa bu saldırıların Karadeniz'de NATO'nun askeri varlığının güçlenmesi ve Karadeniz'in bir barışçıl deniz olmaktan çıkarak Montrö Anlaşması'nı yeniden tartışma konusu yapabilecek olmasıydı.
Dün Brüksel'de Türkiye, Bulgaristan ile Romanyalı bakanların üçlü toplantısında Montrö Anlaşması gündeme geldi. AA'nın dışişleri bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı haberine göre toplantıda "Karadeniz'de seyrüsefer serbestisine ve uluslararası hukuk kurallarına uyulması gerektiğine, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanmasının önemine işaret edildi".
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.