Breadcrumb
Yine emekçinin cebine göz diktiler: Patronlar doymuyor
Mehmet Tuna Doğan
Yayın Tarihi: 19.11.2022 , 17:07 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Emeği ile geçinenlerin ekonomide yaratılan gelirden aldığı pay dibe vurdu, ücretler gerek enflasyon gerekse de döviz kurları karşısında reel olarak eridi. Karın doyurmak ve başını sokacak bir ev bulmak emekçiler için kan ter içinde bir mücadeleye dönüşürken patronların kârları katlanıyor.
Ancak patronlara bu “tatlı kazanç” da yetmiyor. Son günlerde renk renk, boy boy patron örgütü temsilcisi televizyonlara çıkıp ardı ardına yeni taleplerini sıralıyor: Ya vergi vermek istemiyorlar ya emekçinin cebinden karşılanacak sıfır faizli kredi peşindeler ya da EYT düzenlemesi ile gündeme gelecek kıdem tazminatı ödemelerini işsizlik fonundan hortumlamak derdindeler.
Akbabalar yine İşsizlik Sigortası Fonu üzerinde dolanıyor
Adı üstünde; işsiz kalan sigortalı çalışanlara, iş arama sürecinde -ki o da belirli bir süre- geçinebilmesi için ödeme yapmak üzere oluşturulan bir fon İşsizlik Sigortası Fonu. Ama gel gelelim, patron takımının buraya dönük iştahı bitmez, ne zaman ki servetlerinden üç beş damla eksilecek olsa, akıllarına devlet kaynakları, emekçilerin cebi ya da İşsizlik Sigortası Fonu geliyor. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ile ilgili yapılacak düzenleme başlığında da aynı senaryo işliyor. Halihazırda patronlar için zaten bir baş ağrısı olarak değerlendirilen kıdem tazminatı ödemeleri, EYT düzenlemesi ile yeniden gündemlerine giriyor ve işçinin zaten kazanılmış hakkı olan kıdem tazminatları için İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarına gözlerini dikiyorlar.
Geçtiğimiz günlerde konuşan Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, patronların bu niyetini ilk dile getiren patronlardan birisi oldu. Yorgancılar, kıdem tazminatı ödemeleri için İşsizlik Sigortası Fonu’ndan kredi dağıtılmasını ve böylece fonun tamamen patronların hizmetine sunulmasını istiyor. Tüketici enflasyonunun yüzde 85, üretici enflasyonunun yüzde 160 olduğu ülkede, bu fondan patronlara yüzde 7-8 oranlı faiz ile kredi verilmesini talep ediyor! Pandemi ve sonrasında servetine servet katan patronlar, işsiz kalan ve tek güvencesi İşsizlik Sigortası Fonu olan emekçinin üç beş kuruşuna el koymaya çalışıyor.
'Biz kârımıza bakarız, kime ne olursa olsun...'
Seçim öncesi dönemde “ne koparırsak kârdır” diyerek ağlayan patronlar kervanında kendisi de bir hazır giyim patronu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de var. Kendisi, “Yeter ki ihracat kârlarımız artsın, yoksula ne olduğu önemli değil” diyenlerden... Nasıl mı? Konunun özeti şu: AKP bilindiği gibi Merkez Bankası aracılığıyla döviz satarak dolar kurunu düşük seviyelerde tutuyordu. Tuzu kuru patronlar, bu uygulamayla ucuza döviz borçlarını kapattıkları için, bir dönem Merkez Bankası’nın rezervleri boşaltılarak devam eden bu politikadan son derece mutluydu. Ama enflasyon artarken, yani iç piyasada fiyatlar artarken, dolar kurunun artmaması, ihracatçıların mallarını Avrupa pazarlarında göreli olarak pahalı hale getirdi, yani ihracat kârları açısından bir risk oluştu.
Bu nedenle patronlar, enflasyonla birlikte dolar kurunun da artması gerektiğini daha sık dile getirmeye başladılar. Üretici enflasyonunun artışı kadar döviz kurlarında da artış olmasını istiyor ve bu yolla kârlılıklarını muhafaza etmeyi hesaplıyorlar. Hazır giyim patronu, haliyle böyle bir döviz kuru artışının yoksulların üzerindeki enflasyon yükünü ne kadar artıracağı ile ilgilenmiyor.
Patronlar enflasyonu hatırladı
TÜİK’in enflasyon rakamlarına kimse inanmıyor, ama zaten bu haberin konusu da bu değil. Konu şu ki, kredi kanallarının daha da açılmasını savunan patronlar enflasyonun (üretici fiyatları) yüzde 160 olduğu piyasada halihazırda yüzde 14-15 düzeyinde faizle kredi kullanıyor. Patronlara bu da yetmiyor, daha da ucuz kredi istiyorlar. “Gerekirse kamu bankaları zarar yazsın, asgari ücretlinin vergisinden görev zararı kessin” diyorlar, bu sırada akıllarına hiç enflasyon gelmiyor. Ancak ne zaman asgari ücret zammı tartışılmaya başlıyor, patronlar enflasyonu hatırlıyorlar ve asgari ücret zammının enflasyon oranında yapılmasını istiyorlar. Bu konuda patronların sözcülüğünü ise AKP yanlısı tutumuyla bilinen İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekip Avdagiç yapıyor.
Türkiye’de emeklilerin zaten açlığa mahkûm edildiğinin farkında olan Avdagiç, ayrıca EYT düzenlemesi sonrası emekli olacakların çalıştırılmaya devam edilebilmesi için ilave düzenleme de istiyor.
Kâr rekorları açıklayan bankaların 'sistemik riski' artıyormuş
Banka patronları, yoksul halkın sırtına daha fazla binilmesi konusunda daha usturuplu ve süslü açıklamalarla taleplerini yükseltiyorlar. Bunun yanında kredi soygunu için çekilen reklamlarda gerekiyorsa ‘muhalif’ kimliği ile bilinen oyunculara ücreti mukabilinde yer vermeyi ihmal etmiyorlar. Bu dönemde banka ve finans sektöründe ortada dolandırılan süslü laf “sistemik risk...” Bu tespit ve taleplerinin meali, kur korumalı mevduat sayesinde mevduat faizi maliyetini bütçeye ve halkın sırtına yıktıkları düzenin Merkez Bankası’nın kredi piyasasına getirdiği düzenlemeler (kimi kredi türleri ve miktarlarında menkul kıymet alma zorunluluğu) ile bozulmasından şikayetçi olmalarıydı. Çünkü, neredeyse bedavadan mevduat topluyor, bu mevduatla sağladıkları kaynakla pahalı kredi satıyorlardı. Bankacılıktaki bu düzenden mevduat zenginleri de mutluydu. Şimdi bankalar bu düzenin kısmen bozulması ve yüksek kârlarının bir miktar azalması riskiyle karşı karşıya kalınca, “sistemik risk”i keşfediverdiler.
'Asıl sistemik risk...'
Patronlara ‘bu kadar da olmaz’ dedirten talepleri birbiri ardına sıralama cüretini veren ne? Asıl mesele burada... Patronların kâr rekorları kırmasını sağlayan da onlara bu cüreti veren de patron takımının tepeden tırnağa örgütlü olması. Patronlar servetine servet katıyorsa, patronlar işine gelmeyen düzenlemeyi iptal ettirip, işine gelen düzenlemeleri bir bir hayata geçmesini sağlıyorsa, patronlar örgütlü oldukları için değil mi? Emekçiler patronlar kadar örgütlü olmazsa çileleri bitmez. Peki emekçiler, örgütlü olursa ne olur? O zaman patronlar asıl ‘sistemik risk’ neymiş, görür...
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
