Sayfa yolu
Yıkılan otelin inşaatı iş cinayeti nedeniyle bekletilmiş
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 13.03.2023 , 11:06 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depreminde Adıyaman’daki İsias Hotel’inde konaklayan 31 turist rehberi ve KKTC’li ortaokul voleybol takımı kafilesinden 25’i çocuk 35 kişi ile onlarca insan hayatını kaybetmişti.
Otel sahibi Ahmet Bozkurt ile şirket ortağı olan oğulları Mehmet Fatih Bozkurt ve Efe Bozkurt, “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 17 Şubat’ta tutuklandı. Bozkurt’un yine şirket ortağı olarak görünen eşi Ulviye Bozkurt ve kızı Şule Özbek hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Otel inşaatı iş cinayeti nedeniyle durmuş
T24'ten Sibel Yükler'in haberine göre otel sahibi Ahmet Bozkurt’un avukatı 24 Şubat’ta tutukluluğa itiraz etti. Yedi sayfalık itiraz dilekçesinde, Bozkurt’un ifadesinin bir kısmına da de yer verildi.
Yapının, aile apartmanı olarak planlandığı ve 2001’de şirketin kurulmasıyla otele döndürülerek Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan İşletme Belgesi alındığı ortaya çıkmıştı. Bozkurt, ifadesinde, müteahhidinin kendisi olduğu otel inşaatına 1995 yılında başladığını, yaklaşık 1 yıl kadar süre içinde kaba inşaatının bitirildiğini ancak daha sonra ara verildiğini söyledi.
Bugüne kadar inşaata neden ara verildiği belli değilken, gerekçesini yine şüpheli ifadesi ortaya koydu. Bozkurt, ifadesinde, yapı 1995'te inşaat halindeyken "ölümlü iş kazası" gerçekleştiğini, bu nedenle 2001'e kadar kendi inisiyatifiyle inşaatı durdurduğunu ve belediyeden inşaata devam ruhsatının 2001'de alındığını belirtti.
Söz konusu şirketin 2001'de kurulduğunu ve inşaatın tamamlanmasının ardından 2002'de Kültür ve Turizm Bakanlığı'na müracaatla 4 yıldızlı otel işletme ruhsatı alındığını söyleyen Bozkurt, kredi aldığı Kalkınma Bankası ve Kültür Bakanlığı'nın otelin yapı ve denetim kontrollerini yaptığını anlattı.
Üniversite raporu 'kolonlar nevürsüz' dedi, avukat aksini iddia etti
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İnşaat Mühendisliği bölümünün hazırladığı 16 Şubat tarihli Adıyaman Grand İsias Otel Ön İnceleme Raporu’na göre, enkaz alanında yapılan incelemede kırılan iki kolon donatılarının nervürsüz olduğu ve bundan dolayı betonun kolaylıkla sıyrıldığı tespit edilmişti.
Ancak Bozkurt’un avukatı itiraz dilekçesinde, 1995'te başlayan inşaatta 2000'de çıkan deprem yönetmeliğinden de önce nervürlü demir (burgulu demirler) kullanıldığını iddia etti.
Dere çakılı kullanılan inşaatta 'kaliteli malzeme' kullanılmış
DAÜ raporunda, enkazda incelenen beton kalitesinin bariz şekilde düşük olduğu, ayrıca çakıl ve kum olarak dere çakılı ve kumu kullanıldığı da tespit edilmişti. Yine raporun tam tersine tüm güvenlik önemlerinin alındığı iddia edilen dilekçede ise, “Söz konusu yapıyı yaparken müvekkilimce hiçbir şekilde masraf kaçınılmadığı, tüm güvenlik önlemlerinin alındığı, deprem yönetmeliğinde belirtilen tedbirlerin üstünde önlemler alındığı, kaliteli malzeme kullanıldığı açıkça görülmektedir” denildi.
Rapora rağmen, 'Kaçak kat ve kolon kesme yok' denildi
DAÜ raporunda, temeli ve kolonları beş kata göre tasarlanan inşaatta kat artırımı yapıldığı ve binanın en düşük depremlerde dahi yıkılacağı belirtilmişti. Ancak Belediye ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kayıtlarına göre, herhangi bir kaçak katın olmadığı iddia edilen dilekçede, “Dosyaya sunulan fotoğraflar, MOBESE kayıtları, Adıyaman Belediyesi’nden alınan ruhsat, yapı kullanma belgeleri, yapı denetim raporları, deprem yönetmeliğine uygun şekilde yapılan inceleme ve raporlar incelendiğinde herhangi bir kolon kesme, kalitesiz malzeme kullanımı söz konusu değildir” ifadeleri kullanıldı.
'Otel depremde yıkılmadı, yan binaların baskısına dayanamadı'
Otelin herhangi bir şekilde deprem sırasında yıkılmadığı ve yan tarafta bulunan binaların otelin üzerine devrildiği için yıkım olduğu da öne sürüldü. Dilekçede, batı bitişik kısmında bulunan Sadık Gürsoy İş Merkezi, Halil Gürsoy İş Merkezi ile altında simit sarayının da olduğu iki apartmanın “domino etkisi” yaratarak otelin üzerine doğru yıkıldığı ve otelin bu baskıya dayanamayarak “çekiçleme etkisi” sebebiyle yıkıldığı iddia edildi.
'Sosyal medya baskısıyla tutuklandılar'
Delilleri karartma şüphesi olmadığı öne sürülen dilekçede, tutuklama kararının "siyasi saiklerle" verildiği savunularak şu ifadelere yer verildi:
“Tüm deliller toplanmıştır. Siyasi saiklerle, sosyal medya baskısı ile verilen bu tutuklama kararı hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Şüphelilerin tutuklu kalması aşırı bir tedbirdir. Ölçülük ilkesine aykırıdır. Şüphelilerin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verilmesi, mahkeme aksi kanaat ve düşüncede ise adli kontrol hükümlerinin uygulanması veya belirlenecek nakdi kefalet karşılığında serbest bırakılmalarına karar verilmesi arz ve talep olunur.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
