Sayfa yolu
Yargıtay’a göre Erdoğan Soros’tan da beter bir dış mihrak
Ege Galip
Yayın Tarihi: 05.10.2023 , 14:19 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
2013’teki Gezi hareketini “hazırlayıp yönettikleri” iddiasıyla açılan davada Yargıtay kararını verdi ve aralarında Osman Kavala’nın da bulunduğu beş kişi mahkum oldu.
soL’da kararın incelendiği ve niye hükümsüz olduğunun anlatıldığı yazıda, Yargıtay’ın kararı yazarken, özellikle Arap Baharı bölümünde çok zorlandığına işaret edilmişti.
Bugün de Hürriyet gazetesinden Sedat Ergin aynı konuya eğildi. Ergin, yazısında, Yargıtay’ın hem iddianamede hem de karar metninde Arap Baharı konusunda iki farklı tespitte bulunduğuna işaret etti.
Ergin’e göre karar metni, bir yandan Arap Baharı’na dair “siyaset bilimcilerin eşi görülmemiş bu halk hareketini Arap coğrafyasındaki en büyük değişim” olarak niteliyor, diğer yandan “Soros tarafından dışarıdan desteklenen ve Arap ülkelerine ihraç edilen” birer komplo olduğunu söylüyor.
Gerçekten de Yargıtay’ın hazırladığı karar metninde şöyle deniliyor: “... netice itibariyle yapılan tespitler çerçevesinde Gezi Parkı eylemlerinin, renkli devrimler ve Arap Baharı'nda olduğu gibi uzun süredir hazırlık yapan, toplum mühendisliği ve kitleleri harekete geçirme konusunda profesyonel bir eğitim alan, uluslararası bağlantıları ile büyük ve etkili bir yurtdışı desteği de bulunan çekirdek bir grup tarafından planlandığı, başlatıldığı, genişletildiği, fonlandığı ve ülke sathına yayıldığı…”
Yani, Yargıtay, Arap Baharı’nın “tıpkı Gezi gibi suç teşkil eden” bir hareket olduğu görüşünü ortaya koyuyor.
Sedat Ergin, “Yargıtay, Arap Baharı hakkında resmi bir tez ortaya koydu” dedikten sonra, çok dikkatli bir dille iki sıkıntının altını çizdi. İlki, Erdoğan 2011 yılının başlarında, göstericiler meydanları doldurmuş ve Mübarek’in istifasını isterken, Erdoğan’ın da Mübarek’e istifa çağrısı yapmış olması.
Ergin, ikinci noktayı çok daha ihtiyatlı bir şekilde dile getiriyor: “Arap Baharı’nın etkilediği ülkeler arasında komşumuz Suriye de var. Bu gibi genel şablonlar kullanıldığı takdirde Suriye’de yaşanan hadiselerin izah edilmesinde de sıkıntılı bir durum belirebilir.”
Hürriyet yazarının “daha fazla ilerlememeyi” seçtiği noktalar, tam da daha fazla ilerlenmesi gereken noktalar.
Erdoğan Mübarek'e istifa çağrısı yapmış, 'isyancıları' desteklemişti
Arap Baharı sürecinin ilk başlarında AKP hükümeti ve Erdoğan ikircikte kalmış, hatta Erdoğan, NATO’nun Kaddafi’yi devirmek için Libya’yı bombalamasına “NATO’nun Libya’da ne işi var” diye karşı çıkmıştı.
Fakat tereddüt kısa sürdü ve AKP, hızla Arap Baharı sürecini desteklemeye başladı. Burada iki unsur pozisyon değişikliğini tetikledi: Batılı ülkelerin telkinleri ve sahada, eylemliliklere, AKP’nin çok yakın ilişkilere sahip olduğu Müslüman Kardeşler (İhvan) örgütünün hakim olmaya başlaması.
Erdoğan, Mısır’ın o dönemki lideri Mübarek’e istifa çağrısı yapmakla kalmadı, bir süre sonra Türkiye devleti, çeşitli ülkelerdeki “isyancıları” açıktan desteklemeye başladı.
Yargıtay’ın tespitiyle Arap Baharı “dışarıdan desteklenen ve Arap ülkelerine ihraç edilen” bir süreçse, Erdoğan, bu dış mihrak olma rolünü Soros’tan çok daha kuvvetli bir şekilde yerine getirdi.
Suriye'de halen 'kökü dışarıda' hareketi destekliyor
Dahası, iş Suriye’ye gelince daha da karmaşıklaşıyor. Zira burada Erdoğan hükümeti bu defa dış mihrak olarak eylemcilere yalnızca siyasi ve finansal destek değil, askeri eğitim, silah ve cephane, istihbari destek ve en sonunda bilfiil Türk ordusunun desteğini sundu.
Öte yandan, Suriye başlığında daha büyük bir sıkıntı var: Türkiye hükümeti, Yargıtay kararının ortaya koyduğu resmi teze atıfla, halen Suriye devletine karşı “kökü dışarıda, ihraç edilmiş” bir hareketi destekliyor.
Kısacası Yargıtay kararına göre Erdoğan, Soros’tan bile beter bir Soros.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.