Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ülkeyi ateşe atıyorlar: Mekke Anlaşması Meclis’ten geçti

Ülkemizi savaşa sürükleyebilecek Mekke Anlaşması’nın Genel Kurul’daki oylamasına sadece 398 milletvekili katıldı. Meclis için tarihi bir sınav niteliğindeki oylamaya milletvekilleri zahmet edip katılmadı. Anlaşma 279 oyla Meclis’ten geçti.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 06.11.2026 , 00:43 Güncelleme Tarihi: 06.11.2026 , 02:11

Ülkemizi bölgede ABD ve İsrail’in çıkarları doğrultusunda savaşların cephesi haline getirecek, Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan Mekke Anlaşması, Erdoğan’ın Ağustos’ta attığı imzadan aylar sonra Meclis’te kabul edildi.

Ülkeyi ateşe atacak anlaşmaya Meclis Genel Kurulu’nda 119 ret oyu çıktı. Anlaşma 279 kabul oyuyla Meclis’ten geçti.

Anlaşmaya kabul oyu verenler yoksul Yemen halkına karşı saldırılarını sürdüren Suudi Arabistan krallığıyla ülkemizi 10 yıldan önce çıkılamayacak süresiz bir askeri ittifakın parçası haline getirdi.

Üstelik anlaşmanın Genel Kurul’a getirilişi ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırı planlarının gündemde olduğu bir dönemde hızlandırılarak erkene alındı.

"Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"nın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Zahmet edip de oylamaya katılmadılar!

592 milletvekilinin bulunduğu Meclis'te toplam 398 oy kullanıldı, teklif 279 kabul, 119 ret oyu ile geçti.

Yani 200’e yakın milletvekili ülkemizin geleceği için tarihi bir sınav niteliğindeki bu oylamaya zahmet edip de katılmadı.

AKP, CHP ve MHP’nin “evet” dediği, ülkeyi savaşa sürükleyebilecek Mekke Anlaşması’na AKP’nin toplam vekil sayısından daha az vekil “evet” oyu verdi.

“Muhalefet” adı altında Meclis’te olan partilerin vekilleri de zahmet edip Meclis’e gelmedi, sadece 119 vekil “ret” oyu kullandı.

Taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırının tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edildiği Mekke Anlaşması’nın uygun bulunduğuna ilişkin kanun teklifi görüşmeleri tamamlandı.

Dünkü görüşmelerde, üç maddelik kanun teklifindeki, Anlaşma'nın onaylanması uygun bulunmasına ilişkin birinci maddesi kabul edilmişti. Birinci maddenin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Aradan sonra komisyonun yerini almaması üzerine Genel Kurul kapatıldı.

Bugünkü görüşmelerde teklifin yürürlüğüne ilişkin diğer iki maddesi görüşüldü ve ardından elektronik oylama yapıldı ve Anlaşma'ya ilişkin kanun teklifi kabul edildi.

Toplam 398 oy kullanıldı. Teklife 279 kabul, 119 ret oyu verildi. Çekimser, geçersiz ve boş oy kullanılmadı.

Meclis’te onaylanmadan sahada uygulanmaya başlamıştı

7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan anlaşmanın içeriği günlerce gizli tutuldu. 16 maddelik metin ancak 20 Ekim'de Meclis'e sunulan kanun teklifiyle birlikte ortaya çıktı. Anlaşma 27 Ekim'de TBMM Dışişleri Komisyonu'ndan geçti. 

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşmayı iktidar bir an önce Meclis'ten geçirmek istese de, aslında sahada çalışmalara çoktan başlanmıştı. Meclis'teki onay sürecini beklemeden ittifakın fiili yapılanması için çoktan adımlar atıldı. Üç ülkenin askeri ve diplomatik faaliyetlerini koordine edecek 20 kişilik daimi bir Genel Sekreterlik Karargahı'nın kuruluşunda son aşamaya gelinmişti bile.

16 maddelik ipotek: 'Gerekli tüm yöntemler' ve 10 yıl çıkış yasağı

Mekke Anlaşması, Türkiye’yi doğrudan başka ülkelerin savaşlarına sokacak ağır yükümlülükler içeriyor.

NATO’nun 5. maddesine benzer şekilde kurgulanan anlaşmanın ilk maddesi, taraflardan birinin toprak bütünlüğü veya egemenliği tehdit edildiğinde diğerlerinin tehdidi ortadan kaldırmak için “gerekli tüm yöntemleri” kullanacağını hükme bağlıyor.

İkinci madde ise dış kaynaklı bir silahlı saldırıyı üç ülkenin tamamına yapılmış sayarak askeri imkanlar dahil tüm kapasiteyle derhal yardım edilmesini öngörüyor. Metindeki “gerekli tüm yöntemler” ifadesi, sınır ötesine asker göndermekten sıcak çatışmaya girmeye kadar ucu açık bir yetki alanı tanımlıyor.

Üstelik anlaşma yalnızca savunma taahhüdüyle de sınırlı kalmıyor; istihbarat paylaşımını, barışta, savaşta ve olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt ve yedek parça dahil tam lojistik desteği, ortak tatbikat ve konuşlanmayı zorunlu kılıyor.

Anlaşmanın bir diğer maddesi ise ülkenin geleceğine adeta ipotek koyuyor: Süresiz yürürlükte kalacak olan anlaşmadan taraflar ilk 10 yıl boyunca hiçbir şekilde çekilemeyecek.

Türkiye hangi savaşın tarafı yapılmak isteniyor?

Suudi Arabistan, 2015’ten itibaren Yemen’de Ensarullah’a karşı yürüttüğü askeri müdahaleyle ülkenin yıllarca süren savaş, yıkım ve ağır insani krizle karşı karşıya kalmasında başlıca aktörlerden biri oldu. Bugün Mekke İttifakı üzerinden Riyad’a askeri destek sağlanmasının gündeme gelmesi, Türkiye’nin bu çatışmaya dahil edilmesi tehlikesini büyütüyor.

Yemen’e yönelik saldırılar yalnızca Suudi Arabistan’ın güvenlik politikalarıyla sınırlı değil. ABD’nin bölgedeki çıkarları ve İsrail’le kurulan askeri ilişkiler de bu tablonun bir parçası.

Bu onursuzluğa karşı çıkanlar da var

Halk yoksullukla boğuşurken ülkenin sürükleneceği Yemen macerasına TKP başından itibaren karşı çıkmıştı.

Ankara sokaklarında Meclis’e getirilen anlaşmaya karşı “İsrail askeri olmayacağız” sloganlarını yükselten TKP'liler "Bu ülkenin halkı Suudiler için ölmeyecek" demişti. TKP, Mekke Anlaşması üzerine milletvekillerine yönelik de bir açık mektup yayımlamış, anlaşmanın Türkiye'yi Yemen’deki savaşa sürükleyeceği uyarısını yapmıştı.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.