Sayfa yolu
Mekke Anlaşması Meclis'te: Butlan CHP'si destek verdi, AKP adına konuşan Akar ittifaktan bahsedemedi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.11.2026 , 22:38 Güncelleme Tarihi: 04.11.2026 , 23:25
Türkiye'yi savaşa sokması muhtemel "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifi görüşmelerine Meclis'te başlandı.
İYİP milletvekilleri Lütfü Türkkan ve Metin Ergun, anlaşmanın 10 yıl boyunca olağan çekilme mekanizmasını devre dışı bırakmasını ve Türkiye'nin üstleneceği askerî yükümlülüklerin belirsizliğini eleştirdi. Yeni Yol Partili Hasan Karal, asker gönderme ve Meclis denetimine ilişkin hükümlerin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
DEM Partili Ceylan Akça Cupolo "Gözümüz kapalı bir şekilde savaşa gitmeyi reddediyoruz" dedi.
Yeni Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, Mekke Anlaşması'na ilişkin, "Biz, Mehmetçiğin canını Suudi Riyali karşılığında pazarlık masasına koyan bu anlaşmaya muhalifiz. Biz kendi çocuğunu yollamadığı Suudi çöllerine, başkalarının çocuklarını yollamak isteyenlere muhalifiz. Biz bu halka 100 yıl sonra yeniden Yemen Ağıtı yaktırmaktan hicap duymayanlara muhalifiz" dedi.
Butlan CHP'sinden ve MHP'den AKP'ye destek: 'Fırsattır'
AKP'nin ortağı MHP'li Kamil Aydın ise anlaşmaya destek vereceklerini açıkladı. Aydın, 7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanan anlaşmanın "taraf ülkeler arasındaki güven, işbirliği ve dayanışmayı artıracağını, bölgesel sorunların çözümünde dış müdahalelerin etkisiz kılınmasına katkı sağlayacağını" savundu.
CHP Grup Başkanı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ve Yalova Milletvekili Tahsin Becan da parti grubu adına söz aldılar. Öztrak, "bölgede dengeler değişirken, süren savaşların maliyetinin sadece Ortadoğu ve Karadeniz'de değil, dünyada da taşınması güç seviyelere ulaştığını" söyledi.
"Küresel tedarik zincirlerinin koptuğunu, emtia fiyatları ve enflasyon kontrol edilemediğini, sınır güvenliği, göç gibi pek çok konuda insanlığa çıkan faturanın ağırlaştığını" belirten Öztrak, böyle bir ortamda bölgenin dışından sağlanan güvenlik garantilerinin tek başına sorunları çözmeye yetmediğini savundu. Öztrak konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:
Mekke Anlaşması doğru kullanılırsa bu acılara son vermek, bölgenin başkalarının güvenlik şemsiyesinden kurtarılması için bir fırsattır.
AKP adına konuşan Akar Mekke Anlaşması'ndan bahsetmedi
Birbirinden alakasız pek çok konuyu konuşmasına sıkıştıran ve AKP adına konuşan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar'ın zaman zaman anılarını anlattığı konuşmasına çok cılız tepkiler geldi. Akar şunları söyledi:
Bölgede ve dünyada ciddi gerilimler var. Bunların bir bölümü çatışmaya dönüşüyor. Ortama hibrit ve vekalet savaşları hakim. Ortada dezenformasyon ve manipülasyonlar söz konusu. Ancak yeni dünya düzeni mümkün. Üçüncü Dünya Savaşı'nın ayak sesleri deniyor, bu doğru. Ne zaman olacağını bilemeyiz. Filipinler'den Japonya'ya, Avrupa'ya ülkeler anlaşmalar imzalıyor.
Hulusi Akar anlaşmaya ilişkin doğrudan hiçbir açıklama yapmadı.
Akar'ın ardından konuşan Yeni Parti Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir de, "Hulusi Akar burada 20 dakika her şeyden bahsetti bir tek Mekke Anlaşması'ndan bahsetmedi" dedi. "Biz Türkiye'nin kabiliyetlerini ihraç etmesinden gurur duyarız ama burada İsrail lehine, Amerika'nın taşeronluğu adına Türk askerini yolluyorsunuz" diye devam etti.
'Ortadoğu'da kolektif bir caydırıcılık inşa etmeyi hedefliyor'
Ardından söz alan Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AKP Ankara Milletvekili Fuat Oktay ise anlaşmanın "Ortadoğu'da kolektif bir caydırıcılık inşa etmeyi hedeflediğini" savundu. Anlaşmayı "istikrar odaklı, coğrafyamızı tahkim eden kıymetli bir adım" olarak nitelendiren Oktay, "Taraflardan birine saldırı yapılması durumunda objektif mekanizmaların işletilmesini şart koşmaktadır. Ülkemizin iradesi dışında kontrolsüz bir duruma çekilmesi söz konusu değildir" ifadelerini kullandı. Asker göndermek için tezkereye ihtiyaç olduğunu söyledi.
Oktay, "bölgemize barış ve huzur getireceğini" iddia ettiği anlaşmaya ilişkin şöyle devam etti:
Bu pakt kimseye karşı kurulmuş bir pakt değildir. Ve bölge ülkelerine de açıktır.
Ülkemizi savaşa sokması muhtemel Mekke Anlaşması'nın arkaplanı soL'da. İktidarın üstünü örttüğü bu onursuzluğun detaylarını soL'dan okuyabilirsiniz. Destek verin, abone olun.
Ülke savaşa ittiriliyor
AKP'nin oldubittisiyle, ABD zorlamasıyla örülen ve İsrail'in bölgedeki çıkarlarını koruyan Mekke İttifakı, Türkiye’yi iki ülkenin bölgesel planları doğrultusunda Suudi Arabistan’ın Yemen savaşına ve İran kuşatmasına ortak etmeye hazırlanıyor.
7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan anlaşmanın içeriği günlerce gizli tutuldu. 16 maddelik metin ancak 20 Ekim'de Meclis'e sunulan kanun teklifiyle birlikte ortaya çıktı. Anlaşma 27 Ekim'de TBMM Dışişleri Komisyonu'ndan geçti.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşmayı iktidar bir an önce Meclis'ten geçirmek istese de, aslında sahada çalışmalara çoktan başlanmıştı. Meclis'teki onay sürecini beklemeden ittifakın fiili yapılanması için çoktan adımlar atıldı. Üç ülkenin askeri ve diplomatik faaliyetlerini koordine edecek 20 kişilik daimi bir Genel Sekreterlik Karargahı'nın kuruluşunda son aşamaya gelinmişti bile.
16 maddelik ipotek: 'Gerekli tüm yöntemler' ve 10 yıl çıkış yasağı
AKP iktidarının Meclis’i baypas ederek kurumsallaştırmaya çalıştığı anlaşma metni, Türkiye’yi doğrudan başka ülkelerin savaşlarına sokacak ağır yükümlülükler içeriyor.
NATO’nun 5. maddesine benzer şekilde kurgulanan anlaşmanın ilk maddesi, taraflardan birinin toprak bütünlüğü veya egemenliği tehdit edildiğinde diğerlerinin tehdidi ortadan kaldırmak için “gerekli tüm yöntemleri” kullanacağını hükme bağlıyor.
İkinci madde ise dış kaynaklı bir silahlı saldırıyı üç ülkenin tamamına yapılmış sayarak askeri imkanlar dahil tüm kapasiteyle derhal yardım edilmesini öngörüyor. Metindeki “gerekli tüm yöntemler” ifadesi, sınır ötesine asker göndermekten sıcak çatışmaya girmeye kadar ucu açık bir yetki alanı tanımlıyor.
Üstelik anlaşma yalnızca savunma taahhüdüyle de sınırlı kalmıyor; istihbarat paylaşımını, barışta, savaşta ve olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt ve yedek parça dahil tam lojistik desteği, ortak tatbikat ve konuşlanmayı zorunlu kılıyor.
Anlaşmanın bir diğer maddesi ise ülkenin geleceğine adeta ipotek koyuyor: Süresiz yürürlükte kalacak olan anlaşmadan taraflar ilk 10 yıl boyunca hiçbir şekilde çekilemeyecek.
Türkiye hangi savaşın tarafı yapılmak isteniyor?
Suudi Arabistan, 2015’ten itibaren Yemen’de Ensarullah’a karşı yürüttüğü askeri müdahaleyle ülkenin yıllarca süren savaş, yıkım ve ağır insani krizle karşı karşıya kalmasında başlıca aktörlerden biri oldu. Bugün Mekke İttifakı üzerinden Riyad’a askeri destek sağlanmasının gündeme gelmesi, Türkiye’nin bu çatışmaya dahil edilmesi tehlikesini büyütüyor.
Yemen’e yönelik saldırılar yalnızca Suudi Arabistan’ın güvenlik politikalarıyla sınırlı değil. ABD’nin bölgedeki çıkarları ve İsrail’le kurulan askeri ilişkiler de bu tablonun bir parçası.
Bu onursuzluğa karşı çıkanlar da var
Halk yoksullukla boğuşurken ülkenin sürükleneceği Yemen macerasına TKP başından itibaren karşı çıkmıştı.
Ankara sokaklarında Meclis’e getirilen anlaşmaya karşı “İsrail askeri olmayacağız” sloganlarını yükselten TKP'liler "Bu ülkenin halkı Suudiler için ölmeyecek" demişti. TKP, Mekke Anlaşması üzerine milletvekillerine yönelik de bir açık mektup yayımlamış, anlaşmanın Türkiye'yi Yemen’deki savaşa sürükleyeceği uyarısını yapmıştı.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.