Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tütünden nikotine, Palantir’den MAHA’ya ve oradan bize

Sermayenin sömürü ve verimlilik artsın diye madde kullanımını özendirmesi aslında bir yenilik değil. ABD’de, yüksek stresli hayatlar süren Wall Street borsa işlemcilerinden lokantaların harlı ocak başlarında ağır koşullarda çalışan mutfak emekçilerine kadar, çalışanlara yasadışı uyarıcıların el altından dağıtıldığı dönemler belki geride kaldı, ama işçisine ücretsiz öğle yemeğini bile fazla gören Amerikan şirketleri, işyerlerini kahve makineleri, enerji içecekleri ve anlaşılan şimdi de nikotin ürünleri ile donatıyor.

Efza Evrengil

Yayın Tarihi: 13.05.2026 , 13:31 Güncelleme Tarihi: 13.05.2026 , 13:33

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.


Forbes dergisi duyurdu, tekno-faşist manifestosuyla gündemden düşmeyen istihbarat şirketi Palantir, savaş, ölüm ve soykırım projeleri geliştirdiği Washington’daki ofisine nikotin kesesi ihtiva eden otomat yerleştirmiş. Çalışanlar belli bir markanın nikotin kesesi kutularına buradan ücretsiz erişebiliyorlar. Şirketin yaptığı açıklamaya göre, söz konusu yenilik 21 yaş üzeri tüm çalışanların yararlanabilecekleri yan hak misali bir şirket kıyağı ve amaç verimliliği artırmak.

ABD medyasında haberin yankısı geniş oldu. 

Kısa sürede anlaşıldı ki, Palantir bu işte yalnız değil. Başka teknoloji şirketleri de işyerlerinde çalışanların kullanımı için nikotin kesesi bulundurmaya başlamış. 

Silikon Vadisi şirketlerinde ortaya çıkan bu yeni akımın medya yansımalarında, meselenin sağlık, hukuk ve etik boyutlarından ziyade, magazinsel yönü ön plana çıkartıldı, anekdot nitelikli anlatılarla nikotinin gerçekten verimliliği artırıp artırmadığı tartışıldı. Sağlık riski uyarısı içeren kısa bir paragraf eklendi, ama daha çok Palantir ve benzerlerinin bu orijinal buluşuna duyulan hayranlık dile getirildi. Bir yorumcu, “Bir yandan kötü. Diğer yandan, o kadar ustaca eski usul bir kötülük ki, ne kadar berbat olduğuna kızmaktan çok, bu cüretkarlığa hayran kaldım” diyor. 

Kâr için her şey mübah

Sermayenin sömürü ve verimlilik artsın diye madde kullanımını özendirmesi aslında bir yenilik değil. ABD’de, yüksek stresli hayatlar süren Wall Street borsa işlemcilerinden lokantaların harlı ocak başlarında ağır koşullarda çalışan mutfak emekçilerine kadar, çalışanlara yasadışı uyarıcıların el altından dağıtıldığı dönemler belki geride kaldı, ama işçisine ücretsiz öğle yemeğini bile fazla gören Amerikan şirketleri, işyerlerini kahve makineleri, enerji içecekleri ve anlaşılan şimdi de nikotin ürünleri ile donatıyor.

Palantir yöneticileri, nikotin keselerinin şirkette çalışan mühendis ve hukukçu ordularından daha yüksek verim almanın ucuz, pratik ve şirket imajı ile uyumlu bir yöntemi olduğunu düşünmüş olmalılar. Ölüm sistemleri tasarlamak, devletle yapılacak milyar dolarlık sözleşmeleri kaleme almak kolay iş olmasa gerek. 12 saati aşan iş gününde nasıl sürekli uyanık kalınacak, konsantrasyon kaybolmayacak, nasıl kusursuz sistemler, kusursuz sözleşmeler üretilecek? Bunun için Palantir’de kimsenin ıhlamur, rezene içmediği kesin. Belki, çalışanları yaptıkları korkunç işe bağlamanın tek çaresi bu: yüksek dozlarda espresso kahve, enerji içeceği ve nikotin ile zombileştirme.

Palantir'de Stratejik Etkileşim Başkanı olan Eliano A Younes, nikotin kesesi otomatıyla poz veriyor. Kaynak: X

Üstelik, nikotin kesesinde, çalışanların masa başından ayrılmasına gerek yok. Şık kutusundan bir kese alıp bunu ağızlarına yerleştirmeleri yeterli. Artık sigara molası için dışarı çıkılan, tuvalette e-sigara tüttürülen günler tarih olmuş bu ofislerde. Bağımlılığı başlatmak ve sürdürmek hiç bu kadar zahmetsiz olmamıştı.

Nikotin kesesi de ne ola?

Hiç bilmesek daha iyi olurdu bu nikotin şeysini, ama ne olduğunu öğrenmek zorunda kaldığımız bir dünyadayız. Türkçe’ye nikotin kesesi veya poşeti olarak giren bu ürün, sigaranın 100+ yıllık saltanatının sallanması ve satışının küresel ölçekte hızla inişe geçmesi üzerine, ulusötesi tütün şirketlerince bilimsel dayanaktan yoksun “zarar azaltım” iddiasıyla piyasaya sürülen yeni nesil tütün ve nikotin ürünleri arasında günümüzde en hızlı büyüyen kategoriyi oluşturuyor.

İçinde toz halinde tütün bazlı veya sentetik nikotin, özellikle gençlere yönelik cazip aromalar ve dolgu malzemesi bulunan bu selüloz keseler diş eti ile dudak arasında 15-60 dakika süreyle tutularak tüketiliyor. Nikotin, mukoza zarından emilerek, kan dolaşımıyla kısa sürede beyne ulaşıyor. Nikotin düzeyi markaya göre her bir kesede 3mg’dan 12,5 mg’a kadar değişebiliyor. Sigara ile karşılaştırıldığında nikotin konsantrasyonu ve emilim oranı çok daha yüksek. Sigara dumanının büyük kısmı sigaranın iki ucundan havaya dağıldığı için, sigarada bulunan 10 mg nikotinin genellikle 2 mg'dan daha azı vücuda giriyor. Keselerde ise, nikotinin tamamı doğrudan ağız mukozasından geçerek kan dolaşımına dahil oluyor.

Nikotin keselerinin, benzer şekilde ağız içinde tüketilen snus gibi geleneksel tütün ürünlerinden farkı, bunların içinde doğrudan yaprak tütün bulunmaması ve tükürmeye gerek olmaması. Özetle, tütün yerine nikotinin ön plana çıkartıldığı, tütün bitkisinin renk, koku gibi fiziksel özelliklerinin gitgide kaybolduğu, sentetik olarak üretilen nikotinin kullanımı dolayısıyla tütün tarımının sonunu işaret eden, tedavi amaçlı ve rekreasyonel kullanım ayrımının flulaştırıldığı bir ürün. Beyaz rengin hakim olduğu minimalist ambalajlarda, modern, temiz ürün imasıyla pazarlanıyor.

Piyasa ve oyuncuları

Nikotin kesesi piyasası 2025’te 6,96 milyar dolar gelir getirmiş. Yıllık bileşik büyüme oranı yüzde 28. Bu baş döndürücü hızla piyasanın 2033’te 42,48 milyar dolar büyüklüğe ulaşacağı tahmin ediliyor. Günümüzde ürünün en yaygın olduğu ABD küresel piyasanın yüzde 64’ünden fazlasını temsil ediyor, ancak nikotin keseleri Avrupa ve Asya-Pasifik ülkelerinde de hızlı yaygınlaşıyor. 

Nikotin kesesi piyasasının hakimleri, dörtlü çete dediğimiz, Çin haricinde dünya genelinde ve Türkiye’de tütün piyasasını ellerinde bulunduran yine aynı ulusötesi tütün şirketleri. Küresel ölçekte, Zyn markası ile Philip Morris International (PMI) piyasa lideri. Onu Velo ile British American Tobacco (BAT) izliyor. PMI’nin ebeveyn şirketi ve ABD piyasasında faaliyet gösteren Altria Group On! markası ile üçüncü konumda. Japon Tütün (JTI) de Nordic Spirit markası ile piyasaya dahil oldu.

Türkiye’de nikotin keselerinin tütün ürünü statüsünde olup olmadığı belirsiz ve diğer yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerinde olduğu gibi bu ürün de ruhsatsız, dolayısıyla yasadışı. Buna rağmen, ülkemizde yukarıda adı geçen her bir markanın internetten yasadışı satışı yapılıyor. Daha yeni bir ürün olduğu için daha az tüketildiği varsayılabilir, ancak piyasa hacmi, eğilimleri hakkında elimizde bilgi bulunmuyor. ABD’de ise, Gıda ve İlaç İdaresi’nin onay verdiği bazı markaların yanı sıra piyasada yüzlerce onaysız marka bulunuyor. Palantir’de kullanıma sunulan marka da onaysız, yani ABD hukukunda yasadışı bir ürün.

Sağlık penceresinden nikotin

Adli tıp ve toksikolojide nikotin zehir olarak sınıflandırılıyor. Nikotinin pestisit olarak kullanımı bu özelliğinden geliyor. Tütün tarımı yapanlarda, özellikle çocuklarda görülen Yeşil Tütün Hastalığı da, yaş tütün yapraklarının deri ile teması sonucu ortaya çıkan bir zehirlenme biçimi. Nikotin, yeterli yüksek dozlarda, bulantı, kusma, ishal, yüksek tansiyon, hızlı soluma, baş dönmesi, işitsel ve görsel bozukluk, terleme, daha ileri aşamada kalp atışı yavaşlaması, solunum yavaşlaması, tansiyon düşmesi, nöbet, koma ve ölüme yol açabiliyor.

Tütün bağımlılığıyla ilgili yazımızda nikotinin yüksek bağımlılık yapıcı niteliğini ve yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerinin, eczacılık ve mühendislik yöntemleriyle birer nikotin zerk aracı olarak tasarlanmasını ele almıştık.

Nikotin beyin gelişimine zarar veriyor ve bu nedenle özellikle 25 yaş altı bireyler için ciddi sağlık riski taşıyor. Ergenlikte uzun süre nikotine maruz kalmak, bilişsel, dikkat ve ruh hali bozukluğu riskini artırıyor ve sigaraya geçişin, çoklu kullanımın önünü açıyor.

Dünya Kalp Federasyonu’nun konu hakkındaki politika notunda uzmanlar, tüm nikotin içeren ürünlerin, kan damarlarını daraltarak ve kan basıncı ile kalp atış hızını yükselterek, kalp krizi ve felç dahil, kalp-damar hastalıkları riski oluşturduğunu ortaya koyuyor. Yeni bir ürün olan nikotin kesesinin kalp-damar hastalığı ötesindeki kısa ve uzun vadeli zararları halen tartışılıyor ve araştırılıyor.

Nikotinin genel sağlık etkilerini araştıran bilimcilere göre, kalp damar, solunum ve sindirim bozuklukları riskinden öte, nikotinin sağlık tehditleri arasında bağışıklık yanıtını azaltması ve üreme sağlığını olumsuz etkilemesi de bulunuyor. Kansere yol açan hücre çoğalması, oksidatif stres, apoptoz ve DNA mutasyonunu gibi mekanizmalar ile tümör proliferasyonunu ve metastazını etkilediği ve kemoterapi ile radyo tedavisine direnç oluşturduğu ortaya konuyor.

Bu tablodan, Palantir’in çalışanlarına yüksek bağımlılık yapıcı ve ciddi sağlık riskleri olan bir zehri bile isteye verdiği sonucu çıkıyor. Nikotinin hiç mi faydası yok? Olumlu etkileri olduğunu savunan, tütün şirketleri ile ilişkileri ortaya konmuş uzmanlar dahi, nikotin ürünlerinin “normal kapasitede çalışan birinin bilişsel işlevine yardımcı olma olasılığının çok düşük olduğunu,” “zekileştiren ilaç” iddiasının yanılgı olduğunu teslim ediyorlar. Nikotinin, zihni keskinleştirdiği veya konsantrasyonu artırdığı yönünde bilimsel kanıt yok; nikotin kullanan bazı bireylerin böyle hissetmelerinin nedeni beynin sürekli dopamin akışına bağımlı hale gelmesi olabilir.

MAHA: 'Kendini optimize et'

Palantir’in nikotine yönelmesinin Trump ve onun siyasi projesiyle yakın ilişkisi var. Trump ile sağlık bakanı Robert F. Kennedy Jr.’ın birlikte başlattıkları, başta aşı karşıtlığı olmak üzere, genel olarak bilim karşıtlığı üzerine kurulu “Amerika’yı Tekrar Sağlıklı Yap” (MAHA) hareketi nikotini seviyor. Kennedy’nin nikotin kesesi kullandığı, hatta 2025’te Senato karşısında sorulara yanıt verirken mahsus ağzında bulundurduğu biliniyor. MAHA’cıları üst dudaklarının üstündeki belirgin çıkıntıdan ayırt etmek mümkün.

Kaynak: https://people.com/rfk-jr-speculation-nicotine-pouch-confirmation-hearing-8783718

MAHA’cı fenomenler, influencerlar ile uzmanlıkları sorgulanmaya muhtaç birtakım sağlık ve wellness meraklısı ünlüler, açık açık marka reklamı yapmaktan da geri durmayarak, nikotinin zihin açıklığı, odaklanma, enerji ve üretkenliği artırdığını, hatta ömrü uzattığını iddia ediyorlar. Palantir ne kadar verimlilik ile aklını bozmuşsa, bunların da derdi performans artırmak. Bedenleri yetmiyor onlara; bedenin sınırlılığını aşmaları gerek. Performans için her şey mübah. Bunun için biraz risk bile alınır. Nikotin kesesi kullanan Palantir çalışanları da böyle bakıyor olmalılar iş ve nikotin ilişkisine.

Sağlık bakanı Kennedy, sağlığın ve sağlık hizmetinin toplumsallığını yok sayıyor, ABD’nin özel sektöre teslim edilmiş sağlık sisteminin bozukluğuyla ilgilenmiyor. Bunun yerine, MAHA’cılıkta bireye “kendini optimize et” komutu veriliyor; özel gıdalar, takviyeler, ritüeller, egzersizler ile kendi sağlığını kontrol altına alması öğütleniyor. Öğütlerden biri de “nikotinden sorumlu biçimde yararlanın”. Sigaraya ve hatta e-sigaraya çok karşılar; en temiz, en saf, en optimal doz nikotinin peşindeler. Bu durumda, nikotin keseleri onlar için ideal ürün oluyor.

Dörtlü çetenin nikotin reklamı ve tanıtımı stratejisi

Geçen yüzyılın başlarında, nikotinin uyarıcı etkisini fark eden sigara şirketleri daha 1920’lerde sigaranın uyanıklığı artırdığı, kafa çalıştırdığı yönünde reklamlar yapmışlardı. O dönemde sigara tüketimi Amerikan ordusu tarafından da moral ve performans için teşvik edilmiş, bu yolla yaygınlaştırılan tüketim ile aslında sigara şirketleri desteklenmişti.

Şimdi, nikotin keseleri için benzer reklamlar yapılıyor. Fransızcada “bisiklet” anlamına gelen Velo markasının ismi, hız ve enerji çağrışımı yapıyor. Velo logosu F1 araçları üzerinde de yer alıyor. Zyn'in reklam görsellerinde ise genç, aktif insanların sırt çantalarıyla doğa yürüyüşü, kar kayağı yapması veya son maddesi “anı yaşa” olan yapılacaklar listesi hazırlaması gösteriliyor. PMI’nin websitesinde nikotin ürünlerinin sigarayı gereksiz kılacağı, nikotin anlayışımızı sigaradan bağımsız olarak oluşturmak gerektiği, nikotinin bilişsel faydaları bulunduğu, tedavi edici uygulamaları olabileceği, dikkat hafıza ve ince motor becerileri geliştirmeye yardımcı olabileceği iddia ediliyor.

Rezil bir Milei klasiği

Kendi halkına savaş açan faşist lider Javier Milei, 4 Mayıs’ta ulusötesi tütün şirketlerine teslim bayrağı çekerek, Arjantin Resmi Gazetesi’nde yayınlanan kararla, ülkenin 2011 tarihli e-sigara ve 2023 tarihli ısıtılan tütün ürünü üretim ve ticaret yasaklarını kaldırdı, bu iki ürünün ve nikotin keselerinin ticarileştirilmelerinin önünü açtı ve güya denetimli, kurallı zarar azaltım stratejisini yürürlüğe soktu. Kararın arkasında, PMI’nin bu ürünlerin imalatına yönelik 300 milyon dolarlık yatırım sözü olduğu iddia edildi

Halk sağlığını korumaya yönelik yasakları kaldırarak Arjantin’in yeni ürünlere kucak açması karşısında uluslararası tütün kontrolü camiası suskun kalırken, bir tek Arjantinli halk sağlığı savunucusu kurumlar ile Türkiye’den Sağlığa Evet Derneği güçlü tepki verdi.

Arjantin’de olup biten, ulusötesi tütün şirketlerinin yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerini yasallaştırmak için yoğunlaşan küresel ölçekli saldırısının doğrudan bir sonucu. Bu ürünlerin üretim ve ticaretinin yasak olduğu birkaç önemli büyük pazardan biriydi Arjantin ve oradan istediklerini elde ettiler. Geri kalanın da ele geçirilmesi için yoğun çaba sürdürülüyor. 

Sıra kimde?

PMI’nin 2025 Yıllık Raporu’nun önsözünde “Özellikle Türkiye, Hindistan, Brezilya ve Vietnam gibi dumansız ürünlerin yasak olduğu ve bu durumun sigara tüketiminin sürmesine neden olduğu pazarlarda etkili zarar azaltım önlemlerinin avukatlığını yapmaya devam ediyoruz” deniyor. Yanıltıcı imalarla dolu bu sözlerden ve aşağıda yer alan, kendi deyimleriyle “dumansız ürünler” için erişimin bloke olduğundan şikayetçi oldukları ülkeleri bayraklarıyla gösteren şirket sunum dosyası görüntüsünden, hedef tahtasına hangi ülkelerin konduğu anlaşılıyor.

Kaynak: https://www.pmi.com/content/dam/pmicom/global/docs/investor_relation/PMI-2026-CAGNY-slides.pdf 

Acaba PMI sözünü ettiği avukatlığı Türkiye’de spesifik olarak nasıl yaptı, yapıyor? Bunun yanıtını bilmiyoruz, ancak kamuya açık kaynaklardan, reklam, tanıtım ve zarar azaltım stratejilerine paralel yürütülen “hükümetlerle ilişkiler” çalışmalarını izleyebiliyoruz. Dörtlü çete, yeni nesil ürünleri meşrulaştıran, yasallaştıran, kendi oligopol düzenlerini koruyan, kendilerine müsamahakâr, rekabete yasaklayıcı düzenlemelerin kabulü için küresel ölçekte amansız bir mücadele veriyor. 

Bu çerçevede hükümetlere dayatılan politikalar arasında,

  • Başta ısıtılan tütün ürünü ve nikotin kesesi olmak üzere, piyasa hakimiyeti kurabildikleri yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerine üretim ve ticaret serbestisi tanınması,
  • Başta tek kullanımlık e-sigaralar olmak üzere, kendi markalarının dışında kalan e-sigara türlerinin yasaklanması, yasadışıyla mücadele konusu yapılması
  • Bu ürünlerde aroma ve katkı maddelerine kısıtlama getirilmemesi, 
  • Nikotin için makul sınırlamalar belirlenmesi,
  • Belli yeni nesil ürünlerin riski azaltılmış ürün olarak tanıtımının yapılabilmesi, 
  • Satın alma yaşı sınırlaması, ürün kalitesi, piyasa denetimi, yüksek cezalar gibi unsurlarla “denetimli zarar azaltım modeli”nin benimsenmesi, 
  • Ürünleri risklerine göre teşvik eden vergi yapısı ve 
  • Hızlı değerlendirme ve ruhsatlandırma usulleri var.

Bugüne kadar benzer politikalar eşliğinde kapılarını yeni nesil ürünlere açan ülkelerin piyasalarında bu ürünlere yönelim ve gençler arasında baş gösteren tüketim artışı, sigara tüketimindeki düşüşlerle dengelendi. Ancak bu piyasalar, zaten sigara tüketiminin iniş trendi içinde olduğu, uzun yıllardır güçlü tütün kontrolü politikalarının devrede olduğu ülkelerdeydi. Ulusötesi tütün şirketlerinin hükümetlerin önüne örnek olarak koyduğu Japon modeli, İsveç, Norveç modelleri, Yeni Zelanda modeli gibi senaryolar sahte çözümlerdir.

Sigara tüketiminin hem çok yüksek hem de artışta olduğu Türkiye piyasasına bu ürünlerin yasal statüde olası girişi, daha önce denenmemiş bir model olduğu için, dörtlü çete için bile deneysel nitelikte olacaktır; ancak, tüketim üzerinde mevcut durumdan da olumsuz sonuçları olacağı beklenmelidir. Zira, şirketler lehine işleyen yukarıdaki politikalarda toplam tüketimi aşağı çekecek hiçbir unsur bulunmuyor ve yeni ürün girişleriyle tütün salgını mücadelesi yapmaya kalkışmak en hafif deyimle oksimoron bir yöntem olacaktır. Mücadele ancak, talebi düşürmeye yönelik önlemlerin yanı sıra, doğrudan salgının vektörüne, yani dörtlü çeteye karşı yürütüldüğü taktirde ve ihtiyatlılık ilkesi çerçevesinde ürün düzenlemesi yapılması, diğer bir deyişle belli hedefler doğrultusunda ürün yasaklama ve sınırlandırmaları ile cazibe unsurlarının ortadan kaldırılmasıyla, başarılı olabilir.

Dörtlü çetenin baskılarına karşı koyan, yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerini piyasalarına sokmaya karşı direnen ülke sayısı fire vermeden artabilecek mi? Bu ürünlerin birey ve halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ortaya çıktıkça, neyse ki bu yönde artan sevindirici bir eğilim var. Ancak Arjantin örneğinde olduğu gibi, içinde Türkiye’nin de yer aldığı ülkeler listesinden kopuşlar olursa, gerisi çorap söküğü gibi gelecek ve sonuçta dörtlü çetenin Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’ni kadük kılma ve onun yerine zarar azaltım paradigmasını geçirme planı gerçekleşmiş olacaktır.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.