Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Türkiye'nin nadir toprak elementleri kavgası: İktidar dümeni Çin'den ABD'ye kırdı

Eti Maden’in yıllardır tesis kurulumunu geciktirdiğini belirten CHP, iktidarı cevheri ham halde ABD’ye satmaya hazırlanmakla suçluyor. Çin’in nadir element ihracatına yeni kısıtlamalar getirmesi ise Ankara-Washington hattındaki görüşmeleri hızlandırabilir.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 09.10.2025 , 12:31 Güncelleme Tarihi: 09.10.2025 , 15:13

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz ay Washington’da ABD Başkanı Donald Trump’la yaptığı görüşmede masadaki konular arasında Suriye, Hamas, F-35 ve Boeing anlaşmaları kadar dikkat çekici bir başlık daha vardı: Nadir toprak elementleri.

Kulis bilgilerine göre, Trump yönetimi özellikle Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak rezervlerini istiyordu.

Zaten ABD’nin Ankara Büyükelçisi Thomas Barrack da daha önce yaptığı konuşmalarda Türkiye’deki rezervlere değinmişti. Peşi sıra ABD’nin Çin’le rekabetine değinmesi boşuna değildi.

Zira nadir toprak elementleri pazarının yüzde 60’tan fazlasını üretim, yüzde 90’ını ise işleme kapasitesi açısından Çin elinde tutuyor. Türkiye ise yaklaşık 694 milyon tonluk rezerviyle Çin’in ardından dünyanın ikinci büyük potansiyel deposu konumunda. Ancak bu cevherler hâlâ işlenemiyor. Rezervler yıllar önce bulunsa da gerekli zenginleştirme tesisleri eksik.

Bu tablo, Türkiye’yi ham cevher ihraç eden ülke konumuna itiyor. Peki, cevher işlenmeyecekse kime satılacak?

Çin'den vazgeçildi, ABD'ye dönüldü

Bloomberg’e göre, Türkiye’nin Çin ve Rusya ile yürüttüğü benzer görüşmeler teknoloji transferi ve rafineri hakları konusunda tıkanınca Ankara rotayı Washington’a çevirdi.

Kaynaklara göre taraflar, seryum, praseodim ve neodimyum içeren bileşiklerin ortak rafine edilmesi üzerine müzakere yürütüyor. Eğer anlaşma sağlanırsa, Türkiye’nin Ekim 2024’te Çin’le imzaladığı mutabakat zaptı fiilen geçersiz hale gelecek.

Özel 'satmayın' dedi, Saray çarpıttı

Satış pazarlıkları sürerken bir itiraz CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den geldi.

“Gitmiş nadir elementlerin pazarlığını etmiş. Bunların en çok olduğu yer Eskişehir’de. Bu altın yumurtlayan tavuğu Trump’a verip iki yumurtasına razı olmak olmaz. Türkiye nadir elementlerle ilgili ayağa kalkmalıdır. Erdoğan kendi geleceği için bu ülkenin nadir elementlerini satamaz. Sattırmayız.”

Saray’dan yanıt gecikmedi. İletişim Başkanlığı “Maden sahasının ABD’ye devredileceği iddiaları” yalan dedi. Oysa Özel sahanın ya da tesisin ABD’ye devrinden bahsetmemişti. Sadece buradan çıkacak cevherin ABD’ye ihraç edileceğini söylemişti.

'Tesis kurulumu yıllardır geciktiriliyor'

Ancak İletişim Başkanlığı’nın açıklamasında dikkat çeken nokta başkaydı:

“Bu alandaki çalışmalar yerli ve millî imkânlarla yürütülmektedir. Eti Maden’deki endüstriyel üretim hazırlıkları ülkemizin tam egemenliği ve millî çıkarları doğrultusunda sürmektedir.”

Bu defa Özel’in kurmayları harekete geçti.

CHP Enerji ve Altyapıdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Eti Maden İşletmeleri’nin 2023 Sayıştay raporuna dayanarak iktidarı “bilinçli ihmal”le suçladı:

“AKP’nin, Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementlerini dışa bağımlı olmadan üretecek tesisleri kurma sürecini yıllardır savsakladığını tespit ettik. Endüstriyel tesis kurulumuna dair hiçbir gelişme yok. Amaç, milli servetimizi zenginleştirmek değil, cevher halinde ucuz fiyattan ABD’ye peşkeş çekmek.”

Yavuzyılmaz’a göre, tesislerin tamamlanmaması “teknik yetersizlik” değil, siyasi bir tercih. Zira tesis kurulmadan yapılacak herhangi bir anlaşma, Türkiye’yi yalnızca hammadde sağlayıcısı konumuna mahkum edecek.

Çin'den yeni hamle: Cevher ve üretim teknolojilerinin satışı kısıtlandı

Cevher Türkiye’de mi işlensin, yoksa ABD’ye mi satılsın tartışmaları sürerken, Ankara-Washington hattında pazarlığı hızlandıracak hamle bugün Pekin’den geldi.

Çin, küresel arzın büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementleri ve üretim teknolojilerinin ihracatına yeni kısıtlamalar getirdi.

Ayrıca, Çin'de üretilen nadir toprak elementlerini ihraç eden yabancı şirketlerin, sivil ve askeri ikili kullanıma sahip ürünlerin ihracatı için Ticaret Bakanlığından lisans alması zorunlu tutuldu.

Çin'de istihbarattan sorumlu Devlet Güvenliği Bakanlığı, 27 Eylül'de, yabancı ülkelerin ihracat kontrolü uygulanan bazı kritik mineralleri ülkeden kaçırmaya yönelik girişimleri olduğu uyarısında bulunmuştu.

Kararın, ABD ile Çin arasında devam eden tarife müzakerelerinin sürdüğü ve iki ülke liderlerinin bu ayın sonunda Güney Kore'de düzenlenecek Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında yüz yüze görüşmeye hazırlandığı bir dönemde alınması dikkati çekti.

Çin, ABD'nin çip sektörü başta olmak üzere teknoloji alanında uyguladığı kısıtlamalara karşılık, küresel arzın büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerine daha önce de kısıtlama ve kontroller getirmişti.

Sadece maden pazarlığı değil, yön arayışı

Bu tablo, geçen ay New York ziyaretinde görülen AKP’nin Trump yönetimine yeniden yakınlaşma arayışlarıyla da yakından ilişkili.  Erdoğan’ın ABD’de “bir şey alamadan” geçirdiği temaslarda, Beylikova rezervleri gibi stratejik kaynakların masaya sürülmesi tesadüf değil. 

Trump’ın “Eğer istersem, Erdoğan Rus petrolü almayı durdurur” sözleri, iktidarın dış politikadaki bağımlılık düzeyini ve Washington’a verilen tavizlerin boyutunu ortaya koymuştu.

Dolayısıyla, nadir toprak elementleri etrafında yürütülen bu yeni pazarlık yalnızca bir maden satışı değil; AKP’nin dış politika eksenini yeniden Trump çevresine yaklaştırma girişiminin bir uzantısı.

Nadir toprak elementleri neden bu kadar önemli?

Her ne kadar adlarında “nadir” ifadesi geçse de, bu elementler aslında yeryüzünde bol miktarda bulunuyor. Ancak ekonomik olarak işletilebilir yoğunluklarda rastlanmaları ve işlenmelerinin güç olması onları “stratejik” kılıyor.

Bu elementler, enerji dönüşümü, silah sanayi, elektronik ve sağlık teknolojilerinde kritik rol oynuyor.

Rüzgar türbinleri ve elektrikli araç motorlarında kullanılan kalıcı mıknatıslar, bu elementlere bağlı.

Enerji depolama sistemleri, akıllı telefonlar, lazer sistemleri, hatta modern savaş uçakları da bu metalleri kullanıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.