Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Türkiye'nin Afrika Boynuzu serüveni - 3: Etiyopya, Somali ve Türkiye'nin arabuluculuğu

Etiyopya ve Somali arasında arabuluculuk görevi üstlenen Türkiye, iki ülkede de oldukça faal. Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki serüveninin üçüncü bölümünde arabuluculuğa giden süreci irdeliyoruz.

Yalçın Cuğ

Yayın Tarihi: 14.07.2024 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Etiyopya, denize erişim sağlamak için yıllardır komşu ülkelere çağrılarda ve tekliflerde bulundu. Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland ise resmi olarak tanınmak için...

Etiyopya'nın istediği deniz erişimi Somaliland, Somaliland'in istediği resmi tanınma da Etiyopya tarafından karşılanabilirdi. Ki 1 Ocak 2024'te iki taraf arasında mutabakat zaptı imzalandı.

Somali, anlaşmayı bağımsızlık ve egemenliğine saldırı olarak yorumladı. İki ülke arasındaki kriz, uluslararası kamuoyuna  yansıdı. Sürecin sonunda yıllardır iki ülkeye de çeşitli yatırımlar yapan Türkiye, arabuluculuk rolünü üstlendi.

Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki serüveninin üçüncü ve son bölümünde, iki ülke arasındaki arabuluculuğa giden süreci irdeliyoruz.

Eritre'nin bağımsızlığı Etiyopya'nın denize erişimini kesti

20. yüzyıla doğru İtalyanlar tarafından işgal edildi ve sömürgeleştirildi. 2. Dünya Savaşı ile birlikte Birleşmiş Milletler'in himayesi altına girdi. Ardından BM'nin kararıyla Etiyopya'yla birleştirildi ve 1962 yılına kadar Etiyopya'nın özerk bölgesi olarak kaldı. 1962 yılına gelindiğinde ise Etiyopya'nın 14'üncü şehri ilan edildi.

Bu dönemde hem Etiyopya hükümeti hem de bölgeyi temsil etme iddiasında olan oluşumlar arasında yaşanan çatışmalar, 1991 yılında Halk Cephesi'nin zaferiyle sonuçlandı. Önce Etiyopya'ya bağlı bir cumhuriyet oldu, sonrasında yapılan referandumla Etiyopya'dan ayrıldı. Eritre, 1993 yılında beri bağımsız bir devlet.

Eritre, Cibuti, Somali ve Etiyopya'nın yer aldığı Afrika Boynuzu.

Eritre'nin bağımsızlığını kazanması ise bugün Etiyopya ile Somali arasında devam eden krizin en büyük nedenlerinden biri. Çünkü Eritre bölgesini kaybeden Etiyopya, denize erişimini de kaybetti. Günümüzde dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 90'ının deniz yoluyla gerçekleştirildiği göz önüne alındığında, nüfus bakımından dünyanın en kalabalık kara ülkesi olan Etiyopya'nın da en büyük sorunlarından biri Kızıldeniz'e ulaşamamak. Ayrıca Etiyopya'nın Kızıldeniz üzerinden erişimini kaybettiği Yemen Denizi ve Akdeniz, dünyadaki deniz ticaretinin en önemli bölgeleri arasında bulunuyor.

Tarihi boyunca denize erişim için birçok savaş veren Etiyopya, Eritre'nin bağımsızlığını ilan etmesinin ardından dış ticaretinin yüzde 90'a yakınını başta Cibuti olmak üzere komşu ülkelerdeki limanlar aracılığıyla gerçekleştiriyor. Ülke, 1993'ten beri ithalat ve ihracatının yüzde 95'inden fazlası için Cibuti limanlarını kullanıyor. Bu bağlamda başkent Addis Ababa’dan Cibuti limanına uzanan 748 kilometrelik demiryolu iki ülke için de önem arz ediyor. Çünkü Etiyopya'nın Cibuti limanlarını kullanmak için harcadığı yıllık ortalama 1,5 milyar dolar, Cibuti’nin gayri safi yurt içi hasılasının da yüzde 75’inden fazlasına denk geliyor.

'Coğrafi hapishane': Etiyopya'nın karşılıksız kalan teklifleri

Uluslararası ticaret için Cibuti'ye bağımlı olan Etiyopya, son yıllarda ticaret yollarını çeşitlendirmek için arayışa geçti. Ülkenin çeşitli anlaşma girişimleri başarılı olmazken, Etiyopya hükümeti de son bir yıldır Doğu Afrika'daki limanlara dair erişim hakkı talebini daha yüksek sesle dillendirmeye başladı. Halihazırda karışık denklemlere sahip olan kıtada, söz konusu hak talebi komşu ülkeler arasında huzursuzluğa neden oldu.

2018 yılından beri ülkenin başbakanlığını yapan Abiy Ahmed Ali, ülke sınırlarını "coğrafi hapishane" olarak tanımlamaya başlarken, ana gündemlerinden birisi de Kızıldeniz'e erişim hakkı oldu. Ülkesinin inşa ettiği Hedasi Barajı'ndan Mısır ve Somali'nin müzakereler yoluyla faydalandığını belirten Ali, ülkesinin de Kızıldeniz limanlarının kullanılması konusunda müzakere hakkı olması gerektiğini ifade ediyor.

Nil sularının yaklaşık yüzde 80'i topraklarında doğmasına rağmen suyun sadece yüzde 3'ünden yararlanabilen Etiyopya, 2011 yılında Hedasi Barajı'nın inşaatına başladı. Barajın, Nil Nehri sularının geçtiği bölge ülkelerinden Mısır ve Sudan'ı 25 milyar metreküp su kaybına uğratması bekleniyor. Bu nedenle Etiyopya, Mısır ve Sudan arasında uzun süredir gerilim yaşanıyor.

Öte yandan Ali'nin komşu ülkelere bir diğer teklifi de Kızıldeniz'e erişim karşılığında Hedasi Barajı ve Etiyopya Hava Yolları'ndan hisse vermek oldu. Söz konusu çabalar ve teklifler yıllarca karşılıksız kalırken, Etiyopya'nın isteği 1 Ocak 2024'e karşılık buldu. 

İşte tam da bu noktada karşımıza Somaliland çıkıyor...

Aden Körfezi'yle çevrili Somaliland tanınmak istiyor

16. yüzyıldan, İngiltere ve İtalya'nın işgal ettiği 19. yüzyıla kadar Osmanlı Devleti'nin yönetiminde olan Somali, 1960 yılında bağımsızlığını ilan etti. 1969 yılında Siad Barre'nin yönetimi ele geçirmesinin ardından 1990'lı yıllara doğru Somali İç Savaşı başladı. Siad Barre yönetiminin devrilmesine ve kabileler arası çatışmaların çıkmasına neden olan savaşta binlerce insan hayatını kaybetti. 1980'li yıllardan beri Somaliland eyaletinde devam eden ayrılıkçı mücadele, iç savaşın yarattığı kriz ortamında başarıya ulaştı ve Somaliland 1991 yılında tek taraflı bağımsızlığını ilan etti.

Bağımsızlığının ilanından sonra devletleşme sürecine giren Somaliland, anayasa hazırladı, devlet kurumlarını faaliyete geçirdi ve para birimini belirledi. Ancak günümüze kadarki süreçte büyük çaba göstermesine karşın hiçbir ülke tarafından tanınmayan Somaliland için Etiyopya'nın denize erişim talebi umut kapısı oldu. Çünkü Somaliland topraklarının kuzeyi, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu'nu birbirine bağlayan Aden Körfezi'yle çevrili durumda.

2018 yılında Birleşik Arap Emirlikleri sermayesine ait DP World, Etiyopya ve Somaliland hükümetleri arasında Somaliland’deki Berbera Limanı'na dair anlaşma imzalanmıştı. Anlaşma kapsamında limanın yüzde 19 payı Etiyopya'nın olacaktı. Ancak Somali ve bölgedeki diğer ülkelerin tepkilerinin yanı sıra Etiyopya'nın anlaşma gerekliliklerine uygun mali ödemeleri yapamaması, ülkenin anlaşmadan çekilmesine neden oldu.

Etiyopya ve Somaliland mutabakat zaptı imzaladı

1 Ocak 2024'te başkent Addis Ababa'da bir araya gelen Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ve Somaliland lideri Muse Bihi Abdi, ülkeler arası ikili işbirliği protokolü imzaladı.

Protokol kapsamında, Etiyopya ticari deniz operasyonları için Somaliland'de bulunan Berbera Limanı'na erişimi olan bir askeri deniz üssünü 50 yıl boyunca kiralayacak ve Etiyopya donanması da 20 kilometrelik deniz erişimi sağlayacak. Buna karşılık Etiyopya ise Somaliland'in resmi olarak tanınma arayışının "ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesini" sağlayacak ve devlete ait Etiyopya Havayolları'ndan Somaliland'e hisse verilecek.

Somaliland Dışişleri Bakanlığı anlaşmanın ülke için önemli bir diplomatik dönemeç olduğunu belirtti. Ayrıca Somaliland'in lideri Bihi, "20 kilometrelik karasuyumuza erişime karşılık onların bizi tanıyacağı yazılan anlaşmamızı açıklamaktan memnuniyet duyuyor, bunun için başbakana ve Etiyopya'ya minnettarlığımızı dile getirmek istiyoruz" dedi.

Ancak Etiyopya Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan açıklamada, Somaliland'in tanınmasına dair bir ifade yer almadı. Açıklamada, anlaşmanın denize erişim sağlama ve limanları çeşitlendirmenin önünü açacağı aktarılırken, anlaşmanın "işbirliğinde yeni aşamaya geçme" ve "Afrika Boynuzu'ndaki bölgesel entegrasyonu sağlama" işlevi göreceği kaydedildi.

Öte yandan anlaşma detaylarının Şubat ayı içinde yapılacak görüşmeler sonucunda belirleneceğini aktarıldı.

Somaliland'in Savunma Bakanı Abdiqani Mohamud Ateye, Somaliland ile Etiyopya arasında yapılan protokolü "hukuksuz anlaşma" olarak değerlendirdi ve görevinden istifa etti. Etiyopya'nın, Somaliland topraklarında gözü olduğunu savunan Ateye, Somaliland Başkanı Abdi'yi de anlaşmayı bakanlara danışmaması nedeniyle suçladı. (Fotoğraf: Etiyopya Başbakanı Ali ve Somaliland lideri Abdi’nin imzaladığı protokol töreni)

Somali bağımsızlık ve egemenlik ihlali olarak nitelendirdi

Söz konusu anlaşmadan bir hafta önce Somali ile Somaliland arasında Cibuti'de görüşmeler gerçekleşmiş ve görüşmelerde ilerleme sağlandığı bildirilmişti. İki taraf arasında 2020'den sonra ilk kez gerçekleşen görüşmeler kapsamında, müzakerelerin yeniden başlatılmasına karar verilmişti. Ta ki imzalanmasıyla ortaya çıkan mutabakat zaptına kadar...

Somali hükümeti, bağımsızlığının ve egemenliğinin bariz ihlali olarak değerlendirdiği anlaşmaya karşı çıkmak için tüm yasal yolları kullanacağını açıkladı. Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre ise kabinesiyle acil toplantı yaparak anlaşmanın “geçersiz” olduğunu ilan etti.

6 Ocak tarihinde Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, mutabakat zaptını geçersiz kılan yasayı imzaladığını açıkladı. Mahmud, imzaladığı yasağa ilişkin “Milletvekillerimizin ve halkımızın desteğiyle hazırlanan bu yasa, uluslararası hukuk uyarınca birliğimizi, egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü korumaya yönelik kararlılığımızın bir örneğidir” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Etiyopya’nın Somali Büyükelçisi ülkeden deport edilirken, Somaliland ve Puntland bölgelerinde bulunan Etiyopya konsoloslukları da kapatıldı. Somali’nin Addis Ababa Büyükelçisi ise ülkeye geri çağrıldı. Mutabakat zaptından çekilmediği sürece Etiyopya’yla müzakere edilmeyeceği duyuruldu.

Somali Başbakanı Barre, anlaşmanın hükümsüz olduğunu ve Etiyopya'nın, Somali topraklarına müdahale etmesi durumunda ortaya çıkacak sonuçlara da katlanması gerektiğini söyledi:

"Etiyopya, Somali'nin topraklarına müdahalede bulunamaz. Eğer böyle bir girişimde bulunurlarsa, ölülerini taşıyarak geri çekilecekler. Somali toprakları şarkılarla veya tehditlerle elde edilemez."

17-18 Şubat'ta Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da yapılan 37. Afrika Birliği Zirvesi'nde konuşan Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, “Ülkemizin bir parçasının ilhak edilmesiyle tehdit ediliyoruz. Bu sadece egemenliğimize karşı atılmış bir adım değil, aynı zamanda Afrika Birliği prensiplerine de aykırı" açıklamasında bulundu. Öte yandan, Somali Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Etiyopya'nın Somali heyetinin zirveye katılmasını engellemeye çalıştığı belirtildi. (Fotoğraf: 37. Afrika Birliği Zirvesi'nde Somali Cumhurbaşkanı Mahmud en ön sırada sağdan birinci, Etiyopya Başbakanı Ali ise aynı sırada sağdan yedinci kişi)

Etiyopya'dan 'dostluk' mesajı

Somali’nin tepkilerinin ardından Somaliland Başkanı Abdi, Etiyopya'yla imzalanan kıyı mutabakat anlaşmasını her hâlükârda uygulayacaklarını açıkladı.

Somali Cumhurbaşkanı Mahmud'u da eleştiren Abdi, "Kendini kandıran birisi. Somaliland kıyılarını sen yönetiyorsun öyle mi? Bu anlaşma uygulanacak" dedi. Abdi ayrıca, Etiyopya'nın Somaliland'in bağımsızlığına destek vermesinin kendileri için önemli olduğunu kaydederek, "Onlar istedikleri denizi, biz de bağımsızlığımızı alacağız" ifadelerini kullandı.

Etiyopya ise tepkilerin ardından Somaliland’in aksine Somali ile barış mesajı verdi. Etiyopya Başbakanı Ali, yaptığı yazılı açıklamada, ülkesinin Somali ile dost olduğunu ve Somali'ye zarar verme niyetlerinin bulunmadığını belirtti.

Ali, Somali'deki barışın Etiyopya'daki barış anlamına da geldiğini kaydederek, iki ülke arasındaki dostluğun çok derin olduğunu ve Etiyopya'nın bir dost olarak Somali'yi incitmek istemediğini ifade etti. Bazı güçlerin iki ülke arasında çatışmayı körüklediğini iddia eden Ali, taleplerinin karşılıklı çıkar temelinde denize ulaşmak olduğunu ve bunun sadece Etiyopya'nın değil, bölgenin menfaatine olacağını söyledi.

Dünyadan Etiyopya'ya tepkiler

Anlaşmanın ardından özellikle Somali, diplomasi trafiğine hız verdi. Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, Ocak ayında Eritre, Mısır ve Katar’a ziyaretler gerçekleştirdi, uluslararası kamuoyuna çağrılarda bulundu.

Nil Nehri üzerine inşa ettiği Hedasi Barajı'ndan dolayı Etiyopya’yla uzun süredir gerilim yaşayan Mısır, ülkeyi "bölgedeki istikrarsızlığın kaynağı" olmakla suçladı. Mahmud’un ülkesine yaptığı ziyaretin ardından konuşan Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ise "Mısır, kimseye Somali'yi tehdit etmesine ve güvenliğini etkilemesine izin vermeyecek. Mısır'ı ve müdahale etmesini isteyen kardeşlerini tehdit etmeye kalkmayın. Etiyopya'ya mesajım şu ki, bir toprak parçasını kontrol etmek üzere ele geçirmek kimsenin kabul etmeyeceği bir şey" diye konuştu.

Çin’de mutabakat zaptına karşı Somali’ye desteğini açıklayan ülkeler arasında yer aldı. Somali'deki Çin Büyükelçiliği bir mesaj yayımlayarak, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning'in “Somaliland, Somali'nin bir parçasıdır. Çin, ulusal birlik, egemenlik ve toprak bütünlüğünün korunması konusunda Somali Federal Hükümeti’ni desteklemektedir” ifadelerini paylaştı.

ABD anlaşmanın bölgedeki yansımalarına işaret ederek taraflara "sorunu çözmek için diplomatik diyaloğa girmeleri" çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller da “Afrika Boynuzu'ndaki gerilimin tırmanmasıyla ilgili derin endişemizi ifade etmede diğer ortaklara biz de katılıyoruz” dedi.

Avrupa Birliği ise Etiyopya ile Somaliland arasında varılan anlaşmayı kınadı. Brüksel’den yapılan açıklamada, "Avrupa Birliği, Somali Federal Cumhuriyeti'nin anayasası, Afrika Birliği şartları ve Birleşmiş Milletler uyarınca birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin önemini hatırlatmak ister" ifadesine yer verildi. Açıklamada, "Bu, Afrika Boynuzu bölgesinin tamamının barış ve istikrarı için anahtardır" denildi.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) da Mogadişu'ya verdiği desteği ve onun toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini açıkladı. İİT Genel Sekreterliği, "Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden her türlü eylemi" reddettiği yönünde bir bildiri yayımladı.

Arap Birliği Sözcüsü Cemal Ruşdi ise yaptığı yazılı açıklamada, Somali'nin egemenliğini ihlal eden ve ülkenin iç durumunun kırılganlığından veya Somali müzakerelerinin sekteye uğramasından yararlanma girişiminde bulunan her türlü mutabakat zaptının reddedildiğini ve kınandığını belirtti.

Türkiye'den Somali'ye destek

Mutabakat zaptına karşı Somali’ye desteği açıklayan ülkelerden birisi de Türkiye oldu.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “Etiyopya ve Somaliland arasında, Somali Hükümeti’nin bilgisi ve rızası dışında, 1 Ocak 2024’te Addis Ababa'da imzalanan Ortaklık ve İşbirliği Mutabakat Muhtırası’nı endişeyle karşılıyoruz. Somali Federal Cumhuriyeti’nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne bağlılığımızı tekrar teyit ediyoruz” dedi ve ekledi:

“Bu durumun, uluslararası hukukun bir gereği olduğunu vurguluyoruz. Geçmişte olduğu gibi bugün de Somali ile Somaliland arasındaki anlaşmazlıkların doğrudan müzakereler yoluyla ve Somalililer arasında çözümlenmesini arzu ediyor ve bu yöndeki girişimlere yönelik desteğimizi yineliyoruz.”

Somali Hükümet Sözcüsü Farhan Jimale ise Türkiye’nin açıklamasına "Uluslararası hukuk doğrultusunda, Somali Federal Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve birliğine bağlılığınızı ve desteğinizi takdirle karşılıyoruz" yanıtını verdi. Somali Dışişleri Bakanı Ahmed Moalim Fiqi de “ülkelerinin egemenliği ve toprak bütünlüğünün Etiyopya tarafından ihlal edildiği bir dönemde Türkiye'den gelen kardeşçe desteği memnuniyetle karşıladıklarını” söyledi.

Türkiye ile Somali arasında dikkat çeken anlaşmalar

Türkiye’nin mutabakat zaptına dair tutumu sonrasında Somali ile Türkiye arasında dikkat çeken anlaşmalar imzalandı.

Halihazırda Somali’de gelişkin şekilde askeri faaliyetler yürüten Türkiye, 8 Şubat’ta Somali ile Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’na imza attı. Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, Türkiye ile yapılan anlaşmanın Somali’de terörizm, dış tehditler, korsancılık ve yasa dışı balıkçılıkla mücadele ile kıyıların korunmasını ve deniz kaynaklarının geliştirilmesi gibi konularda iş birliğini kapsadığını belirtti. İki ülke arasında ortak bir deniz kuvvetleri oluşturulacağını açıklayan Mahmud, bu kuvvetlerin, Somali sularını 10 yıl boyunca koruyacağını ve deniz kaynaklarının gelişmesine katkı sağlayacağını söyledi. Öte yandan Mahmud, anlaşmanın, Etiyopya veya başka bir ülkeye yönelik düşmanca bir amacı olmadığını da sözleri arasına ekledi.

Somali hükümetiyle çatışma içinde olan ve ülkenin güney kısmını kontrol eden  Eş-Şebab, Ankara-Mogadişu arasında imzalanan anlaşmaya dair "Türkiye’nin bölgedeki hegemonik hırslarının yeni bir yansıması” şeklinde açıklamada bulundu. (Fotoğraf: Somali Savunma Bakanı Abdulkadir Mohamed Nur ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, anlaşmayı imzaladıktan sonra.)

7 Mart tarihine gelindiğinde ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Abdirizak Omar Mohamed arasında petrol ve doğal gaz alanında iş birliği anlaşması imzalandı.

Yapılan anlaşma, Somali’nin kara veya deniz bloklarında petrol arama, değerlendirme, geliştirme ve üretimini içeriyor. Bunun yanı sıra bu projelerle ilgili taşıma, dağıtım, rafineri, petrol ve ürünlerinin satışı ile hizmet operasyonları da anlaşma kapsamında yer alıyor. Anlaşma ayrıca, petrol projeleri alanında ikili bilimsel, teknik, teknolojik, hukuki, idari ve ticari iş birliğinin geliştirilmesini teşvik etmeyi de amaçlıyor.

Öte yandan petrol ve doğalgaz kaynakları bakımından Afrika'nın en büyük rezervlerinden birine sahip olan Somali'nin, çıkardığı yeraltı kaynaklarından elde edeceği gelirin yüzde 30'unu Türkiye'ye aktaracağı da gündeme geldi.

Hem Etiyopya’da hem de Somali’de çeşitli faaliyetler yürüten Türkiye, iki ülke arasında arabuluculuk rolünü üstlendi.

Etiyopya Dışişleri Bakanı Atske Selassie ve Somali Dışişleri Bakanı Ahmed Moalim Fiqi, 1 Temmuz’da Ankara’ya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın eşlik ettiği görüşmelerin ardından ortak basın açıklaması yapıldı.

Fidan, Türkiye'nin Etiyopya ve Somali'yle köklü ilişkileri ve geniş kapsamlı işbirliği nedeniyle bu konuya dair kolaylaştırıcı rol üstlendiğini ifade etti ve ekledi:

"Biz bugün kendimizi çok imtiyazlı bir pozisyonda buluyoruz. Her iki tarafın, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gösterdiği en üst seviyedeki güven ve vermiş oldukları yetki, bizim doğru yolda olduğumuz inancımızı güçlendiriyor."

Fidan, bütün tarafların çok daha iyi bir anlayışa ulaştığını dile getirerek, "Tabii ki çok komplike bir husustan bahsediyoruz, bunlar göz önünde bulundurulduğunda bu hususla ilgili başka değerlendirmelerin yapılması gerekeceği aşikardır. Bugün duyduklarımız ışığında gelecekle ilgili umudumuz pekişmiştir. Bakanlar ikinci tur bir görüşme için 2 Eylül 2024'te Ankara'da tekrar buluşmaya karar vermişlerdir" ifadelerini kullandı.

AKP'ye yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak, görüşmeyi şöyle değerlendirdi: "Etiyopya’da en fazla yatırıma sahip ikinci yabancı ülke konumunda olan Türkiye’nin Somali, Etiyopya ve Mısır gibi tarihsel, siyasi ve ekonomik ilişkilerin realize ve optimize edildiği bir vasatta mevcut krizin aşılması için Somali özelinde varolan ağırlığı, Etiyopya ile son 4 yılda derinleşen ilişkisi ve Mısır ile tazelenen diplomatik diyalog bağlamında arabuluculuk misyonu üstlenmesi, Türkiye’nin bölgedeki varlığını güvence altına alırken bölgesel saygınlığını da yükseltecektir."

Etiyopya ile Somali arasındaki krizin nereye evrileceği 2 Eylül'de tekrarlanacak buluşma ve buluşmaya kadarki süreçte şekillenecek. 

Öte yandan yayılmacı bir çizgi izleyen Türkiye kapitalizminin Afrika'ya yönelik adımlarını hızlandıracağı ve bölgedeki etkisini artıracağı da aşikar. 

Etiyopya ve Somali'ye patronlarını, derneklerini, kurumlarını ve askerlerini sokan Türkiye'nin, kısa denilebilecek bir sürede kazandığı mevziler dikkat çekici. Bu bağlamda Yeni Şafak'ın da belirttiği gibi Türkiye'nin üstlendiği arabuluculuk misyonu önem arz ediyor ve bölgedeki varlığını devam ettireceğine işaret ediyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.