Sayfa yolu
Türkiye Komünist Partisi Kırklareli İl Örgütü açıldı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
soL - Kırklareli
Yayın Tarihi: 30.04.2023 , 21:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Türkiye Komünist Partisi Kırklareli İl Örgütü bugün parti üye ve dostlarının katıldığı etkinlikle açıldı.
Açılış konuşmasını yapan TKP Kırklareli milletvekili adayı Efe Özdemir, "Türkiye Komünist Partimiz Kırklareli'de yola çıkıyor. Kırklareli'de laikliğin, gençliğin ve işçi sınıfının sesi soluğu olacağız" dedi.
Konuşmasında seçimlere de değinen Özdemir, "TKP ilkesiz ittifakların, koltuk kavgalarının içinde yer almadan işçi sınıfının ve emekçilerin çıkarlarını önceleyen bir siyaset izliyor. Bizim üç ilkemiz var. Bunlardan ilki anti-emperyalizm. İkinci ilkemiz sınıfçı bir bakış. Yani işçi sınıfının sermayeyle olan uzlaşmaz çelişkisinde işçi sınıfının yanında olmak. Üçüncüsü ise laiklik. İktidara geldiğimiz ilk hafta tüm tarikat ve cemaatleri kapatacağız. Bu üç ilkeden taviz vermemiz mümkün değil" dedi.
Daha sonra sözü alan TKP Merkez Komite üyesi Anıl Çınar, seçimlere katılan ittifakların vaatlerine değinerek "Siz de duymuşsunuzdur. Cumhur İttifakı’nın vaatlerinin arasında 'cep telefonu ve bilgisayarda vergi muafiyeti, gençlere aylık 10 GB ücretsiz internet' gibi şeyler dolanıyordu. Seçime mi gittiğimiz yoksa televizyonda bir telekomünikasyon şirketinin gençlik başlıklı kampanyanlarını mı dinlediğimizi ben açıkçası anlayamadım. Sonra Millet İttifakı'nınkilere bir bakayım dedim. Bu aralar 100 günde ne yapacağızı anlatıp duruyorlar. Saydıkları arasında ücretsiz pasaport, yurtdışı çıkış kolaylığı,
KYK borçlarını ödeme kolaylığı, ev, araba ve bir de 'gençlerin çalışma hayatıyla erken yaşta tanışmasını sağlayacak iş modelleri' kurmak var" dedi.
Çınar iki ittifakın vaatleri arasında olmayanları ise şöyle sıraladı:
"Öğrencilerin cebinden para çıkmadan, borçlanmak veya çalışmak zorunda kalmadan okuyabilmesi yok. Gençleri bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine, umuda bağlayacak şeyler yok. Bir de üstüne kendi iş modelellerini kuracaklar, sanki yokmuş gibi bir de erken yaşta sömürülmenin kapısını açacaklar."
Anıl Çınar konuşmasına şöyle devam etti:
"Bunlar gençlik için. Ama esasında fark etmiyor. Biliyoruz. Sıralıyorlar, emekçi diyorlar, kadın diyorlar, asker diyorlar, çiftçi diyolar ama Türkiye toplumuna sunabildikleri tek şey, bir şirketin ürünlerinden, o ürünleri pazarlamaktan fazlası değil.
Bu niye böyle arkadaşlar? Niye vaat üstüne vaat sıralıyorlar.
Niye yapacaklarmış gibi büyük sözler veriyorlar veya neden bugüne kadar yapmadıklarının hesabını vermiyorlar?
Bu anlaşılmadan seçimde kime oy verileceğinin, kimin gerçekleri söylediğinin, kimin veya aslında hangi partinin gerçek umuda çağrı yaptığının da anlaşılamayacağını bilmemiz gerek.
'Biliyorlar, bu kadar kirliliğin hesabı bir kere sorulmaya başladığında devamı gelecek'
Konumuz seçimler, ama bu konu anlaşılmadan bu ülkede gerçek bir çıkışın, kurtuluşun, ve aslında bizi bu ülkeye bağlayanın ne olduğunu anlayamayacağız.
Onların seçim siyaseti böyle. Bolca vaat veriyorlar, ittifak kuruyorlar ki programlarının ne olduğu, neyi savundukları anlaşılmasın. Çünkü zaten böyle bir dertleri yok. Çünkü programları yok. Çünkü bu siyaset tarzı tamamen bunun üzerine kurulu.
Ve arkadaşlar onlar da içten içe biliyorlar, ülkenin ekonomisi de bu büyük çürümüşlük de bir seçimle falan ortadan kalkmayacak. Ülkeyi bu hale getiren baş sorumlu zaten iktidardakiler. Ama zaten diğerleri de açıkça söylüyor, 'bu hükümet değişse de hesap sormayacağız' diyorlar.
Çünkü bu kadar kirliliğin, bu kadar suçun, bu kadar ölümün ve yoksulluğun hesabı bir kere sorulmaya başlandığında devamı gelecek."
O hesabın sorulması için örgütlü bir halkın gerektiğini belirten Çınar "Onlar da bundan korkuyor. Bu dönemeci kazasız belasız alalım istiyorlar" dedi.
'Siyaseti podyuma çevirdiler'
Seçimleri "vaat pazarına" dönüştürenlerin siyaseti de "podyuma" çevirdiğini kaydeden Çınar "Parayı bastıracaklar, medyada allayıp pullayacaklar, biraz sempatik kılacaklar, beyaz gömlek giydirip kollarını sıvayıp meydanlarda dolaştıracaklar ki herkes bunlara baksın. Baksın ki kimse kılını kıpırdatmasın. Matematik konuşsun, seçim aritmetiği konuşsun. Bassın geçsin. Gerektiğinde de aynı kişileri aynı hızla indirme garantisiyle…" diye konuştu.
"Sadece İmamoğlu'ndan falan bahsetmiyorum. Aynısı solun adaylarına dahi sirayet etmedi mi?" diyen Çınar "Evet siyasette önderler olur, güçlü karakterler olur. Ama neyi savunduğunu bilirisiniz, onları diğerlerinden neyin ayırdığını bilirsiniz ve görürsünüz. Çünkü mücadele edersiniz" ifadelerini kullandı.
'TKP'nin seçim vaadi yok, TKP'nin programı var'
Bugünkü tablonunsa tamamen farklı olduğunu ifade eden Çınar şunları dile getirdi:
"Kullan-at, şişir, medyatikleştir siyasetçileri türedi. Sevgili arkadaşlar burada bir tuhaflık var. Ve bizim bu tuhaflığa bir dur dememiz gerekiyor. Biz o yüzden vaat falan sıralamıyoruz. TKP’nin seçim vaadi yoktur arkadaşlar. TKP’nin bir programı var ve iktidar olduğunda neyi nasıl değiştireceğini açık açık söylüyor. Eğilmeden bükülmeden.
Diyoruz ki NATO’dan çıkacağız. NATO bir terör örgütü. Bugüne kadar da bu ülkeye kötülükten başka bir şey getirmedi. NATO’nun Amerika’nın füzeleri hâlâ bu ülkedeki onlarca askeri üsle birlikte durmaya devam ediyor. Bizi koruduğu falan yok. Bizi tehdit ediyor. NATO’nun ABD’nin AB’nin bu ülkenin iyiliğini, demokrasiyi düşündüğü falan yok.
ABD’nin ne olduğunu hepimiz iyi biliyoruz. Ama arkadaşlar bu ülkenin İslamcılarını yıllarca besleyen, tonla kaynak aktaran, kadro olarak kullanan Almanya değil miydi, AB değil miydi?
Demek ki eğer bunlara son vereceksek, önce bu terör örgütünün bir üyesi olmaktan kurtaracağız kendimizi. İçimizi de temizleyeceğiz.
'Tarikatları kapatmadan liyakatten söz edemezsiniz'
Sonra diyoruz ki tarikatları kapatacağız. Arkadaşlar bunu amasız fakatsız söyleyebilen tek bir parti, tek bir ittifak var mı bugün dışarı baktığınızda. Tarikatları kapatmadan liyakatten söz edemezsiniz. Tarikatların varlıklarına el koymadan, küçük çocukların uğradığı akıl almaz kötülüğe de son veremezsiniz. Tarikatlar şirkettir arkadaşlar. Bunların mali suyunu keseceğiz ve ülkenin tepesine çöreklenmiş ahlaksızlık yuvalarını bitireceğiz.
Başka türlüsü mümkün değil. İstediğiniz kadar eğitimden, teknolojiden, üniversiteden, kültürden bahsedin. Yalan söylersiniz. Ve yalan söylüyorlar açıkça. Laikliği geri getirmeden, dini siyasetin dışına çıkarmadan bunların hiçbiri mümkün değil.
Ve biz devletleştireceğiz diyoruz.
Şimdilerde bir sürü rakam açıklanıyor. Yurtdışından şu kadar milyar dolar getireceğiz, şu kadar vergi koyacağız, zenginlerden şöyle vergi alacağız. 5’li çeteyi şöyle yapacağız.
Arkadaşlar yurtdışı dedikleri uluslarası finans tekelleri. Kimin bedavaya para verdiği görülmüş bu dünyada. İktidar Katar’ı, diğer Arap ülkelerini, Rusya’yı, Kore’yi para dilenmek için dolandığında küfredeceksiniz, dalga geçeceksiniz, ama Türkiye’yi yeniden bir tür IMF programına sokma vaadi vereceksiniz.
'Faturayı onlara keseceğiz, devletleştireceğiz'
Türkiye bugünkü ağır yoksulluğun, enflasyonun, hayat pahalılığı yükünün altından kalkacaksa bunun tek bir yolu var. Bunun faturasının birilerine kesilmesi gerekiyor. Patron sınıfı faturanın bize kesilmesini istiyor. Bunu yatırım diye, dış kaynak diye allayıp pullamanın derdindeler. Biz 5’li çete diyenlere, ağzından saray rejimini eksik etmeyenlere, hatta kayıp milyar dolarların nerede olduğunu arayanlara gösteriyoruz adresi. Bizim, halkın olan TÜPRAŞ’ın, Koçlara Sabancılara satılan büyük devlet şirketlerinin bugünkü değerinin kaç milyar dolar olduğunu hatırlatıyoruz.
Biz faturayı onlara keseceğiz. Onlar vergi diyecek, internet kampanyası diyecek, fatura indirimi diyecek. Biz enerjiyi, telekomünikasyonu, ulaşımı devletleştireceğiz. Çünkü başka yolu. Var diyenin yalan söylediğinden kuşkumuz olmamalı."
TKP'nin oy isterken bir mücadeleye çağırdığını söyleyen Çınar "Bu değerlerin oya dönüşmesini, çoğaldığının görülmesini istiyor. Bugünün Türkiyesi'nde bunun muazzam bir etkisi olacak. Komünistlerin oyunun artması demek, bu ülkenin değişebilme umudunun, direncinin, kavga gücünün artması demek" dedi.
TKP’nin neyi savunduğunun son derece net olduğunu kaydeden Çınar "Iğdır’a da gitseniz, Edirne’ye de aynı değerlere, aynı mücadele ahlakına çağrı yapıyor. Gözünü kulağını kapayıp, ilkesiz ittifaklara, mecliste olalım da ne olursa olsun diye pazarlıklara girmiyor. Çünkü bu vaat siyaseti, bu podyum siyasetçiliği, bu ilkesizlik bugüne kadar bu ülkeyi bu noktaya getirdi. Bu ülkede gerçekten bir şeylerin değişmesini istiyorsak önce bunlarda ısrar etmeliyiz" diye konuştu.
Çınar "Bu yüzden bizim adaylarımız gerçek. Çünkü mücadelenin, kavganın o mahallenin bu işyerinin içinden geliyorlar. Motokuryeler, market işçileri, tekstil işçileri, öğretmenler, öğrenciler bizim adaylarımız. Çünkü bizim görmek istediğimiz meclis böyle bir meclis. Halkın, işçi sınıfının sesinin duyulduğu bir meclis" dedi.
TKP MK üyesi Çınar sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dayanışmanın, yardımlaşmanın, birlikte kol kola mücadele etmenin ve en önemlisi de hayatta kalmak için, aç kalmamak için, insanca yaşamak için örgütlü mücadele vermenin önemini geçtiğimiz birkaç ayda içinde en acı şekilde öğrendik. Bu ülkede acı var. Bu ülkede yoksulluk ve umutsuzluk var. Ama bu ülkede iyi ve güzel olan da var. Yeter ki inandığımız şeye güç verelim, örgütlenelim, bu değerler için oy verelim. Biz geliriz, her şeyi değiştiririz."
Etkinlik yarın Lüleburgaz'da yapılacak 1 Mayıs mitingine katılım çağrısı ile son buldu.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
