Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Trump’tan İran anlaşması için ‘acele etmeyin’ talimatı: İran-ABD müzakereleri ne durumda?

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la yürütülen müzakerelerde heyetine “acele etmeme” talimatı verdiğini açıkladı. Washington ile Tahran arasında savaşın sona erdirilmesine dönük bir çerçevede ilerleme sağlandığı belirtilirken, anlaşmanın nükleer başlık, İran’ın dondurulmuş varlıkları, Hürmüz Boğazı ve Lübnan’daki ateşkes kapsamı gibi kritik konularda tıkandığı bildiriliyor.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 25.05.2026 , 11:54 Güncelleme Tarihi: 25.05.2026 , 15:44

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.


ABD Başkanı Donald Trump, İran’la olası bir anlaşmanın henüz “tam olarak müzakere edilmediğini” söyleyerek, temsilcilerine “bir anlaşmaya varmak için acele etmemeleri” talimatı verdiğini belirtti.

Trump, önceki açıklamasında ABD, İran ve “çeşitli diğer ülkeler” arasında bir anlaşmanın büyük ölçüde müzakere edildiğini söylemişti. Ancak son açıklamasında bu ifadeyi yumuşatarak sürecin tamamlanmadığını vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Hindistan ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, İran’la anlaşmanın hâlâ mümkün olduğunu ancak sürecin “devam eden bir çalışma” olduğunu söyledi. Rubio, masada İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açması ve nükleer başlıklarda “gerçek, ciddi ve süreyle sınırlı” müzakerelere girmesine dönük “oldukça sağlam” bir teklif bulunduğunu belirtti.

Rubio, “Başkan kötü bir anlaşma yapmayacak. Diplomasiye başarı şansı vermek istiyoruz, ancak gerekirse başka yolları da değerlendireceğiz” dedi.

Tahran: Anlaşma yakın değil

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise görüşmelerde bazı başlıklarda ilerleme sağlandığını doğruladı, ancak bunun anlaşmanın yakında imzalanacağı anlamına gelmediğini söyledi.

Bekayi, “Konuların büyük bir bölümünde sonuca ulaştık, bu doğru. Ancak bu, anlaşmanın imzalanmasının yakın olduğu anlamına gelmez” dedi. İranlı sözcü, görüşmelerin bu aşamasında nükleer konunun ayrıntılarının ele alınmadığını, temel odağın savaşın sona erdirilmesi olduğunu belirtti.

Bekayi ayrıca ABD’nin olası bir anlaşmaya uyacağına dair “hiçbir garanti bulunmadığını” söyledi. Tahran’a göre Washington, özellikle İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması ve Lübnan’daki ateşkesin kapsamı konusunda pozisyon değiştiriyor.

İran devlet medyasına göre de ABD, “nükleer toz yoksa dolar da yok” yaklaşımına geri dönerek, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum meselesinde ilerleme sağlanmadan İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmayacağını ima ediyor.

Hürmüz Boğazı ve Lübnan başlığı masada

İran kaynaklarına göre görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın statüsü, İran’ın nükleer programı ve Lübnan’daki savaşın anlaşma kapsamına alınıp alınmayacağı başlıca tıkanma noktaları arasında.

Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin kıyıdaş ülkelere ait olduğunu belirterek İran’ın herhangi bir geçiş ücreti almayacağını ancak sağlanacak hizmetlerin bir bedeli olmasının “normal” olduğunu söyledi. İranlı sözcü, Tahran’ın boğazın güvenliği için bölgedeki ülkelerle temas halinde olduğunu kaydetti.

Öte yandan Reuters’ın deniz trafiği verilerine dayandırdığı haberine göre, iki LNG tankeri Hürmüz Boğazı’ndan geçerek Pakistan ve Çin’e doğru yol aldı. Katar’daki Ras Laffan terminalinden yük alan Fuwairit adlı geminin Pakistan’a, Al Rayyan adlı geminin ise Çin’e ulaşmasının beklendiği bildirildi.

Lübnan’da İsrail saldırıları yoğunlaştı

Müzakerelerin en kritik başlıklarından biri de Lübnan. İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki saldırıları yoğunlaşırken, Lübnan Sağlık Bakanlığı mart başından bu yana ülke genelinde en az 3 bin 151 kişinin öldüğünü açıkladı.

Bölgeden aktarılan bilgilere göre İsrail askerleri şu anda Lübnan’ın güneyindeki en az 55 kasaba ve köyde bulunuyor. İsrail ordusu, bu bölgelerde Hizbullah altyapısını hedef aldığını öne sürerken, konutlar, okullar, hastaneler, iş yerleri ve kamu binalarının sistematik biçimde yıkıldığı bildiriliyor.

İsrail ordusu ayrıca Nebatiye ve Cezin bölgelerinde 10 köyün sakinlerine yaklaşan saldırılar öncesinde evlerini terk etmeleri emri verdi. Tehdit edilen yerleşimler arasında Nebatiye el-Tahta, el-Luveyze, Secd, Ayn Kana, Haruf, Zibdin, Kfar Reman, Duveyr, Adşit eş-Şakif ve Maydun bulunuyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail’in güney Lübnan’daki işgalinin sona ermesinin ülke için “değişmez bir ulusal talep” olduğunu söyledi. Avn, İsrail’in tamamen çekilmesi için yürütülen müzakerelerin “taviz ya da teslimiyet” anlamına gelmediğini, Lübnan’ın egemenlik hakkının teyidi olduğunu belirtti.

Lübnan’ın Sur kentindeki Deyr Kanun en-Nahr kasabasına düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının cenazesinden bir görüntü.

Hizbullah’tan 28 operasyon açıklaması

Hizbullah, pazar günü İsrail güçlerine ve askeri noktalarına yönelik 28 operasyon düzenlediğini duyurdu. Örgüt, Lübnan topraklarındaki İsrail askerlerini İHA, topçu, roket ve füze saldırılarıyla hedef aldığını, ayrıca İsrail’in kuzeyindeki yerleşimlere sınır ötesi saldırılar düzenlediğini açıkladı.

İsrail ordusu ise güney Lübnan’daki çatışmalarda bir askerinin öldüğünü, bir askerinin de ağır yaralandığını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hizbullah’ı Lübnan’ı istikrarsızlaştırmaya çalışmakla suçladı. Rubio, Washington’ın Lübnan hükümetinin toparlanma, yeniden inşa ve uluslararası yardım çabalarını desteklediğini belirterek, “Sorun İsrail ya da Lübnan hükümeti değil, Hizbullah” dedi.

Rubio, olası bir anlaşma durumunda da İsrail’in “kendini savunma hakkının” saklı kalacağını söyledi.

Cumhuriyetçilerden Trump’a İran tepkisi

Trump yönetiminin İran’la müzakere arayışı, Cumhuriyetçi Parti içindeki savaş yanlısı kanadın tepkisini çekti. Kongre’de bazı Cumhuriyetçiler, İran’ın güçlü kalacağı bir anlaşmanın ABD ve İsrail açısından kabul edilemez olacağını savunuyor.

Senatör Ted Cruz, İran’ın milyarlarca dolara eriştiği, uranyum zenginleştirebildiği ve Hürmüz Boğazı üzerinde etkili kontrol kurabildiği bir sonucun “felaket bir hata” olacağını söyledi.

Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Roger Wicker ise geçici bir ateşkesin ABD’nin son askeri kazanımlarını boşa çıkaracağını savundu. Senatör Lindsey Graham da İran’ın güçlü konumda kalacağı bir anlaşmayı “İsrail için kabus” olarak nitelendirdi.

Eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise müzakere edilen olası tavizleri eleştirerek anlaşmanın “America First” çizgisiyle bağdaşmadığını söyledi.

ABD kamuoyunda savaş karşıtlığı büyüyor

Trump yönetimi yalnızca Kongre’den değil, kamuoyundan da baskı görüyor. Anketlere göre Amerikalıların büyük çoğunluğu İran’la savaşı desteklemiyor. Savaşın gerekli olduğunu düşünen kesimin ise ağırlıklı olarak kendisini “MAGA (Amerika'yı Yeniden Büyük Yap) Cumhuriyetçisi” olarak tanımlayan seçmenlerden oluştuğu belirtiliyor.

Ara seçimler yaklaşırken Kongre üyelerine gelen tepkilerin arttığı, Trump’ın ikinci döneminde ilk kez kendi partisinden ciddi bir geri itmeyle karşılaştığı yorumları yapılıyor.

NPT toplantısında İran gerilimi

Bu arada ABD, 2026 Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (NPT) gözden geçirme sürecinde nihai belge üzerinde uzlaşma sağlanamamasından duyduğu hayal kırıklığını açıkladı. Washington, bazı ülkeleri İran’ın “küresel nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine oluşturduğu tehdidi” ciddiye almamakla suçladı.

İranlı yetkililer ise tehditlere boyun eğmeyeceklerini vurguluyor. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, “Askeri savaşta taktiğimiz dişe dişti; diplomatik savaşta da eyleme karşı eylem” dedi. Rızai, “İran güç ya da tehdit karşısında eğilmez” ifadelerini kullandı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.