Breadcrumb
TKP’nin 'Derhal Devletleştirme' toplantısı Muğla’da: ‘Temel haklar piyasaya bırakılamaz’
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 17.05.2026 , 12:37 Güncelleme Tarihi: 17.05.2026 , 15:51
TKP’nin Türkiye’nin farklı kentlerinde sürdürdüğü “Madenden Eğitime, Sağlıktan Enerjiye Derhal Devletleştirme” başlıklı toplantıların bir yenisi, Eskişehir’in ardından Muğla’da gerçekleştirildi.
Özelleştirme politikalarının uzun yıllardır tartışma konusu olduğu kentte düzenlenen toplantı, özellikle enerji ve kamusal hizmetler başlıklarında TKP’nin “derhal devletleştirme” talebinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.
Muğla’da Yatağan Termik Santrali’nin özelleştirilmesi, Deştin’de zeytinlik alanlara yapılmak istenen çimento fabrikası girişimi ve İkizköy-Akbelen bölgesindeki madencilik faaliyetleri uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Bölgede yaşayanlar, özelleştirme politikalarının patronların kasalarını doldururken doğa tahribatını ve halkın yaşam alanlarına yönelik saldırıları da beraberinde getirdiğini yakından deneyimliyor.
Menteşe’de bulunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya konuşmacı olarak TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan katıldı.
Toplantının açılışında TKP Muğla İl Örgütü adına Murat Balcı söz aldı. Balcı, ülkede patronların çıkarlarına hizmet eden politikaların yaşamın her alanında hissedildiğini belirterek, “Memleketin her köşesinde patronların kârını artıracak sayısız uygulamaya örnek verebiliriz” dedi.
Mevcut tabloya karşı TKP’nin yanıtının “derhal devletleştirme” olduğunu ifade eden Balcı, konuşmasının ardından sözü Kemal Okuyan’a bıraktı.
Okuyan: Temel haklar piyasaya açıldı
Konuşmasında başta enerji olmak üzere birçok sektörün özel şirketlerin kontrolüne bırakıldığına dikkat çeken Okuyan, eğitim ve sağlık gibi temel hakların da piyasaya açıldığını söyledi.
Yıllardır topluma “özel güzeldir” anlayışının dayatıldığını belirten Okuyan, bu yaklaşımın halkın yararına değil, sermayenin çıkarlarına hizmet ettiğini ifade etti.
Okuyan, geçmişte özel hastanelerde yaşanan skandallardan kamuoyunda geniş yankı uyandıran yenidoğan çetesi tartışmalarına, yurttaşların ucuz ve erişilebilir elektriğe ulaşamamasından enerji alanındaki yüksek fiyat politikalarına kadar birçok sorunun ortak nedeninin bu alanların patronların denetimine bırakılması olduğunu söyledi.
Bu nedenle devletleştirmenin hem ekonomik hem de toplumsal açıdan önemli bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Okuyan Türkiye'de madenler özel sektöre devredildikten sonra doğa katliamlarının çok fazla arttığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
Çünkü şirketler madeni tamamen çıkartmak istemiyorlar. Derinlere indikçe maliyet artıyor. Kâr oranı azalıyor. Ayrıca devletten de teşvik alıyorlar zaten. Böylelikle Türkiye’nin her yerinde maden arama sahaları artıyor. Yani her türlü kazanıyorlar. Kaybeden yine biz oluyoruz.
Sovyetler Birliği'nin Türkiye'de yaptığı fabrikaları hatırlatan Okuyan şöyle konuştu:
Sovyetler, Türkiye'de fabrikalar yaptı. Bu fabrikalar sadece üretim yapmıyordu. Aynı zamanda işçiler ve aileleri için sinemalar, kreşler, konferans salonları gibi sosyal tesisler de vardı. Şimdi insanların bir araya gelebileceği sadece AVM'ler var. Orada da sadece tüketim var maalesef.
Okuyan, devlet kurumlarının önceden spor kulüpleri olduğunu ve burada o kurumlarda çalışan işçilerin de olduğunu anımsatarak şunları kaydetti:
DSİ'nin, Demiryolları'nın futbol, basketbol kulüpleri vardı. Bu kulüplerde aynı zamanda orada çalışan işçiler de olurdu. Şike yoktu, bahis yoktu, spor olması gerektiği gibiydi.
Toplantı çağrıyla sona erdi
Kemal Okuyan’ın konuşmasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Katılımcılar, hem ulusal hem de yerel ölçekte uygulanan politikalara ilişkin görüş ve sorularını dile getirdi.
Toplantı, örgütlenme çağrısı ve José Martí Küba Dostluk Derneği tarafından başlatılan “Küba’ya Güneş Topluyoruz” kampanyasına destek çağrısıyla sona erdi.
TKP’nin benzer buluşmaları farklı kentlerde devam edecek.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.