Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP'den ABD'nin Raúl Castro iddianamesine tepki: 'Anti-komünist histeriyle ortaya atılan iddiaların asılsızlığını tartışma ihtiyacı dahi duymuyoruz'

TKP, ABD Adalet Bakanlığı'nın Küba devrimi liderlerinden Raúl Castro hakkında hazırladığı iddianameyi kınayan bir açıklama yayımladı. ABD'nin bu iddianameyle, Küba'nın yaşadığı güncel sorunların asıl sorumlusu olan kendi terör faaliyetlerini gizlemeye çalıştığını savunan TKP, Washington'ın temel amacının yöneticileri hedef alarak ülkeye yönelik olası bir askeri müdahalenin yolunu açmak olduğunu vurguladı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 20.05.2026 , 23:11 Güncelleme Tarihi: 20.05.2026 , 23:14

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.


ABD Adalet Bakanlığı'nın, 1996 yılında ABD merkezli 'Brothers to the Rescue' (Kurtuluş Kardeşleri) grubuna ait iki uçağın düşürülmesiyle ilgili olarak Küba'nın eski Devlet Başkanı ve Devrim'in tarihi liderlerinden Raúl Castro'yu hedef alan iddianamesine Türkiye Komünist Partisi’nden (TKP) sert bir tepki geldi.

TKP Merkez Komitesi imzasıyla, "Çekin o kirli ve kanlı ellerinizi Küba ve Kübalı devrimciler üzerinden" başlığıyla yayımlanan açıklamada, söz konusu girişimin "saçmalıktan ibaret" olduğu belirtildi ve bütünüyle mahkum edildiği duyuruldu.

Parti tarafından yapılan açıklamada, 1996 yılında Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri tarafından düşürülen uçakların sıradan sivil uçaklar olmadığı, aksine CIA tarafından finanse edilen ve Küba hava sahasını yüzlerce kez ihlal ederek biyolojik ajanlar dahil yasadışı faaliyetler yürüten karşı devrimci bir gruba ait olduğu hatırlatıldı.

ABD'nin bu iddianameyle, Küba'nın yaşadığı güncel sorunların asıl sorumlusu olan kendi terör faaliyetlerini gizlemeye çalıştığını savunan TKP, Washington'ın temel amacının yöneticileri hedef alarak ülkeye yönelik olası bir askeri müdahalenin yolunu açmak olduğunu vurguladı. Açıklamada ayrıca, Küba halkının ve devrimci önderliğinin meşru müdafaa ve egemenliğini savunma hakkına sahip olduğunun altı çizilerek, TKP'nin Küba ile olan dayanışması yinelendi.

'Anti-komünist histeriyle ortaya atılan bu iddiaların asılsızlığını ayrıca tartışma ihtiyacı dahi duymuyoruz'

Açıklamanın tamamı şöyle:

"Çekin o kirli ve kanlı ellerinizi Küba ve Kübalı devrimciler üzerinden

ABD emperyalizmi son aylarda petrol kuşatmasıyla, ülkenin kurum ve yöneticilerini hedef alan yeni yaptırımlarla, askeri müdahale tehditleriyle tırmandırdığı saldırganlığına meşruiyet zemini kazandırmak için yalan dolan dolu suçlamalarına bir yenisini ekledi. Raúl Castro’ya karşı, 1996 yılında ABD’ye ait iki sivil uçağı düşürme emri verdiği ve dört kişinin ölümüne yol açtığı iddiasıyla saçmalıktan ibaret bir iddianame yayınladı.

Haddini bütünüyle aşan ABD hükümeti, Küba Devrimi’nin tarihsel liderlerinden biri olan ve Ordu Generali unvanını tarihsel olarak hala taşıyan Raúl Castro’ya el uzatma cüretini göstermiştir.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından anti-komünist histeriyle ortaya atılan bu iddiaların asılsızlığını ayrıca tartışma ihtiyacı dahi duymuyor, söz konusu girişimi baştan sona mahkûm ediyoruz.

'Raúl Castro’yu sözde mahkemelerinde sanık sandalyesine oturtmak için adım atmaya kalkışmak kimsenin, hele hele ABD emperyalizminin hiç haddine değildir'

Küba Devrimi’nin liderliği devrim tarihi boyunca en ağır sınavlardan başı dik çıkmış, tarih tarafından sınanmış ve aklanmıştır. Böyle bir tarihsel mücadelede en kritik sorumlulukları üstlenmiş, Küba halkının aklında ve kalbinde devrimin kahramanı olarak silinmez bir yer edinmiş Raúl Castro’yu sözde mahkemelerinde sanık sandalyesine oturtmak için adım atmaya kalkışmak kimsenin, hele hele ABD emperyalizminin hiç haddine değildir.

ABD ne zaman Küba’yı bir şeyle suçlasa asıl failin kendisi olduğunu biliyoruz. Tıpkı ülkenin yaşadığı enerji darboğazından Küba sosyalizmini sorumlu tutmaya çalışırken olduğu gibi, burada da kendi terör faaliyetlerinin sonuçlarından Küba’yı sorumlu tutmaya çalışıyorlar.

Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri tarafından 1996 yılında düşürülen uçaklar sıradan sivil uçaklar değiller. Miami’de konuşlanmış, CIA tarafından finanse edilen karşıdevrimci çetelerin başında gelen Brothers to the Rescue grubuna ait iki uçaktan bahsediyoruz.

Küba halkını devrimci hükümete karşı ayaklanmaya teşvik etmek için faaliyet yürüten ve radyo yayınlarını, propaganda broşürlerini, hatta Küba’nın tarım arazilerini zehirleyen biyolojik ajanları ülkeye serpmek için Küba hava sahasını yüzlerce kez ihlal etmiş olan Brothers to the Rescue gibi örgütlerin yasadışı faaliyetleri defalarca tespit edilmiş, ABD hükümetine defalarca rapor edilmiş, bu faaliyetlerin önlenmesi için defalarca uyarılarda bulunulmuş ve sürmesi halinde uçakların düşürüleceği defalarca yinelenmiş olmasına rağmen ABD hükümeti bu örgütleri beslemeye ve teşvik etmeye devam etmiştir.

'Türkiye Komünist Partisi Küba’yı hedef alan her türlü saldırının karşısındadır'

Küba halkı ve Küba hükümeti vatanını karşı devrimci faaliyetlere karşı, terör saldırılarına karşı savunma hakkına sahiptir; Küba, egemenliğini savunma hakkına sahiptir. ABD emperyalizmi bu akıldışı iddianameyle bir kez daha Küba’nın kendini savunma hakkını, egemenlik hakkını hedef almaktadır.

ABD, otuz senenin ardından böyle bir iddianameyi gündeme getirerek ülkeye yönelik askeri müdahalenin yolunu açmaya; ülkenin yöneticilerini, devrimin önderlerini haydutça kaçırmak için zemin yaratmaya çalışmaktadır.

Türkiye Komünist Partisi Küba’yı hedef alan her türlü saldırının karşısındadır; bundan sonra da öyle olacaktır. Küba halkının ve onun devrimci önderliğinin yanındayız.

Yaşasın Küba Devrimi! Yaşasın devrimin büyük kahramanı Raúl!

Türkiye Komünist Partisi 
Merkez Komite"

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.