Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP Gezi Direnişi'nin 12. yıldönümünü selamladı: 'Halk boyun eğmedi. Eğmez!'

Türkiye Komünist Partisi, Gezi Direnişi'ni 12. yıldönümünde selamlamak üzere Taksim Tünel Meydanı'nda toplandı. Eylem sürerken Galata Köprüsü'nden "Boyun Eğme" bayrağı sallandırıldı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 31.05.2025 , 21:25 Güncelleme Tarihi: 01.06.2025 , 18:18

Türkiye Komünist Partisi (TKP) bugün yayımladığı açıklamayla "Haziran’ın bize gösterdiği en büyük dersi ciddiye almak, örgütlü bir halkın Haziran’da ortaya çıkan iradeden çok daha fazlasını yapabileceğini, bu düzene son verebileceğini göstermek zorundayız" diyerek Gezi Direnişi'ni selamladı.

TKP İstanbul İl Örgütü ise "Halk Boyun Eğmedi, Eğmez" çağrısı ile saat 19.00'da Taksim Tünel Meydanı'nda buluşma çağrısı yaptı. Saat 19.00'da Galip Dede Caddesi'nde toplanan TKP'liler polis barikatını aşarak Tünel Meydanı'na yürüyüşe geçti.

Meydanda "Bu halk size diz çökmez boyun eğmez", 'Her yer Taksim her yer direniş', "Kahrolsun saltanat, yaşasın Cumhuriyet" sloganlarıyla bir araya gelen TKP'liler Gezi Direnişi şarkılarını hep bir ağızdan söyledi.

'Halk boyun eğmedi. Eğmez!'

"Halk Boyun Eğmedi. Eğmez!" yazılı pankartla toplanan kitle Boyun Eğme dövizleri TKP bayrakları ve Türk bayrakları, Gezi Direnişi'nde yitirdiğimiz yurttaşlarımızın yer aldığı büyük bir pankart ve Berkin Elvan'ın fotoğrafını taşıdı.

TKP İstanbul İl Başkanı Ahmet Dincel Meydan'da toplananlara seslendi. Dincel konuşmasını yaparken eş zamanlı olarak Galata Köprüsü'nden Gezi Direnişi'nin sembolü olan Boyun Eğme pankartı sallandırıldı.

1

'Tarih AKP'nin kötülüklerini yazacak'

Gezi'nin üzerinden 12 yıl, AKP'nin iktidarının üzerinden 23 yıl geçtiğini hatırlatan Ahmet Dincel, "Geriye dönüp bakıyoruz, bir tarafta Cumhuriyet'i yıkmış, devleti bütünüyle tarikatlarla donatmış, sermayenin uluslararası ve ülke sınırları içerisinde tüm hayallerini gerçekleştirmeye çalışan bir iktidar var. Diğer tarafta ise milyonlarca emekçinin katıldığı, sesini yükselttiği, isyan ettiği bir direniş. Tarih önünde hangisi daha meşru ve haklıdır dostlar?" diye sordu.

Dincel konuşmasında Saraçhane eylemlerinde sokağa dökülen milyonların hafızasındaki Gezi Direnişi algısına değinerek şunları söyledi:

"Ancak gördük ki bütün çabaya rağmen Gezi, artık bu ülkenin emekçilerinin hafızasından silinemez. Aynı iki ay önce gördüğümüz gibi, seçme seçilme hakkına sahip çıkan, ayağa kalkan milyonlar, her seferinde Gezi'yi bir nostalji olarak değil, yarım kalmış bir hissiyatın mirasi olarak hatırlıyor. O miras, halk olma mirasidir kardeşler. Haziran Direnişi'nde çocuk yaşta olanların dahi anladığı, bildiği bir miras, duyduğu sestir. Peki bu ses susar mı?  Berkin'in sesi susar mı sandılar, Ali İsmail'in, Abdocan'ın sesi susar mı sandılar. Halkın sesi susar mı? AKP'nin istediği gibi bütün gericiliği, yağmayı, sömürüyü sineye çeker mi?"

'Emekçiler zokayı yutmadığı için AKP panikliyor'

AKP'nin her halk hareketinde paniklemesine vurgu yapan Dincel "Bu paniğin sebebi tam da bu. İşte bu hukuksuzluğun sebebi bu, her toplumsal yükseliş ihtimalinde, İstanbul'u barikatlarla donatan korkunun sebebi bu. AKP ne yaparsa yapsın, tüm numaralara, kurulan oyunlara, sahte ittifaklara rağmen emekçilerin zokayı yutmayacağını biliyor. O yüzden de zorbalıkla iş yürütmeye çalışıyor. Dedik ya halk bu zokayı yutmaz. 1923'te Anadolu insanı yutmadı o zokayı, tebaa değil halk olmayı seçti. 68'te NATO'yu denize dökenler yutmadı o zokayı. 2013 Haziranı'nda demokrat AKP zokasını yutmayanlar kalktı ayağa. Biz zokayı yutmadık onlar da bunu sindiremediler, 1923'e olan düşmanlıklarının da geziye olan düşmanlıklarının da sebebi aynı, bu toprakları babalarının çiftliğine çevirme hayalleri aksadı bu uğraklarda" dedi.

1

'Hesaplaşma kaçınılmaz'

Dincel konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Evet her şey zenginlik ve yoksulluk ile ilişkili, evet her şey patronlar ve işçiler arasında, evet her şey emek ve sermaye arasında. Yılmadan, usanmadan bunu söylemeye devam edeceğiz. Bu güvenlik yığınağı bu gerçeğin, bu eşitsizliğin, adaletsizliğin üzerini örtmek için. Ama biz gerçekleri biliyoruz. 1 ay boyunca gecesini gündüzüne katan, günde 12 saat çalışan bir işçinin aldığı ücret Koç'ların 1 saatte harcadığı paraya denk geliyor. Bu adaletsizliğe gözümüzü kapatmayacağız. Bağımsızlığın, Cumhuriyetin, laikliğin altını oyan kapitalizm, ülkeyi enkaza çevirdi. Bu süremez ve bir hesaplaşma kaçınılmaz dostlar. İktidar ve muhalefetiyle düzen siyasetinin bütünü eliyle büyük bir sermaye uzlaşısının taşları döşenmeye çalışıyor. Bugün Yeni Osmanlı hayalleriyle ülkemizin Cumhuriyetçi birikiminden kurtulmaya çalışanlar, tarikat ve holding düzenini dokunulmaz hale getirmek isteyenler karşılarında Gezi günlerinde olduğu gibi halkın iradesini bulmalı."

'Bu ülkenin geleceğinde patronların değil halkın Türkiyesi'ni görüyoruz'

"Çünkü onlar bu toprakların geleceğine baktığında yeni inşaat alanları görürler, saray yapılacak araziler görürler, onlar bu toprakların geleceğine baktığında kar görürler, para görürler. Bizler bu toprakların geleceğine baktığımızda köşe başlarında öldürülmeyen özgür kadınları görüyoruz, holdinglerin önünde saldırıya uğramayan hakkını alan işçileri, tarikat yurtlarının esiri olmayan özgür ve mutlu çocukları görüyoruz. Biz patronların değil halkın Türkiyesi'ni görüyoruz, Sosyalizmin bu ülkeye Türkiye'ye ne kadar çok yakışacağını görüyoruz. Türkiye'nin her yaştan, kadin erkek, muazzam bir insan kaynağı var. Yaratıcı, yurdunu seven, bağımsız ve özgür yaşamak isteyen bir kaynak. Sermaye elinden geleni ardına koymadan, bulduğu her fırsatta bu kaynağı kurutmak, üzerine çullanmak için herşeyi yapıyor. Yeni anayasa diyerek, başkanlık sistemi diyerek, kayyum diyerek kalıcılaştırmaya çalıştıkları tam olarak bu kurutma operasyonudur. Saldırının özü bu yüzden değişmiyor: Bir kere daha ayağa kalkamayacak, sırtına basılacak, halk olmaktan çıkmış bir tebaa yaratmak."

1

'TKP bu enerjinin hakkını verecek'

Dincel Gezi'de yitirilen yurttaşların hayallerinin hakkının verileceğini vurgulayarak konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: "Ancak kolay değil. 12 yıl ardından ne mutlu bu yıl tekrar hatırladık ki AKP'nin kindar nesil dediği, propaganda ve gericilikle boğduğu gençler dahi AKP'nin sınırlarına sığmıyor. İşimiz bu enerjinin ve potansiyelin hakkını vermek. Emeğin iktidarına uzanmasını sağlamak. Gezi'ye katılan milyonların da, Gezi'de kaybettiğimiz kardeşlerimizin de hayallerinin hakkı ancak böyle verilir. Selam olsun bu toprakların boyun eğmeyenlerine."

Tünel Meydanı'nda Gezi Direnişi'nin 12. yılını selamlayan TKP'liler eylemlerini alkışlar ve sloganlarla sonlandırdı.

Hâlâ korkuyor, hâlâ saldırıyorlar: 'Çünkü Gezi Direnişi'nin izleri halkımızın hafızasında hâlâ taze'
1

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.