TKP Eskişehir adaylarını tanıttı: 'Rantçılığın karşısına komünist belediyecilik'

31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken Türkiye Komünist Partisi aday tanıtım toplantılarına devam ediyor. Eskişehir adaylarının açıklandığı toplantıya, TKP MYK Üyesi Ozan Yılmaz da katıldı.

Haber Merkezi

31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken Türkiye Komünist Partisi (TKP) adaylarını tanıtmaya devam ediyor. TKP bugün Eskişehir adaylarını Vişnelik Semt Evi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıttı. 

TKP MYK Üyesi Ozan Yılmaz’ın katıldığı toplantıda Odunpazarı adayı Ebru Oktay, Tepebaşı adayı Beste Begüm Yiğit ve Büyükşehir adayı Dursun Alkan konuşma yaptı. Toplantının açış konuşmasını yapan Yılmaz, TKP’nin “Zübüklerden Kurtuluyoruz” başlıklı seçim açıklamasını detaylandırdı. 

‘Biz bu rantçılığın karşısına komünist belediyeciliği koyuyoruz’

“İster AKP’li, ister CHP’li olsun bütün belediyeler aynı anlayışla yönetiliyor” diyen Yılmaz, belediyelerin düzen partileri tarafından birer rant kapısı olduğunu vurguladı. Yılmaz, “Yılardır belediyelerin içi boşatıldı. Ülkemizdeki piyasalaşma buna neden oldu” sözleriyle bugünkü belediyecilik anlayışını eleştirdi.

“Biz bu seçimlerde bu rantçı anlayışın, zübüklerin karşısında duracağız” diyen Ozan Yılmaz, “zübük” örneğini İYİP’ten Eskişehir milletvekili seçildikten sonra AKP’ye geçen Nebi Hatipoğlu üzerinden eleştirdi. Sahibi olduğu Europen fabrikasında yaşanan hak gaspları, mobbing ve baskılarla gündeme gelen Hatipoğlu, son ayların tartışmalı isimlerinden.

Yılmaz, “Biz bu rantçılığın karşısına komünist belediyeciliği koyuyoruz” diyerek sözü TKP Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Dursun Alkan’a bıraktı.

‘Halkın belediyelerde söz sahibi olmasını istiyoruz’

Alkan, konuşmasında Eskişehirlilerin düzen siyasetine mahkûm olmadığını vurguladı. Eskişehirlilerin tıpkı tüm Türkiye gibi düzen siyasetinden bıktığını belirten Alkan, “Komünist belediyecilik anlayışıyla halkımızın seçeneksiz olmadığını göstermek için yola çıkıyoruz” diyerek düzen partilerinin belediye meclis üyesi adayların bile sermayedar olduğunu söyledi. “Halkın, belediyelerde söz sahibi olmasını istiyoruz” diyen Alkan, konuşmasını “Komünist belediyecilik Türkiye’nin her yerinde çoğalmalı” sözleriyle TKP’ye oy isteyerek sonlandırdı.

‘Mevcut belediye her fırsatta kamusal hakları tırpanlıyor’

Alkan’ın ardından söz alan Odunpazarı Belediye Başkan Adayı, emekli hekim Ebru Oktay Eskişehir’in sorunlarının her geçen yıl daha da artığını belirtti. “Komünist belediyeciliğin sesi olmak için yola çıkıyoruz” diyen Oktay, temiz sağlıklı suya ulaşma, toplu taşıma gibi hakların alınıp satılan birer mal olduğunu belirtti. Kentsel dönüşüm konusuna değinen Oktay, sermayenin her alana müdahale ettiğini anlattı.

Eskişehir’in 20 yıldır AKP tarafından alınmaya çalışıldığını ancak karşısında konumlanan mevcut CHP’li yönetimin de sorunlara çözüm olamadığını vurgulayan Ebru Oktay da Eskişehirlilerin iki adaydan birine mahkûm olmadığını söyledi. “Mevcut belediye her fırsatta kamusal hakları tırpanlıyor” diyen Oktay bu döngünün kırılması için Eskişehirlilerden oy istedi. 

‘Bağımsız, ilkeli programımıza göre konuşuyoruz’

Oktay’ın ardından konuşan içerik yazarı, Tepebaşı Belediye Başkan adayı Beste Begüm Yiğit, Eskişehir’deki öğrenci nüfusunun temel haklarını karşılayamadığını belirtti. Bundan dolayı Tepebaşı Belediye Başkan adayı olduğunu söyleyen Yiğit, belediyelerin birer rant kapısına dönüştüklerini, bunun karşısına komünist belediyecilikle çıktıklarını söyledi. “Bizim bağımsız, ilkeli programımız var. Bu programa göre konuşuyoruz” diyen Yiğit, Türkiye Komünist Partisi’ne oy isteyerek sözlerini noktaladı. 

Son olarak tekrar söz alan Ozan Yılmaz, Nebi Hatipoğlu profilinin AKP’ye özgü olmadığını söyledi. “TKP’nin adaylarına bakın, sonra diğer adaylara bakın. Aradaki farkı göreceksiniz” diyen Yılmaz “TKP komünist belediyecilik örneğini her yerde öne çıkaracaktır” diyerek TKP’ye oy istedi. 

Toplantı, belediye meclis üyesi adaylarıyla çekilen toplu fotoğrafın ardından son buldu.

‘Semt evlerimiz halka açık, birebir halkla iletişimde olacağız’

Toplantının ardından soL’a konuşan Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi adayları, niçin aday olduklarını anlattı: 

Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Akın Can Diler: Esnaf olduğumdan dolayı Odunpazarı Belediyesiyle birebir sıkıntılar yaşadım. Kaldırım vergilerini ödememe rağmen dükkanıma zabıtalar sürekli gelip ceza kesiyor. Küçük esnafı bitirme politikasından dolayı ve bunun gibi benzer sıkıntılarla karşı karşıya kalıyorum. Küçük esnafın sesi olmak için belediye meclis üyesi adayıyım.

Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Ali Kemal Ünal: Yıldıztepe, Gültepe, Yenikent, Göztepe, Büyükdere; buralar benim ikamet ettiğim yere yakın mahalleler. Buraların sorunlarının hepsi aynı. Nefes alacağımız park yok. Trafik çok büyük problem. Neredeyse her gün kazalar yaşanıyor. İnsanlar her an ölümle burun buruna. AKP Eskişehir’i teslim almaya çalışıyor ama mevcut yönetim tamamen teslim almış durumda. Belediye çalışanları parti çalışanı gibi çalıştırılıyor, bunu yapmak zorunda bırakılıyorlar. 

Ben bir engelliyim. Kaldırımlarda rahat yürüyemiyorum. Kışın kar yağdığında, önce onların adamlarının kapılarının önü tuzlanır. Belediye meclisinde halkın gerçek sesi olacağız. Semt evlerimiz halka açık. Birebir halkla iletişimde olacağız. Halkın sesi olmak için aday oldum. 

‘Daha yaşanabilir bir kent için oylar Türkiye Komünist Partisine!’

TKP Eskişehir Örgütü de yaptığı bir açıklamayla belediye başkan ve belediye meclis üyesi adaylarıyla komünist belediyeciliğin sesi olmak için yola çıktıklarını söyledi. “Tüm Türkiye’de belediyeler halka hizmet etmesi gerekirken rant kapısı haline gelmiştir” denilen açıklamanın tamamı şöyle:

“Eskişehir’de Belediye Başkan ve Belediye Meclisi adaylarımızla, komünist belediyeciliğin sesi olmak için yola çıkıyoruz

Tüm Türkiye’de belediyeler halka hizmet etmesi gerekirken rant kapısı haline gelmiştir. Toplumsal ihtiyaçlarımızı suyu, ulaşımı ücretsiz veya çok ucuza karşılaması gereken belediyeler bu hizmetleri satan, yurttaşı müşteri olarak gören yerler haline gelmiştir. Yurttaşın barınma hizmetini kolaylaştırması gereken belediyeler yurttaşı korkunç kiralar karşısında boynu bükük bırakmıştır. Hem bedenen hem de zihnen sağlıklı yaşam ortamı sağlaması gereken belediyeler kentleri betona teslim etmiştir. Belediye emekçilerine insanca bir yaşam imkânı sağlaması gereken belediyeler belediye emekçilerini yoksulluğa, taşerona teslim etmiştir. Üç aşağı beş yukarı tüm Türkiye'de belediyeler İktidarından muhalefetine belediye meclislerinde emekçilerin temsil edildiği kurumlar değil imar komisyonlarında müteahhitlerin söz sahibi olduğu, kentsel gelişmenin patronların ihtiyacına göre planladığı yerler haline gelmiştir.

Bu sorunlar sadece belediyeler tarafından yaratılan veya sadece belediyeler tarafından çözülebilecek sorunlar mı? Tabii ki hayır. Bunu iddia etmiyoruz fakat toplumcu ve kamucu bir anlayışla yönetilen bir belediyenin yurttaşa daha iyi bir yaşam sağlayabileceğini söylüyoruz.

Yukarıdaki sorunlar üç aşağı beş yukarı Eskişehir için de geçerli. Eskişehir bir taraftan ülkeyi 20 yıldan beri talan eden, gerici, halk düşmanı iktidar tarafından sanki sorunların ana kaynağı kendileri değilmiş gibi teslim alınmaya çalışılıyor, diğer taraftan aman biz gelmezsek AKP gelir diyen, sosyal belediyecilik yaptığını söyleyen ama Eskişehir'in her gün sürekli artan sorunlarına bir çözüm bulmaktan aciz muhalefet tarafından esir alınmış durumda.

Eskişehir bu ikili düzene mahkûm değil!

Düzen siyasetçilerinin vaatlerine kanmayın! Düzen siyaseti için vaat seçim döneminin olmazsa olmazı. Düzen siyasetçilerinin seçim vaatleri anca patronların çıkarına hizmet ediyorsa gerçekçidir.

AKP iktidarının patron adayları için Eskişehir’in sorunlarının çözümü sermayeye nasıl kaynak aktarılacağından başka bir şey ifade etmiyor. Onların çözümlerinde ucuz ulaşılabilir nitelikli toplu taşıma yok, herkes için ücretsiz ulaşılabilir su yok, insanca, sağlıklı yaşayabileceğimiz konutların planlandığı imar planları yok, emekçiler için kreş hakkı yok, kentteki yoksulluğu nasıl geriletiriz yok. Bütün dertleri beton, yönetilebilir yoksulluk, sadaka.

Sosyal demokrat adaylar için ise yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır, yapamadıklarımıza da piyasa, bürokrasi, iktidar izin vermiyor cevabından başka bir şey yok. Kamu hizmetlerine üst üste her fırsatta zam yaparlar sonra sosyal belediyecilik derler. Belediye emekçileri maaşı, çalışma koşulları, sosyal hakları sebebi sesini çıkarır aman ha sesinizi çıkarmayın AKP gelir. Belediye işçilerin yemek Ücretine zam yaptık 70 TL’ye yükselttik derler, o ücretle işçiler kendi yemekhanesinde yemek yiyemez. Kentin çeperlerinde dip dibe, yeşil alansız, sosyal donatısız imar planları ile yapılaşan bölgeler artık gündem bile olmuyor.

Eskişehir bu orta oyununa mahkûm değil.

Bu kentin her geçen gün büyüyen kangren haline gelmiş sorunları var ve bu sorunların çözümü için bu kentte komünistlerinde sözü var. Onların vaatleri varsa bizim sermayeden, patronlardan, güç odaklarından bağımsız programımız var.

Komünistler olarak belediyelerde sorumluluk talep ediyoruz. Yeni bir Türkiye, emekçi halkımız iktidara geldiğinde kurulacak. Yeni bir Türkiye bağımsız, egemen, laik, sanayileşmiş bir ülke olacak, kimse kimseyi sömürmeyecek, planlı ve kamucu bir ekonomiye geçilecek Yeni bir Türkiye, sosyalist olacak.

Ancak bu yaşanası ülkeyi kuruncaya kadar yerel yönetimlerde yapacaklarımız var. Komünist belediyecilik, halkın çıkarları doğrultusunda hareket etmek, yurttaşların temel kentsel gereksinimlerini ucuza, hatta bedelsiz karşılamaktır. Komünist belediyecilik, doğadan, tarihten bilimden, sanattan, insandan yana olmaktır. Komünist belediyeciliğin sesi olmak için Belediye Başkanlıklarına adayız.

Halkın malını, halkın çıkanını, halkın geleceğini rantçılara, patronlara peşkeş çektirmemek için Eskişehir'deki bütün ilçelerde belediye meclislerine adayız. Belediye meclislerine girecek her bir komünist o meclislerde halkın çıkarlarının takipçisi olacak

Daha yaşanabilir bir kent için,

Oylar Türkiye Komünist Partisine!”