Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP Deprem Takip Merkezi'nden İstanbul buluşması: 'Bir daha enkaz altında kalmamak için!'

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından kurulan TKP Deprem Takip Merkezi, İstanbul'da düzenlediği etkinlikte olası Marmara depremini ele aldı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.03.2023 , 16:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Deprem Takip Merkezi'nin Kadıköy Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde düzenlediği 'Bir daha enkaz altında kalmamak için: Deprem değil, plansızlık yıktı!' başlıklı etkinlikte, İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul İstanbul Şube Yöneticisi Dr. Selçuk İz ve İnşaat mühendisi Neslihan Eroğlu konuşmacı olarak yer aldı.

Yurttaşların yoğun ilgi gösterdiği ve TKP Deprem Takip Merkezi'nin yaptığı çalışmaların anlatıldığı etkinlikte, deprem sonrası kamu kurumlarının yetersizliği ve İstanbul'da gerçekleşebilecek olası depremle ilgili alınabilecek önlemler ile dayanışmanın önemi vurgulandı.

İnşaat mühendisi Neslihan Eroğlu, deprem bölgesinde yaşanmakta olan sürecin en az deprem kadar büyük bir felaket boyutunda olduğunu vurgularken, bölgede halk sağlığına ilişkin sorunlar ve hava kirliliği bulunduğunda, yaşamı yeniden inşa etmenin zorluklarından bahsetti:

“Deprem Takip Merkezi olarak 6 Şubat depremi olduğunun ilk saatlerinde pek çok yurtdışımız gibi bölgeye ulaşmaya çalıştık ve aramı kurtarmaya çalışmalarının parçası olduk. İzleyen saatlerde farklı kentlerde ve farklı noktalarda kriz merkezleri kurduk. Bu tür felaketlerde en yetkili ve organize olması gereken kurum olan Kızılay’ın çadır sattığına şahit olduk. Yine bu tür afetlerde ayakta durması beklenen en önemli kamu kurulumlarından bir tanesi olan hastanelerin çöküşünü izledik.

Hastanelerin yıkımı beraberinde sağlık hizmetlerinin çökmesine neden oldu izleyen günlerde AKP hükümeti eğitim askıya aldı ve şu anda YKS'ye girecek öğrencilerin akıbeti halen belirsizliğini koruyor.

Depremi takip eden süreçte, zaten deprem öncesinde ciddi bir yoksullukla boğuşan tüm emekçiler Şimdi orada işsiz ve çadırsız kaldılar ve geçinmek bir yana yaşamak bile gerçek bir mesele haline geldi. Bununla birlikte bir göç dalgası da hızlıca oluşmaya başladı.”

'24 yılda hiçbir şey değişmedi'

Yaşanan felaketin teknik boyutlarına ve nedenlerine değinen Dr. Selçuk İz ise katılımcıların sorularını da yanıtladığı konuşmasında 17 Ağustos depreminden ders almak bir yana daha kötüsüyle karşılaşıldığını vurguladı:

“11-12 tane ilimizde büyük hasara yol açan depremde 416 bin 172 adet bağımsız konut ve 82 bin 600 tane ticarethane şu anda tamamen yıkıldı. 1999 yılında Gölcük depreminden ders aldığımız söylendi hep ama 24 yıl sonra bugüne baktığımızda bu 24 yılda ne yapıldı? 100 yıllık cumhuriyet tarihinde Kıbrıs Savaşı dahil emniyet güçlerimizin toplam kaybı 15 bin kişi ve her sene emniyet güçlerine ayırdığımız para 8 ila 10 milyar dolarken en büyük düşmanımız depreme karşı ayrılan para ortada yok.

Mühendislik açısından baktığınızda hata üstüne hata! İmar planlarında yapılan yanlışlıklar, imar planlarının bilim çevrelerince değil siyasi rant elde etmeye çalışan siyasetçiler artı yerel yöneticiler tarafından delinmesi; 3-4 kat imar verilecek yerlerde 18 kata kadar imar verilmesi, Şehir planlamasının deprem ve zemin şartları gözetilmeden tamamen rant ve siyaset uğruna yükseltilmesi gibi şeylerle karşı karşıyayız.”

'İstanbul için acil önlemler almalıyız'

Dr. Selçuk İz konuşmasında olası Marmara depremi ve diğer depremlerle ilgili de uyarılarda bulundu: "Deprem olmadan evvel hazırlıklarımızı yapmak, senaryolarımızı yapmak, barınma yerlerini oluşturmak zorundayız. İstanbul'da şu anda deprem barınma yerleri olabilecek mezarlıklar ve AVM'ler kaldı. Onun için topyekün bir politika geliştirilmesi lazım. Tabii bu politikalar oluşturulurken bilim çevreleri ve meslek odaları sürecin dışına itildiğinde ne olacağını yaşanan süreçte ağır bir şekilde gördük. 6 Şubat depreminde gördük ki 2000 yılı öncesinde yapılan binaların çoğu yerle bir oldu. 99 depreminden bu yana kaç binayı güçlendirdik? Çünkü insanlar özellikle İstanbul’da tabutların içinde yaşıyorlar."

'Bir daha enkaz altında kalmamak için!'

Katılımcıların da söz aldığı etkinlikte mahalle afet gönüllüsü Çağrı Çiğdem Aykaç, Osmanağa ve Caferağa deprem mahalle komitelerinin kurulduğunu, İstanbul gibi bir yerde örgütlü ve dayanışma ruhu ile hareket etmenin öneminin altını çizdi. Mahalle komiteleri için bir araya geldiklerinde kamu kuruluşları ile ilgili bilgi almakta zorlandıklarından bahseden Aykaç, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nin apar topar taşınması ile ilgili süreci de anlattı. Deprem hasar raporu, yeni proje ile ilgili bir bilgiye ulaşmadıklarını, kamu binalarıyla ilgili İnşaat Mühendisleri Odası'nın yardım etmesini beklediklerini söyledi. Aykaç kamu arazilerine rant uğruna, deprem korkusundan faydalanılarak çöküldüğünün altını çizdi ve herkesi sürecin takipçisi olmaya çağırdı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.