THTM, İstanbul Avrupa yakası temsilcilerini seçti: Toplantıda coşku doruktaydı

Şişli’de yapılan toplantıda özellikle temsilci adaylarının konuşmaları salonda büyük coşkuyla dinlendi. THTM, 29 temsilcisini daha belirledi.

Haber Merkezi

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM), İstanbul Avrupa yakasındaki halk temsilcilerinin seçimi için bugün Şişli’de Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde bir toplantı düzenledi. 

THTM, bir grup kurucu üyeyle birlikte ülkenin dört bir yanındaki toplantılarda seçilecek temsilcilerle birlikte 7 Ocak’ta Ankara’da ilk toplantısını yaparak çalışmalarına başlayacak.

Toplantı, Divan Başkanı görevini yürüten Türkiye Komünist Partisi (TKP) Merkez Komite üyesi ve İstanbul İl Başkanı Senem Doruk’un selamlamasıyla başladı. Doruk’a divanda Kadın Dayanışma Komiteleri Sözcüsü Avukat Serap Emir ve soL TV Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Kazbek eşlik etti.

İlk konuşmayı TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan yaptı. “Ne oldu da bugün bu cumhuriyet bu hale geldi?” sorusuna verilecek yanıtın çok önemli olduğunu ifade eden Okuyan, yüzüncü yılda yurttaşları derin bir karanlıkla mücadele etmeye sevk edenin Türkiye’nin bütün kaynaklarına el koyan ve bu nedenle Cumhuriyetin değerlerinden tamamen kurtulmak isteyen bir sömürücü sınıfın varlığıyla ilgili olduğunu belirtti.

Okuyan “İyi ki bu gerçeğin giderek daha fazla kişi farkına varıyor. Farklı tarihsel ve ideolojik referanslara sahip olan ve bugün aynı noktada buluşan bizlerin en önemli fırsatımız bu: Türkiye’de çok geniş bir kesim, Türkiye Cumhuriyeti’nin başına ne geldi sorusuna sağlıklı yanıtlar vermeye başladı” dedi.

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan

Geçen hafta Anadolu yakasında yapılan THTM toplantısında heyecan, umut, ilgi ve merakın görüldüğünü dile getiren Okuyan “Türkiye’deki cumhuriyetçi birikim -ki bunun içinde komünistler, sosyalistler, bizler de varız- bir araya geldi. Bunlar arasında daha önce birbirlerini çok iyi dinlemeyen kesimler de var. Ama birbirlerine dönük merak ve saygı besliyorlar. Bu çok değerli bir enerji” diye konuştu.

“Burada bir parti kurmuyoruz. THTM bir partiler arası ittifak da değil. Burası bir meclis. Meclis’te farklı görüşler olur. Ama bizi birleştiren şeyler çok önemlidir” diyen Okuyan, kırmızı çizgilerde ortaklaştıklarını söyledi: 

‘Laikliğin ılımlısı olmaz’

“Nedir bunlar? Bir kere, ılımlılıktan başlayalım. Bazen iyidir bu, mesela insan ilişkilerinde, sertlik olumlu olmayabilir. Ama toplumsal mücadelelerde ılımlılık her zaman iyi değildir. Mesela laikliğin ılımlısı olmaz. Laikliğin tanımı bellidir. Hepimizin için net bir olgudur laiklik, kırmızı çizgimizdir.”

THTM’nin örneğin tarikatlarla ilgili hiçbir tereddüdü olamayacağını belirten Okuyan “Tarikatın iyisi, kötüsü olmaz. Dinin devlet ve siyasete bulaşması, devletle siyasetin içine girmesi kabul edilebilir değildir. Laiklik anlayışımız budur. İnsanların inanç ve ibadet özgürlüğüyse temel bir insan hakkıdır, kimse buna dokunamaz” dedi.

Bazen “hepimiz zaten laikliği savunuyoruz” denildiğini dile getiren Okuyan “On yıllardır laikliği ayaklar altına almış bir siyasi partinin içerisinde olup bunu diyemezsiniz. Aynısı emperyalizm için de geçerli. Emperyalizme bakış ama’lı, fakat’lı dile getirilebilecek bir şey değildir” diye konuştu.

‘Kayıtsız şartsız anti-emperyalistiz’

Okuyan “Bizler dünyada uluslararası tekellerin egemenliği anlamına gelen emperyalist sistemi NATO’su, AB’si, ABD’si, bütün kurumlarıyla reddetmek zorundayız. Bunun uzantısı politikaları reddetmek zorundayız” dedi.

Türkiye siyasetinin fonculukla, demokrasinin, özgürlüğün batıdan geleceği düşüncesiyle, işine geldiğinde NATO eleştirip işine geldiğinde NATO’cu kesilen partilerle kirlendiğini dile getiren Okuyan “Biz kayıtsız şartsız anti emperyalistiz” dedi.

‘Bir kırmızı çizgimiz de Türkiye’de sermaye egemenliğiyle hesaplaşmaktır’

“Türkiye’ye ne oldu sorusuna yanıt verirken sermaye sınıfının etrafından dolaşırsak sahtekarlık yapmış oluruz. Sermaye egemenliğiyle hesaplaşmak şarttır” diyen Okuyan “Laikliğin ayakların altına alınmasının, emperyalizme teslimiyetin arkasında sermaye sınıfı yatmaktadır. Sermaye sınıfının cumhuriyete, cumhuriyet değerlerine ihtiyacı yok. Cumhuriyet değerleri gerçekten hüküm sürerse bu ülkede, sermaye hüküm süremez. Onlar halk düşmanı bir sınıftır ve küçük bir azınlıktır. Bu da kırmızı çizgimizdir” ifadelerini kullandı.

‘Solun üzerinden bu iki partinin gölgesinin kalkması için uğraşıyoruz’

THMT’nin solda duran bir yapı olduğunu çünkü bütün bu değerleri savunanın sol olduğunu vurgulayan Okuyan “Solun üzerinden iki partinin gölgesinin kalkması için uğraşıyoruz: CHP ve HDP. Arkadaşlar, içinizde bu iki partiye gönül vermişler olabilir. Hiç sakıncası yok. Ama eğer Türkiye’de laikliği, emperyalizme karşı mücadeleyi, eşitlikçi, planlı ve devletçi bir düzen için mücadeleyi ayağa kaldıracaksak bu iki partinin sol üzerindeki gölgesini kırmamız gerekiyor” dedi.

Okuyan THTM’nin kuruluşunun bazı açılardan geç kalsa da tam zamanı olduğunu dile getirdi: “Çünkü birbirimizi bu kadar iyi anladığımız, bu kadar iyi tamamladığımız başka bir dönem olmadı. Açık konuşalım, bundan beş yıl önce TKP’nin böyle bir inisiyatifi bu kadar ilgi çekmezdi. Türkiye’nin iki temel meselesi olduğu, holdingler ve tarikatların memleketin iliğini sömürdüğü gerçeği bugün çok daha iyi anlaşılmış durumda.”

Okuyan sözlerini “Birbirimizin elinden tutalım. Birbirimizi anlamaya çalışalım. Yolumuza devam edelim. Kırmızı çizgilerimizi de kimseye ezdirmeyelim. Onlardan bir adım geri atarsak bizi kendilerine benzetirler. Ben burada geri adım atmayacak bir irade görüyorum. Bu iradeyi selamlıyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Kalkandelen: İlerici düşüncemizin harcı 1923 Devrimi’nin temelleri ve sosyalizm perspektifidir

Kemal Okuyan’ın ardından gazeteci-yazar Zülal Kalkandelen kürsüye geldi.

Bu buluşmayı büyük bir heyecanla karşıladığını belirten Kalkandelen “Bu meclisi oluştururken, ilerici düşüncemizin harcına neleri koyduğumuz önemlidir. Bu harcın ana malzemeleri 1923 devriminin laik, kamucu, antiemperyalist, aydınlanmacı temelleri ve sosyalizm perspektifidir” dedi. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bütün dünya bilsin ki benim için tek yanlılık vardır. Cumhuriyet yanlılığı, düşünsel ve sosyal devrim yanlılığı…” sözünü hatırlatan Kalkandelen 1923 Devrimi’nin temelde bir bağımsızlık ve çağdaşlaşma mücadelesi olduğunu söyledi.

Gazeteci-yazar Zülal Kalkandelen

Atatürk’ün çok net bir hat tarif etttiğini belirten Kalkandelen “Bizim sorumluluğumuz bu hattın gerisine düşmemek ve bunu sosyalizme taşımaktır” dedi.

“Bugün tam bağımsızlık yanlısı olmayan, laikliği ödünsüz savunmayan, halkın çıkarlarını, devletçi ekonomiyi savunmayan kimse ne devrimcidir, ne cumhuriyetçidir, ne de sosyalisttir” diyen Kalkandelen “ABD’nin Ortadoğu’da yarattığı bataklığın içinde emperyalistlerin attığı urgana sarılanlar halkın değil kendi çıkarlarının peşindedir. Onlar, bir kez daha, tarihin çöplüğüne fırlatılıp atılırlar” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de cumhuriyet karşıtlığını solculuğun kuralı sayan kimi “kullanışlı aptallar” olduğunu söyleyen Kalkandelen “Yıllarca FETÖ”ye, AKP’ye destek veren bu gruplar hala zehirlerini zerk etmeye devam ediyorlar. Ben THTM’nin bu kesimlerin maskelerini düşüreceğini diliyor ve umuyorum” dedi.

‘TBMM rantın ve gericiliğin meclisi haline geldi’

Kalkandelen bir asır önce kurulan TBMM’nin bugün sağın, sermayenin, gericiliğin güdümünde olduğunu, “rantın ve gericiliğin meclisi” haline geldiğini söyledi:

“Bu açıdan THTM’nin büyütülmesi hayatidir. 98 yıl önce tarikatları, cemaatleri ortadan kaldıran iradenin yerini bugün onlarla kol kola siyaset yapan bir meclis almıştır.”

THTM’nin hem işçi sınıfının bilincinin hem de kadın haklarının gelişmesinin önünde barikat kuran tarikat ve cemaatlerle mücadelesinin elzem olduğunu belirten Kalkandelen bu yüzden bu Meclis’te olduğunu dile getirdi. Kalkandelen “Hep birlikte umudu ve devrimci birikimi büyüteceğimizi umuyorum. THTM’nin büyük ilgi görerek yoluna devam edeceğini ben de hissediyorum” dedi.

Canan Kaya: TBMM’ye bakınca umutsuzluğa düşenler haksız mı?

Bir sonraki konuşmacı gazeteci Canan Kaya, THTM’de olmaktan dolayı büyük bir gurur duyduğunu belirterek sözlerine başladı.

Bu ülkede birçok kişinin bir şeylerin değişmesini istediğini ancak ya nasıl olacağını bilmediğini ya da inancını kaybetmiş durumda olduğunu, son 22 yılda yaşananların bunun sebebi olduğunu söyledi: “Ama ben inanıyorum ki içinde bulunduğumuz karanlık ne tek bir partinin ne tek bir kişinin ürünü. Onlara destek veren, başta sermaye olmak üzere, belli kesimler oldu hep. Bazen Fethullahçılar, bazen liberaller…”

Gazeteci Canan Kaya

Bu Meclisi önemli kılanlardan birinin “Laiklik, cumhuriyetçilik, Atatürk devrimleri ülküsüyle bir araya gelmemiz” olduğunu söyleyen Kaya “Çünkü AKP iktidarı tam da bunu istiyordu, biz bir araya gelmeyelim, birbirimize selam vermeyelim istiyordu” dedi.

Kaya tarikat ve cemaatlerin devlet içindeki etkinliğine dikkat çektiği konuşmasında, şu anda en başta Menzilcilerin geldiğini hatırlattı. “Sadece Menzil değil, iktidarın koruyup kolladığı, belli yapıların desteklediği büyük bir tehlike var” diyen Kaya, kötülük bu kadar hızlı örgütlenirken iyiliğin neden örgütlenemediğini konuşmak gerektiğini söyledi.

Kaya “Bizi sokaktan uzak tutmaya çalışan polis devletinin en çok korktuğu şey yan yana gelmemiz” dedi.

“Sermayenin el uzattığı gibi, medya da el uzattı içinde bulunduğumuz boğazımızı sıkan duruma” diyen Kaya, tüm bunların sadece iktidara yakın patronların değil onların yanında duran gazetecilerin sayesinde de olduğunu söyledi ve ekledi: “Bu yolu açanlar hesap vermeyecekler mi?”

Meclisin etkisiz hale getirilmesinden muhalefetin de sorumlu olduğuna değinen Kaya “Bu tablo karşımızdayken, halk, bir şeylerin değişeceğine inanmamakta haksız mı sizce? Bu iyi demiyorum, THTM’ye niye ihtiyaç olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Bir şeyleri değiştirmek istiyorsak bir araya gelmek zorundayız” dedi.

Orhan Aydın: Ayağa kalkma çağrısı yapıyorum

Kaya’nın ardından kürsüye, THTM kurucu üyelerinden, tiyatro sanatçısı Orhan Aydın geldi. Aydın, toplantının düzenlendiği Cemil Candaş Kültür Merkezi salonuna sık sık geldiklerini, oyunlar oynadıklarını belirterek, “Burada yapılan sanatsal etkinliklerin bir değeri var elbette, her salonda olduğu gibi. Ama galiba bugün burada meclis fikriyle yola çıkan arkadaşların, bizim ütopyalarımızın ötesinde bir ereği var: Değiştirme mücadelesi için örgütlenmek.”

“Bir buçuk ay önce bana bu çağrı metni ulaştığında şu andaki gibi heyecanlanmıştım ve ülkenin içinden geçtiği, dünyanın içinden geçtiği durumu gözden geçirdiğimizde ‘tam vakti’ demiştim” diyen Aydın, bu gerçeği toplantıda bir kez daha gördüğünü ifade etti.

Tiyatro sanatçısı Orhan Aydın

TKP üyesi bir sanatçı olarak kendisinin niye THTM’de yer aldığına değinen Aydın, “Ben artık tahammülsüzüm. Ayağa kalkma çağrısı yapıyorum. Ülkenin eşitlikçi, bağımsız, laik bir ülke olması için ayağa kalkalım. Adalet, eşitlik, özgürlük için ayağa kalkalım. Sosyalist bir Türkiye için ayağa kalkalım” dedi.

THTM’nin tarihsel bir olanak olduğunu söyleyen sanatçı, “Meydanlar boşken, herkes korku duvarının dibinde beklerken, bu ülkenin vicdanlı insanlarının temel görevinin, mağdur edilmiş herkese ayağa kalkma çağrısı yapması gerektiğine inandığım için THTM’deyim. Sanatın da en temel görevlerinde birinin bu olduğuna inanıyorum. Direnen işçilerle, halkla bir araya gelmeyi, onlarla birlikte gökyüzüne umut diye yazmayı görev edinmiş durumdayım” dedi.

Mustafa Kemal Erdemol: Tam zamanı şimdi

Gazeteci Mustafa Kemal Erdemol da “Neden daha önce böyle bir meclis olmadı” sorusunun elbette pek çok sebebi olduğunu belirterek “Ama, demek ki zamanı tam şimdiymiş” ifadesini kullandı.

Erdemol “Neden? Ekonomisi berbat, dış politikası iflas etmiş, dünyanın en hızlı kirlenen medyasına sahip, endüstriyel futbol hep kötüdür ama iyice açgözlü futbolcular yetiştirmiş bir düzende bu meclis kurulabilirdi. Tam zamanı şimdi” dedi.

Erdemol, THTM’nin en önemli iki özelliğinin, alternatif ve müdahil olması olduğunu vurguladı: “Tabii ki Cumhuriyetin başta laiklik olmak üzere değerlerini sınıf değerleri savunmak ve bunları daha da ileri götürmek gibi bir planımız olmalı.”

THTM’nin parçası olmaktan çok mutlu olduğunu dile getiren Erdemol, “Ben, marksist bir gazeteciyim. Bu yüzden, olmam gereken yer burası diye düşünüyorum. Üzerime düşecek, bana verilecek her türlü görevi yapmaya hazır olduğumu ilan ediyorum” dedi.

Gazeteci Mustafa Kemal Erdemol

Kurucu üye olan konuşmacıların konuşmalarının ardından toplantının ilk oturumu tamamlandı. Oturumun ardından temsilci olmak isteyen adaylar, divana başvurularını yaptılar.

İkinci oturumda, temsilci olmak isteyen tüm adaylar kürsüden konuşmalarını yaptı.

Toplantıda, İstanbul Avrupa yakasını temsilen 29 kişi seçildi. Türkiye’nin genelindeki temsilci seçimlerinin tamamlanmasının ardından seçilen temsilciler 7 Ocak’ta Ankara’da buluşarak THTM’nin ilk toplantısına katılacaklar.

Seçilen temsilciler alkışlarla sahneye çıktı.