Sayfa yolu
Tavuk Adası için eylem: 'Ayvalık rant kapısı değildir!'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
soL - Ayvalık
Yayın Tarihi: 07.12.2022 , 12:20 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Balıkesir Ayvalık Tabiat Parkı alanı içindeki Tavuk Adası'nda başlatılan inşaat çalışması bölgede yaşayanların tepkisini çekmişti. Ayvalık Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Girişimi de inşaat çalışmasına karşı bir süredir mücadele yürütüyordu.
10 Haziran'da Ayvalık Belediyesi'ne Tavuk Adası inşaatı için verilen ruhsatın iptali için dava açıldığı duyurulmuştu. Ayvalık Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Girişimi davanın keşif günü olması nedeniyle bölgede yurttaşlarla bir araya geldi.
Yapılan basın açıklaması şöyle:
"Ayvalık Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Girişimi olarak, Ayvalık’ın yağmalanmasına, tabii ve kültür varlıklarımızın yok edilmesine karşı bir mücadele sürdürüyoruz. Tavuk Adası konusunda yaklaşık bir yıldır sürdürdüğümüz mücadelemiz, bugün yeni bir aşamaya gelmiştir.
Adayı ranta açan Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu kararına ilişkin, Kültür Bakanlığına karşı açtığımız davada, Balıkesir 2. İdare Mahkemesi kararıyla, bugün bilirkişi heyeti tespitlerini yapmıştır. Bilirkişiler yakın zamanda raporunu hazırlayacak ve devamında Mahkeme yürütmeyi durdurma konusundaki kararını verecektir.
Ayvalık tarihi, kültürel ve tabii varlıkları ile ‘Tabiat Parkı’ statüsündedir. Bu nedenle bu bölgede yapılacak faaliyetlerin de ‘Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı’na uygun olması yasal zorunluluktur. Fakat söz konusu “konsept keyif adası” projesinin hiçbir noktası, korumacı bir anlayışla hazırlanan bu planın hükümlerine uymamaktadır.
Yapılması planlanan “konsept keyif adası”, yüzyıllar önce yapılmış ve ne yazık ki dinamitlenerek ortadan kaldırılan harabe manastırın, “yeniden ihyası” ile hayata geçirilecektir. Ancak Agios Ioannis Prodromos Manastırı’ndan bugüne gelen temel kalıntısı haricinde birkaç fotoğraf dışında hiçbir tarihi belge bulunmamaktadır. Bu proje Dikran Masis’in kendisinin de ifade ettiği gibi bir “hayal”in ürünüdür. Çünkü tarihi gerçeklerle alakası yoktur, hangi tarihi belge ışığında bu yapıyı ayağa kaldıracağı bilinmemektedir. Tarihsel dayanağı olmadan yapılan bu projenin “hayal ürünü” olmadığını ise halen ortaya koyabilmiş değildir.
Bu proje ile arkeolojik bir kalıntı, bilgisiz belgesiz ayağa kaldırılarak rant üretilmekte ve Ayvalık Adaları Tabiat Parkının göğsüne hançer saplanmaktadır. Bu hançer, üzerinde arkeolojik kalıntı olan tüm adaların “yeniden ihya” adı altında ranta açılmasının ilk adımıdır.
Tamamen ayrıcalıklı bir kesimi tatmin etmek amacıyla yapılan bu rant projesinde kamunun yararı yoktur. Proje, deniz ve kıyı varlığı yok etmektedir. Bu ihya projesinin kabul edilmesi hem evrensel koruma anlayışı hem de Milli Parklar mevzuatı açısından mümkün değildir. Açtığımız davaların ardından Dikran Masis’e ait şirket, tadilat projelerini sunarak hukuka aykırılıkları revize etmeye çabalamaktadır. Bu durum göstermektedir ki bizzat kendileri de bu projenin kanunsuzluğunu kabul etmiştir. Ancak bu hayal ürünü projenin hukuksuzlukları revize etmekle tükenmez!
Adadaki tescilli alan ve kültür varlıklarına ilişkin özgün kalıntılar, diğer arkeolojik envanter değerlendirildiğinde, bugün alanın arkeolojik bir tanımı ve değeri olduğu, bu nedenle rant içeren, inşaat alanına dönüştürmenin yolu olarak hukuka aykırı ve doğal çevreye zararı büyük olan “yeniden ihya” projelerini onaylamak yerine, evrensel koruma anlayışına uygun olan ”var olanı koruma müdahaleleri” yani konsolidasyon projelerinin desteklenmesinin Koruma Kurulları’nın temel görevi olduğunu bildiririz. Mücadelemizi hem hukuki zeminde hem de demokratik-siyasi zeminde sürdürmeye devam ediyoruz. Ayvalık Rant Kapısı Değildir!"
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
