Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tam da bugün hatırlanması gereken iki yıldönümü: Vietnam Zaferi ve Komer'in aracının yakılması

Venezuela haydutluğu sonrası yaşananların işaret ettiği gibi, ABD emperyalizminin “yenilmez süper güç” efsanesi her yeni saldırıda biraz daha aşınıyor. Tam da bu nedenle bugün, ABD’nin tarihsel olarak geri püskürtüldüğü iki kritik anın yıldönümü olan Vietnam Zaferi ve Komer’in aracının yakılmasını hatırlamak, bugünü anlamak açısından ayrı bir önem taşıyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 06.01.2026 , 14:04 Güncelleme Tarihi: 06.01.2026 , 15:55

Venezuela’ya yönelik saldırganlık karşısında ABD’nin “yenilmez süper güç” imajının nasıl çatırdadığını, bu haydutluğun bizzat ABD içinde dahi sokaklara taşan bir tepkiyle karşılandığını son üç gündür hep birlikte görüyoruz

Michigan’dan yükselen itirazlar, vergi paralarıyla yürütülen savaşlara karşı büyüyen öfke ve devlet şiddetinin çıplaklığı bir kez daha şunu gösterdi: Emperyalizm ne kadar gürültü koparırsa koparsın, mutlak ve dokunulmaz değildir. Keza, Venezuela halkı başta olmak üzere, ABD'nin emperyalist saldırganlığına karşı dünya genelinde yapılan diğer gösteriler de bunu kanıtladı.

Bu tablo, tarihin bugüne düşen iki önemli anısını da yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Biri, ABD emperyalizminin askeri ve siyasal olarak geri püskürtüldüğü Vietnam Zaferi. Diğeri ise, Türkiye’de 1960’ların sonunda emperyalist tahakküme karşı yükselen halk tepkisinin simgelerinden biri olan, ABD’li diplomat Robert Komer’in aracının yakılması.

Her iki başlığı da tarihsel bağlamı, sınıfsal ve siyasal arka planı ile ele alan arşivimizdeki yazıları okurlarımızla yeniden paylaşıyoruz:

ABD’ye karşı direniş savaşından Çinhindi devrimlerine   

Vietnam, Kamboçya ve Laos’u kapsayan Fransız Çinhindi sömürüsüne karşı mücadele sürerken 2. Dünya Savaşı’nın başında Japon işgaline karşı ikinci cephe açıldı. 1944 ve 1945’te yaşanan büyük kıtlık bu mücadeleyi belirgin şekilde yükseltince; Hanoi’yi ele geçiren Ho Chi Minh önderliğindeki Viet Minh birlikleri, 1945’te Vietnam Demokratik Cumhuriyeti ile Ağustos Devrimi’ni ilan etti.

Fransız emperyalizminin bağımsızlığı red ederek, 1946 yılında açık işgale girişmesi ile Vietnamlıların Fransız Savaşı olarak andıkları Birinci Çinhindi Savaşı başladı. Fransa’nın silah desteği ABD tarafından “Truman Domino Teorisi” gereğince sağlanıyordu. 1954’te Fransız ordusu kesin olarak yenilgiye uğratıldı ancak yaşananlar emperyalizmin son müdahalesi olmayacaktı. Aynı yıl düzenlenen Cenevre Konferansı’nda, Vietnam’ı 17’nci paralelden “geçici olarak” ikiye ayırıldı. Diğer yandan; bağımsız Kuzey Vietnam, bütün dünyaya kabul ettirilmişti. Bir yıl sonra yapılacak seçimler ile Güney Vietnam ile birleşilecekti. Güneydeki ABD işbirlikçisi yönetim, birleşmeden önce siyasi muhaliflerini yani komünistleri ezmeye yöneldi ve kendi “bağımsızlığını” ilan etti. Buna karşılık olarak; ülkenin güneyinde örgütlenen Viet Conglar (Ulusal Kurtuluş Cephesi), kuzeydeki komünistlerin de desteğini alarak ABD emperyalizminin ülkeyi terk etmesini istedi.

ABD, yıllardır Fransa’ya yaptığı silah desteğinin karşılığını almak ve SSCB etrafında gelişmekte olan komünist ağı kırmak (Truman Domino Teorisi) üzere bölgede askeri güç biriktirmeye başladı. Vietnam ve çevresini yutacağına kanaat getirdiğinde “düzmece” bir olay icat etti: “Tonkin Körfezi’nde Kuzey Vietnam hücumbotları bir ABD muhribine saldırdı!” ABD kongresi, 1964 yılında, hem güneydeki Viet Cong’lara hem de kuzeydeki Vietnam Demokratik Cumhuriyeti’ne karşı savaş kararını almıştı.  

ABD, bu savaşı; sivil katliamlardan, kadınlara öldürdükten sonra tecavüz etmeye; savaş esirleri üzerinde işkence yöntemleri geliştirmekten, “serbest atış bölgeleri” belirleyerek askerlere dilediği gibi adam öldürme hakkı vermeye kadar tarifsiz insanlık suçları işleyerek sürdürdü. Kendi askeri gücüne dâhil olan Güney Vietnamlılar ile Güney Korelileri bu suçları işlerken kullandı. Kimyasal yağmurlarla Vietnam’ı, Kamboçya’yı ve Laos’u yıkadı. Napalm bombaları ile ormanları yaktı, tarım alanlarını kullanılamaz hale getirdi. Bölgeye 7 milyon tondan fazla bomba attı. Vietnamlıların Direniş Savaşı veya Amerikan Savaşı olarak andıkları bu savaş; 4 milyon insanın ölümüne ve bir o kadar insanın da yaralanmasına ya da sakat kalmasına sebep oldu. Emperyalist vahşetin etkileri yıllarca sürdü.  

Ekonomik güç, uluslararası işbirlikleri ve teknolojik üstünlüğe rağmen; 27 Ocak 1973 tarihinde Paris’te imzalanan ateşkes ile ABD Vietnam’da yenildiğini kabul etti. Emperyalist müdahaleler sonucu 1945 yılında başlayan bu olağanüstü direniş; Vietnam, Kamboçya ve Laos’ta sosyalist iktidarları getirdi. ABD emperyalizminin üçüncü yenilgisidir.

Bundan 44 yıl önce Komer ODTÜ'yü ziyaret etmişti...

6 Ocak 1969'da ODTÜ'ye gelen dönemin ABD Büyükelçisi Robert Komer'in arabası ateşe verilmiş ve ODTÜ'de emperyalistlere yer yok denilmişti.

18 Aralık'ta Başbakan'ın ODTÜ'ye gelişini protesto eden öğrencilere 2 bini aşkın polisle yapılan saldırının ardından ODTÜ bir kez daha ülke gündeminin merkezine oturdu.

Üniversite öğrencilerinin "Bilimi satan, savaş çığırtkanı ODTÜ'den defol" diyerek tepki gösterdiği Erdoğan gibi, 6 Ocak 1969 tarihinde de Komer büyük bir protesto ile karşılanmıştı.

1968 sonbaharında Vietnam'da görev yapmış CIA uzmanı Robert Komer, Türkiye'ye büyükelçi olarak atandı. Komer 'in Türkiye'ye büyükelçi olarak atanması anti-emperyalist çevrelerin tepkisini topladı, peşi sıra eylemliliklere yol açtı. Basında, Vietnam devrimcilerinin Honço (kasap) adını verdikleri Komer’in Vietnam'da görev yaptığı sırada "Vietnam Kurtuluş Cephesi"ne karşı faaliyetleri sıklıkla işlendi. Komer’e karşı tepkiler büyürken, ODTÜ Rektörü Kemal Kurdaş yetkili kurullardan herhangi birine haber vermeden 6 Ocak 1969'da kendisini ODTÜ'ye çağırdı.

Komer’in üniversitelerine geldiği haberini alan ODTÜ’lüler, ABD Büyükelçisinin arabasının park halinde bulunduğu Rektörlük binasının önünde toplanmaya başladılar. Sayıları gittikçe artan öğrenciler, Komer’in arabasını devirdiler ve ters çevirdiler ardından, arabanın deposundan aldıkları benzinle, Sinan Cemgil, Taylan Özgür, Ulaş Bardakçı, Tuncay Çelen ve İbrahim Seven arabayı ateşe verdiler.

ODTÜ’de Komer’in arabasının yakılması anti-emperyalist mücadelede önemli bir yer edinirken, ODTÜ’lüler eylemlerinin devamını da getirdiler. Olaydan sonraki gün, üniversite yönetimi üniversiteyi bir ay kapatma kararı aldı ancak kararı tanımayan öğrenciler, üniversiteyi işgal ederek “öğrenime devam etme eylemi” yaptı.

Ankara Cumhuriyet Savcılığı, Kommer'in arabasını yaktıkları savıyla 9 Ocak 1969’da yedi öğrenci hakkında gıyabi tutuklama kararı verdi. Kararın ardından 3 binden fazla ODTÜ öğrencisi imzaladıkları dilekçelerle savcılığa başvurarak kendilerinin de yakma eylemine katıldığını bildirdi. Öğrencilerin tepkisine dayanamayan Rektör Kurdaş ise bir süre sonra görevinden ayrılmak zorunda kaldı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.